Petrol Ofisi, bp Yatırımıyla Enerji Altyapı Devine Dönüştü

Petrol Ofisi, bp Yatırımıyla Enerji Altyapı Devine Dönüştü

Petrol Ofisi, bp’nin Türkiye operasyonlarını devralmasıyla birlikte enerji sektöründe önemli bir dönüşüm geçirdi. Şirket, bu satın almanın ardından 2.700 istasyona ulaşarak, sadece bir akaryakıt dağıtım şirketi olmaktan öte, bir enerji altyapı grubu kimliğine büründü. Bu stratejik hamle, Petrol Ofisi’nin 2025 yılı için belirlediği 14 milyar dolarlık ciro hedefine ulaşmasında kritik bir rol oynayacak.

Petrol Ofisi’nden Büyük Dönüşüm: Enerji Altyapı Grubu Hamlesi

Petrol Ofisi CEO’su Mehmet Abbasoğlu, şirketin geçirdiği bu dönüşümü vurgulayarak, “2024 itibarıyla 458 milyar TL’lik ciroya ulaştık. 2025 konsolide ciro hedefimiz ise 14 milyar dolar. Bu cironun yaklaşık 1,5 milyar dolarının bp’den kaynaklanmasını bekliyoruz. Biz kendimizi akaryakıt dağıtım şirketinden ziyade bir enerji altyapı grubu olarak konumluyoruz,” dedi. Abbasoğlu, şirketin artık daha büyük bir sorumluluk üstlendiğini belirterek, “Teşbihte hata olmaz, jet-ski değil tanker yönetiyoruz” ifadesini kullandı.

Abbasoğlu, Petrol Ofisi’nin sahip olduğu geniş altyapı ağını da vurgulayarak, “2.700’ü aşkın istasyon, 9 akaryakıt terminali, 18 havaalanı ikmal ünitesi, 1 LPG terminali ve 1,5 milyon metreküplük yakıt depolama kapasitesiyle sektör lideriyiz” dedi. Şirket, enerji, inovasyon, sürdürülebilirlik ve müşteri deneyimi odaklı stratejileriyle bölgesel ölçekte de güçlü bir oyuncu olmayı hedefliyor.

Satın alma sürecinin operasyonel uyum ve finansal entegrasyon açısından başarılı bir M&A örneği olduğunu belirten Abbasoğlu, bu sürecin ‘Harvard vaka çalışması’ düzeyinde incelendiğini de sözlerine ekledi.

bp İstasyonlarının Entegrasyonu ve Gelecek Projeksiyonları

bp istasyonlarının Petrol Ofisi ağına entegrasyon sürecinin 2026 yılının son çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. Abbasoğlu, “bp istasyonlarının Türkiye genelinde yoğun nüfuslu ve merkezi lokasyonlarda bulunması, Petrol Ofisi’ne özellikle büyük şehirlerde kılcallık ve ölçek ekonomisi açısından önemli bir avantaj sağladı” dedi. Bu entegrasyon, Petrol Ofisi’nin pazar payını artırmasına ve rekabet gücünü yükseltmesine yardımcı olacak.

Abbasoğlu, satın almanın önemli bir katma değerinin de ATAŞ tasfiyehanesi ile ilgili olduğunu belirtti. ATAŞ’taki (Adana–Tarsus–Mersin Akaryakıt ve Gaz Rafinerisi A.Ş.) bp hisselerinin Petrol Ofisi’ne geçmesiyle birlikte 1,5 milyon metrekarelik bir alanda kurulu 577 milyon metreküpe yakın depolama kapasitesi ülkenin enerji güvenliği açısından kritik bir öneme sahip olacak.

Petrol Ofisi, bp’nin Türkiye operasyonlarını devralmasının ardından şehirler arası yollar ve büyükşehir merkezlerinde 180–350 kW hızlı şarj ünitelerinin kurulumuna öncelik veriyor. Borusan EnBW iş birliğiyle 1 milyar TL yatırım kapsamında istasyonlara yüksek hızlı şarj altyapısı entegre ediliyor. Bu proje ile her bir şarj noktasının yaklaşık 4.500 ton karbon salımını engelleyeceği ve şarj cihazlarının %100 yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çalışacağı belirtiliyor. 30 dakikada %80 batarya doluluğu sağlanabilmesi hedefleniyor.

Havaalanı İkmal Hizmetleri ve Madeni Yağ Üretimi

Petrol Ofisi, 18 havaalanındaki ikmal üniteleriyle yılda çeyrek milyon uçağa yakıt ikmali yapıyor. Antalya Havalimanı’nda POTAS iştirakiyle yer alan şirket, bu alandaki faaliyetlerini genişletiyor. Abbasoğlu, “Antalya Havalimanı 82 milyonluk yolcu kapasitesiyle dünyanın en yoğun ilk 10 havalimanından biri. Ortağımız ATS Antalya Akaryakıt öncülüğünde bu çok önemli projeye katkı sağlıyor, toplam 85 bin metreküplük 5 yeni akaryakıt tankı ile birlikte yeni Antalya Havalimanı’nın gücüne güç katıyoruz” dedi. Benzer bir projenin Sabiha Gökçen Havalimanı’nda da hayata geçirilmesi planlanıyor.

Petrol Ofisi’nin Kocaeli Derince’deki madeni yağ fabrikası, yıllık 220 bin tonluk kapasiteye ve 8 bin ton depolama alanına sahip. Yaklaşık 30 milyon dolarlık yeni yatırımla kapasite artırıldı ve Türkiye’nin yıllık 500 bin tonluk ihtiyacının neredeyse yarısı tek başına karşılanabilir hale geldi. Fabrikada kurulan 2.074 güneş paneli, enerji ihtiyacının üçte birini karşılıyor ve bu oranın üçte ikiye çıkarılması hedefleniyor. 400’den fazla ürün gamıyla binek araçlardan ağır ticari araçlara, elektrikli araçlardan denizcilik ve endüstriyel çözümlere kadar geniş bir yelpazede üretim yapılıyor. Yapılan ihracatla yılda ortalama 50 milyon dolar döviz girdisi sağlanıyor.

Denizcilik Sektöründeki Varlık ve Pazar Payı

Petrol Ofisi Grubu, Muğla’daki yedinci marina istasyonunu Milta Bodrum Marina’da hizmete açtı. Bodrum Kalesi’nin önünde konumlanan bu istasyonun hem sembolik değeri hem de stratejik konumuyla önemli olduğu belirtiliyor. Bodrum bölgesinde Petrol Ofisi’nin denizcilik satışlarında pazar payı yaklaşık %50 civarında. Türkiye’deki yat bağlama kapasitesi ve ikmalinin yaklaşık %40’ı Bodrum bölgesinde karşılanıyor. Türkiye’de yat ve tekne sektörünün büyüklüğü ise 2 milyar dolarlık hacme sahip ve yıllık büyüme kapasitesi yüzde 20.

Son olarak Abbasoğlu’nun açıklamalarına göre, sektör genelinde istasyon sayısında bir azalma yaşanırken Petrol Ofisi, yatırımlarına devam ederek sektördeki konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Vitol Petrol Ofisi satın alması 2017’de 1,3 milyar avroluk bir işlemle gerçekleştirildi ve bugüne kadar hiç temettü çekilmedi. Tüm gelir yeni yatırımlar için kullanılıyor ve yılda 2 milyar TL’ye yakın bakım, onarım ve operasyonel iyileştirme yatırımı rutin olarak gerçekleştiriliyor.

Benzer Yazılar