OSB’lerde Gecikme Zammı Hesaplaması Değişti: İşte Yeni Detaylar
Organize Sanayi Bölgeleri’nde (OSB) yaşanan gecikme zammı uygulamaları, son düzenlemelerle birlikte daha detaylı bir hale geldi. Bu değişiklikler, hem OSB yönetimlerini hem de katılımcıları yakından ilgilendiriyor. Bu yazımızda, gecikme zammı ile gecikme faizi arasındaki farkı, OSB’ler açısından gecikme zammının yasal dayanaklarını, oranını, hesaplama yöntemlerini, KDV oranını ve muhasebeleştirilmesini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.
Gecikme Zammı ve Gecikme Faizi: Temel Farklar
Gecikme zammı ve gecikme faizi, sıklıkla karıştırılan iki kavramdır. Aralarındaki temel farkı anlamak, doğru uygulamaları takip etmek açısından önemlidir.
Gecikme zammı, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un (AATUHK) 51. maddesinde düzenlenmiştir. Bu, süresi içinde tahakkuk etmiş ancak ödeme süresi içinde ödenmeyen vergiler için, vade tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için hesaplanan bir alacaktır. Her ay ve ay kesirleri için belirli bir oranda hesaplanır.
Gecikme faizi ise, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 112. maddesinde düzenlenmiştir. Süresi içinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler için sonradan yapılan ikmalen, resen ya da idarece tarhiyatlarda, verginin normal vade tarihinden son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar hesaplanan bir alacaktır.
Bu yazıda, OSB alacaklarının süresinde ödenmemesi halinde uygulanacak gecikme zammı uygulaması ele alınacaktır.
OSB Mevzuatında Gecikme Zammı
Katılımcıların ödeme yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi durumunda hesaplanan gecikme tutarları, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca OSB’nin gelir kalemleri arasında yer almaktadır. Bu kanun, OSB’lerin mali yapısını güçlendirmek ve hizmetlerini sürdürülebilir kılmak amacıyla önemli bir dayanak oluşturur.
OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 23. maddesinin (ş) bendinde, arsa tahsis ve satış prensipleri, katılımcı veya kiracılardan tahsil edilecek altyapı katılım payları, elektrik, su, atık su, doğalgaz ve benzeri satış ve hizmet bedelleri ile ilgili prensiplerin ve bu aidat ve satış bedellerinin tahsilatında gecikme halinde uygulanacak yaptırımlara ilişkin esasların belirlenmesi müteşebbis heyetin ve genel kurulun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Bu madde, tahsili geciken alacaklara müteşebbis heyet ve genel kurulca belirlenecek esaslara göre yaptırım uygulanacağını açıkça belirtmektedir.
Aynı Yönetmeliğin 59’uncu maddesi, “Ödemelerin zamanında yapılmaması” başlığı altında, arsa tahsis ve satış bedeli, katılımcı veya kiracılardan tahsil edilecek alt yapı katılım payları, elektrik, su, atıksu, doğalgaz ve benzeri satış ve hizmet bedeli ödemelerinin vadesinde yapılmadığı takdirde, gecikme süresi için ödenmeyen tutara; ilgili mevzuatta düzenleme bulunan haller dışında, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde yer alan gecikme zammı oranından az, bu oranın bir buçuk katından fazla olmamak kaydıyla genel kurul/müteşebbis heyet tarafından belirlenen gecikme faizi uygulanacağını belirtmektedir.
5 Eylül 2024 tarihli ve 32653 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile sayılan OSB gelirlerinin tahsilinde gecikme olduğu hallerde bu tutara ilişkin olarak ilgili mevzuatında gecikme zammını içeren düzenleme bulunduğunda bu düzenlemenin uygulanacağını, ilgili mevzuatında düzenleme bulunmuyorsa, gecikme zammı oranını; alt sınır 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde yer alan gecikme zammı oranı kadar, üst sınır ise bu oranın bir buçuk katından fazla olmaması şartına bağlanıp, sürenin hesaplanmasıyla birlikte genel kurul veya müteşebbis heyet tarafından belirlenerek uygulamaya konulacaktır.
OSB Gelirlerinde Gecikme Zammı Düzenlemeleri
Söz konusu madde kapsamında, OSB’nin gelirlerinden tahsilinde gecikme yaşanan kalemlerin hangilerinin, ilgili mevzuatında gecikme zammına ilişkin özel düzenlemelere tabi olduğunu, hangi kalemler bakımından böyle bir düzenleme bulunmadığını belirlemek ve bu iki durumda gecikme zammının ne şekilde hesaplanacağına dair yöntemsel bir değerlendirme yapmak önem arz etmektedir.
Elektrik Piyasası Kanunu: OSB’lerin onaylı sınırları içerisinde Kurumdan üretim ve/veya dağıtım lisansı alarak üretim ve/veya dağıtım faaliyetlerinde bulunabileceği hükmüne yer verir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 35. maddesi 6. fıkrasına göre, tüketicilerin elektrik borçlarını zamanında ödememesi durumunda görevli tedarik şirketi (OSB olabilir) tarafından gecikme zammı uygulanabilir. Bu gecikme zammı, yönetmelikle belirlenen üst sınırı geçemez ve günlük olarak hesaplanır. Gecikme zammı oranının belirlenmesinde, Aynı yönetmeliğin 4. maddesi, gecikme zammı oranının, 6183 sayılı Kanun’un (AATUHK) 51. maddesine göre belirleneceğini belirtmektedir. Elektrik abonesinin borcunu zamanında ödememesi durumunda, OSB (veya görevli tedarik şirketi), 6183 sayılı kanundaki oran üzerinden ve günlük esasla gecikme zammını uygular.
Doğalgaz Piyasası Kanunu: 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 20’nci maddesi uyarınca, OSB’lerin doğalgaz temini, dağıtımı ve satışı yalnızca OSB tüzel kişiliğinin yetki ve sorumluluğundadır. Bu kapsamda, doğalgaz satın alarak katılımcılarına dağıtım ve satış yapan OSB’ler için, doğalgaz dağıtım şirketleriyle ilgili hükümler emsal teşkil etmektedir. Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 49’uncu maddesinde; tüketim bedelinin fatura üzerinde belirtilen tarihe kadar ödenmemesi halinde, gecikme zammının dağıtım şirketi tarafından tahsil edileceği, bu zammın günlük esasla hesaplanacağı ve serbest tüketiciler için sözleşmede belirtilmekle birlikte 6183 sayılı AATUHK’nın 51’inci maddesinde belirtilen oranı aşamayacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, OSB’ler tarafından doğalgaz dağıtım ve satışından doğan alacakların süresinde tahsil edilmemesi halinde, 6183 sayılı Kanun’un 51’inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı esas alınarak, gün esaslı gecikme zammı uygulanacaktır.
Yönetim Aidatları: Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 23. maddesinde, aidatların zamanında ödenmemesi halinde uygulanacak yaptırımların müteşebbis heyet veya genel kurul tarafından belirleneceği hüküm altına alınmışken; 59. maddede yer verilen alacak kalemleri arasında “yönetim aidatları”na açıkça yer verilmemiştir. Bu durum, aidatlara ilişkin yaptırım ve özellikle gecikme faizi oranının, genel kurul veya müteşebbis heyet tarafından serbestçe belirlenebileceğini göstermektedir. Dolayısıyla, yönetim aidatlarının süresinde ödenmemesi durumunda uygulanacak faiz oranı bakımından, genel kurulun veya müteşebbis heyetin takdir yetkisinin bulunduğunun kabulü gerektiği kanaatindeyiz.
Gecikme Zammı Oranı ve Süre Hesaplanması
OSB Uygulama Yönetmeliği 59’uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen arsa tahsis ve satış bedeli, katılımcı veya kiracılardan tahsil edilecek alt yapı katılım payları, su, atıksu ve benzeri satış ve hizmet bedeli ödemelerinin vadesinde ödenmeyen tutarlara uygulanacak gecikme zammı oranı, ilgili mevzuatta özel bir düzenleme bulunmadığı durumlarda, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde yer alan gecikme zammı oranından az, bu oranın bir buçuk katından fazla olmamak kaydıyla genel kurul veya müteşebbis heyet tarafınca belirlenecektir.
Bu bağlamda iki önemli unsur bulunmaktadır:
- Gecikme Zammı Oranı: Mevzuat, bu oran için alt sınırı 6183 sayılı Kanunun 51. maddesinde yer alan gecikme zammı oranı olarak belirlemiş, üst sınırı ise bu oranın bir buçuk katını aşamayacak şekilde sınırlandırmıştır. Bu oran, genel kurul veya müteşebbis heyet tarafından tespit edilerek belirlenecektir.
- Süre Hesaplanması: OSB Uygulama Yönetmeliği’nin değişiklikten önceki 59. maddesinde, bu sürenin gün esasına göre hesaplanacağı açıkça belirtilmekteydi. Ancak yapılan değişiklikle birlikte, sürelerin nasıl hesaplanacağına dair açık bir hükme yer verilmemiş; genel kurul veya müteşebbis heyet tarafından belirlenerek uygulanacağı yönünde hüküm ifadesi düzenlenmiştir.
Bu çerçevede, gecikme zammına esas sürenin; ya önceki düzenlemede olduğu gibi gün esasına göre ya da 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesine yapılan atıf doğrultusunda, ay kesirlerine isabet eden süreler için günlük hesaplama esas alınarak uygulanması mümkündür. Hangi yöntemin uygulanacağına ise genel kurul veya müteşebbis heyet tarafınca belirlenecektir Bu doğrultuda, oranın ve sürenin belirlenmesine ilişkin yetki söz konusu mercilere ait olduğu açıktır.
Sürelerin Hesaplanması
6183 sayılı Kanunun 8’inci maddesinde, aksine bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı sürelerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında VUK hükümlerinin uygulanacağını ve 213 sayılı VUK’nun sürelerin hesaplanması başlıklı 18’inci maddesiyle de sürelerin başlaması ve bitimine ilişkin hususlar belirtilmiştir.
Süre hesaplamalarında dikkate alınması gereken temel prensipler şunlardır:
- Süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve son günün tatil saatinde biter.
- Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son gününün tatil saatinde biter.
- Sonu belli bir gün ile tâyin edilen sürelerde, süre o günün tatil saatinde biter.
- Resmi tatil günleri süreye dâhildir. Şu kadar ki, sürenin son günü resmî tatile rastlarsa tatili takip eden ilk iş gününün tatil saatinde biter.
Bu hesaplamalarda ödeme tarihinin süreye dahil edilmesi, vade tarihinin ise süreye dahil edilmemesi gerekmektedir.
213 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde, mücbir sebeplerin varlığı halinde sürenin işlemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda, tarh zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzar.
Gecikme Zammı Hesaplama Yöntemleri
Gecikme zammı hesaplamasında iki temel yöntem bulunmaktadır:
- Günlük Esasa Göre Hesaplama: Gün esaslı gecikme zammı, bir borcun vadesinden sonra geçen her gün için ayrı ayrı gecikme tutarı hesaplanması anlamına gelir. Bu yöntem, toplam gecikme süresine göre doğrudan gün sayısı üzerinden bir zam bedeli belirlemeyi amaçlar.
- Ay ve Ay Kesirlerine Göre Hesaplama: Bu yöntemde, tam aylar için aylık esasa göre, ay kesirleri için ise günlük esasa göre hesaplama yapılır.
Gecikme Zammı Oranı
6183 sayılı Kanunun 51.maddesinde, amme alacağının ödeme süresinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı %4,5 (21.05.2024 tarihinden itibaren) oranında gecikme zammı uygulanacağı belirtiliyor. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir. Vadesinde ödenmeyen amme alacaklarına uygulanacak gecikme zammı oranları Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenmektedir.
Gecikme zammı oranının değişmesi durumunda uygulanacak esaslar ise şöyledir:
- Aylık Esasa Göre: Aylık esasa göre gecikme zammının hesaplanacağı bir aylık süre içindeki bir tarihte oran değişikliği yapılırsa, bu bir aylık sürenin tamamına eski oran tatbik edilecektir.
- Günlük Esasa Göre ve Ay Kesrinde: Ay kesirleri için gecikme zammının hesaplanması günlük esasa göre yapıldığından, Cumhurbaşkanı Kararının yürürlüğe girdiği gün dahil olmak üzere daha sonraki günler için yeni oran, yürürlük tarihinden önceki günler için ise eski oran tatbik edilecektir.
Asgari Gecikme Zammı Tutarı
6183 sayılı Kanunun 51’inci maddesinin ikinci fıkrasıyla gecikme zammı asgari tutarı 1-TL olarak belirlenmiştir.
Borç Aslının Ödenmiş Olması
Gecikme zammının hesaplandığı matrah yani borç aslının ödenmiş olması gecikme zammının takip ve tahsiline engel değildir.
Gecikme Zammına Uygulanacak KDV Oranı
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun (KDVK) 24 üncü maddesi c) bendinde; vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dâhil olan unsurlar arasında sayıldığı belirtilmiştir.
Bu kapsamda, OSB yasal düzenlemelerine göre gecikme zammına uygulanacak KDV oranı, gecikme zammına konu teslim veya hizmetin yapıldığı tarihteki bu işlemlerin tabi olduğu oran üzerinden KDV hesaplanacaktır.
Tek Düzen Hesap Planında Muhasebe Kaydı
Tek düzen hesap planında yer alan 602 Diğer Gelirler Hesabı; işletmenin korunması, ihracatı teşvik ya da hükümet politikasına uyma zorunluluğu karşısında oluşan işletmenin faaliyet hasılatındaki düşüklüğü veya faaliyet zararını gidermek için, sermaye katkısı niteliğinde olmayan, mali yardımlar, devletin bazı malları vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerden istisna etmesi yoluyla yaptığı yardımlar ve satış tarihindeki vade farkları, ihracatla ilgili fiyat istikrar destekleme primi vb. hasılat kalemleri bu hesapta izlenir. OSB’lerin bağış, gecikme zammı, kira gelirleri, ilan ve reklam gelirleri, hurda gelirleri ve bunun gibi diğer gelirleri, bu hesapta takip edilmektedir.
Sonuç olarak, OSB’lerde gecikme zammı hesaplamaları, karmaşık ve detaylı bir süreçtir. Bu nedenle, hem OSB yönetimlerinin hem de katılımcıların, güncel mevzuatı yakından takip etmeleri ve doğru uygulamaları benimsemeleri büyük önem taşımaktadır.