İZTO’dan Konkordato Uyarısı: Alacakları Koruyan Düzenleme Şart

İZTO’dan Konkordato Uyarısı: Alacakları Koruyan Düzenleme Şart
Tepki Ver

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Başkanı Mahmut Özgener, Ağustos ayı meclis toplantısında konkordato konusundaki endişelerini dile getirdi. Üyelerden gelen yoğun bildirimler üzerine, Özgener, mevcut konkordato düzenlemelerinin sadece firmaları değil, tüm üretim ve değer zincirini etkilediğini vurgulayarak, “alacakları da koruyan” bir düzenlemenin hayati önem taşıdığını belirtti.

Konkordato Düzenlemesine İhtiyaç: Üretim Zinciri Tehlikede

Özgener, konkordato ilan eden firmaların tüm mali yükümlülüklerinin dondurulmasının, üretim zincirinde ciddi aksamalara yol açtığını söyledi. “Şirketlerin toplam içindeki payı küçük görünse de, bu durum tüm mali yükümlülüklerin dondurulması nedeniyle üretim zincirini olumsuz etkiliyor,” diyen Özgener, konunun sadece firma bazında değil, daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

İZTO, bu konudaki önerilerini içeren bir girişim yazısını 21 Ağustos’ta Adalet Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile paylaşılmak üzere Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) iletti. Özgener, reel piyasada haksız rekabet yaratan bu durumun en kısa sürede sona ermesini umduğunu ifade etti.

Finansal Belirsizlikler ve Tüketici Güveni

Ortaya çıkan finansal belirsizliklerin de tabloyu daha karmaşık hale getirdiğini belirten Özgener, bölgesel banka iflasları, kur dalgalanmaları ve finansal piyasalardaki ani kırılmaların şirketlerin maliyetlerini yükseltirken, bireylerin alım gücünü de doğrudan etkilediğini söyledi. Enerji ve gıda fiyatlarındaki artışların, özellikle sabit gelirli kesimler için ciddi refah kayıpları yarattığına dikkat çekti.

Özgener, tüketici güven endekslerinin son yıllarda pek çok ülkede hızla gerilemesinin, belirsizliklerin bireylerin psikolojisi ve davranışları üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Normalde tüketiciler ve firmalar yüksek enflasyon koşullarında fiyatların daha da artacağı beklentisi ile satın almalarını hızlandırırken, bugünkü durumda fiyatlar genel seviyesi o kadar yüksek seyrediyor ki bu durum ekonomide durgunluğu besliyor ve yani stagflasyon koşullarının oluştuğunu görüyoruz dedi.

Türkiye Ekonomik Belirsizlik Endeksi

Küresel şirketlerin yatırımlarını ertelemesi veya üretimlerini başka ülkelere kaydırmasının iş güvencesini azaltarak işsizliği artırdığını kaydeden Özgener, gelir dağılımının bozulduğunu, yüksek gelir grupları varlıklarını koruyabilirken sabit gelirli bireylerin hızla yoksullaştığını belirtti. Bu gelişmelerin Türkiye’deki etkisini Merkez Bankası’nın yayınladığı yılın üçüncü enflasyon raporu çalışmasında verilerle görme imkanımız oldu dedi.

Merkez Bankası’nın raporuna göre, Türkiye ekonomik belirsizlik endeksi 2021 yılı sonunda yaşanan döviz kuru gelişmeleri sonucunda en yüksek seviyesine ulaşmış; Mart 2025 itibarıyla en düşük seviyesini görmüş. Temmuz 2025 itibarıyla ise tarihsel ortalamasının hafif altında yer alıyor. Aynı dönem itibarıyla Türkiye belirsizlik endeksinin Avrupa Birliği ortalamasının altında seyretmeye devam etmesi, ekonomik öngörülebilirliğin görece olarak arttığına ve belirsizlik algısında istikrarlı bir iyileşme sürecine girildiğine işaret ediyor.

Hanehalklarında Güvensizlik Algısı

Ancak, Avrupa Birliği ile eş zamanda yapılmaya başlanan bu endeksin Türkiye sektörel ayrımı, hanehalklarının yüksek belirsizlik algısını yansıtıyor. Özgener, tıpkı enflasyon beklentileri araştırmalarında olduğu gibi, belirsizlik ya da güvensizlik algısının en yüksek olduğu birimlerin küçük birimler ve ağırlıklı olarak hane halkları olduğu sonucunun ortaya çıktığını vurguladı.

Merkez Bankası Verileri ve Sektörel Etkiler

Özgener, Merkez Bankası Enflasyon Raporunun bazı verileriyle ilgili değerlendirmelerde de bulunarak, tahsili gecikmiş alacaklar, karşılıksız çek oranları ve konkordato gibi verilerin tarihsel ortalamaların altında olduğu belirtiliyor dedi. Ancak, bu noktada iki hususta farklı düşündüğünü belirtti. İlk olarak, mikro düzeyde sektörler ve emek yoğun KOBİ’ler farklı biçimlerde etkileniyor.

Merkez Bankası’nın da vurguladığı üzere enflasyon; ağırlıklı olarak hizmet sektöründen kaynaklanıyorken, yavaşlama sanayi sektöründe yoğunlaşıyor. Bu durum, uygulanan politikaların maliyetinin orantısız biçimde mal üreten sektörler tarafından üstlenildiğini gösteriyor. Enflasyonu düşürme süreci uzadıkça, piyasa aktörlerinin programa duyduğu güvenin ve desteğin korunması için sektörler ve alt sektörler bazında mikro önlemler alınması gerektiğini düşünüyoruz dedi.

Sonuç: Mikro Düzeyde Önlemler Şart

İZTO Başkanı Mahmut Özgener’in konkordato uyarısı, Türkiye ekonomisinin karşı karşıya olduğu zorlukları ve bu zorlukların üretim zinciri üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne seriyor. Özgener’in “alacakları da koruyan” bir konkordato düzenlemesi çağrısı, piyasa aktörlerinin güvenini korumak ve ekonomideki dengesizlikleri gidermek adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele çabalarının yanı sıra, sektörler ve alt sektörler bazında mikro önlemler alınmasının, sürdürülebilir bir ekonomik toparlanma için elzem olduğu vurgulanıyor.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar