Paslanmaz Çelik Vergisi Beyaz Eşya Sektörünü Zorlayabilir: TÜRKBESD’den Uyarı

Paslanmaz Çelik Vergisi Beyaz Eşya Sektörünü Zorlayabilir: TÜRKBESD’den Uyarı
Tepki Ver

Beyaz eşya sektörü, paslanmaz çelik ithalatına yönelik olası bir antidamping vergisinin etkileri konusunda endişeli. Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), paslanmaz çelik ithalatında damping olmadığını savunarak, yeni bir verginin sektörü olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor.

Soruşturma Süreci ve Sektörün Endişeleri

Türkiye’de paslanmaz çelik üreticisi Posco Assan TST ile beyaz eşya üreticileri arasındaki gerginlik, Ticaret Bakanlığı’nın Haziran 2024’te Çin Halk Cumhuriyeti ve Endonezya Cumhuriyeti menşeli soğuk haddelenmiş paslanmaz yassı çelik ürünlerine yönelik damping soruşturması açmasıyla daha da arttı. Soruşturma, 21 farklı gümrük tarife istatistik pozisyonunu kapsıyor ve soruşturmanın kısa süre içinde tamamlanması bekleniyor.

Beyaz eşya sektörü, otomotivden mutfak eşyalarına kadar birçok sektörde kullanılan paslanmaz çeliğin önemli bir tüketicisi konumunda. Sektör temsilcileri, yaklaşık iki yıldır talep ve maliyet kaynaklı sorunlarla mücadele ederken, olası bir antidamping vergisinin bu zorlu süreci daha da derinleştireceğine inanıyor.

TÜRKBESD’den Değerlendirmeler: İthal Fiyatları Dampingli Değil

TÜRKBESD Başkanı Gökhan Sığın, sektördeki son gelişmeleri ve paslanmaz çelik vergi tartışmalarını değerlendirdi. Sığın, 2024 yılında Türkiye’de toplam 30 milyonun üzerinde beyaz eşya üretildiğini ve sektör genelinde yıllık yaklaşık 1 milyon ton çelik/sac tüketildiğini belirtti. Çeliğin üretim maliyetlerindeki payının, ürün türüne ve döneme göre değişmekle birlikte, genellikle toplam maliyetin yüzde 17 ila yüzde 20’sini oluşturduğunu vurguladı.

Sığın, sac ve paslanmaz çelik fiyatlarının arttığı dönemlerde bu oranın daha da yükselebildiğine işaret ederek, “Özellikle paslanmaz çelik daha pahalı olduğu için bu tür girdinin toplam maliyet içindeki baskısı da ciddi biçimde artıyor. Dolayısıyla, çelik ve sac fiyatlarında veya ithalat maliyetlerinde yaşanacak her artış, sektörün genel maliyetlerine doğrudan ve önemli ölçüde yansıyacaktır” dedi. Bu nedenle, sektörün istihdam ve ihracat sürekliliği gözetilerek temel hammaddelerin temininde kısıtlayıcı önlemlerin azaltılması gerektiğini savundu.

Türkiye’deki Paslanmaz Çelik Üretimi

Türkiye’de entegre bir paslanmaz çelik üreticisi bulunmadığına dikkat çeken Sığın, mevcut üretimin ithal edilen sıcak haddelenmiş paslanmaz çeliğin soğuk haddelenerek işlenmesini ifade ettiğini belirtti. “Ancak üretimin temel girdisi olan ana hammadde yine yurt dışından temin ediliyor. Bu süreçte üretime eklenen katma değer ise yüzde 10 civarında, yani oldukça sınırlı” değerlendirmesinde bulundu.

Sığın, sektör verilerinin, özellikle Çin ve Endonezya menşeli ürünlerin ithalat fiyatlarının uluslararası piyasa seviyeleriyle uyumlu olduğunu gösterdiğine işaret ederek, Çin ve Endonezya’dan dampingli paslanmaz çelik ithal edildiği iddialarını reddetti. “Bu ürünlerde, dünya fiyatlarından bağımsız, olağandışı düşük fiyatlarla karşılaşılmıyor” dedi.

Ek Vergi ve Antidamping Vergisinin Etkileri

Türkiye’deki mevcut paslanmaz çelik üretiminin, Türkiye’nin toplam ihtiyacının yalnızca üçte birini karşılayabildiğini belirten Sığın, ek verginin 1 Ocak 2024’te yüzde 8’den yüzde 12’ye çıkarılmasıyla ithalata dayalı olan paslanmaz çeliğin maliyetinin de ciddi şekilde yükseldiğini hatırlattı. “Üstelik bu verginin yaratılan katma değerden daha fazla olduğu değerlendiriliyor” ifadelerini kullanan Sığın, “Eğer bu vergiye bir de antidamping vergisi eklenirse, maliyet baskısı daha da artacaktır” uyarısında bulundu.

Sığın, bu durumun beyaz eşya ve yan sanayi üreticilerinin maliyetlerini artıracağını, ihracatçının rekabet gücünü azaltacağını, KOBİ’lerin maliyet yükünü artıracağını ve tüm bu etkilerin tüketici fiyatlarına ve dolaylı olarak enflasyona doğrudan yansıyacağını vurguladı.

Sektörün Geleceği ve Beklentiler

TÜRKBESD Başkanı Gökhan Sığın, paslanmaz çeliğe yeni bir vergi daha gelmesi halinde, halihazırda yüksek olan girdi maliyetlerinin daha da artacağını ve bunun enflasyonist baskı yaratacağını söyledi. Sığın, “Beyaz eşya sektörü büyük ölçüde ihracata dayalı çalıştığı için, artan maliyetler yurtdışı pazarlardaki rekabet gücünü zayıflatacak ve ihracatta daralmayı daha da derinleştirecektir” dedi.

Sığın, ithalatı tamamen zorunlu olan bir ürüne ek vergi uygulamanın, kamu yararı açısından da sorgulanması gerektiğini belirterek, “Milyarlarca dolarlık ihracat ve binlerce KOBİ’nin risk altına gireceği göz önünde bulundurulmalı” uyarısında bulundu.

TÜRKBESD’in Haziran ayı verilerine göre, 6 ana ürün grubunda geçen yıla kıyasla ilk 6 ayda iç satışlarda yüzde 8 oranında düşüş gerçekleşti. Aynı dönemde ihracatın da yüzde 5 oranında azaldığını, toplam satışların yüzde 6 düştüğünü, üretimin ise yüzde 8 azaldığını aktaran Sığın, “Yeni bir antidamping vergisiyle kapasite kullanım oranları düşebilir, üretim ve ihracat yavaşlayabilir ve istihdam seviyelerinin korunmasında güçlükler oluşabilir” diye konuştu.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar