TOBB Nefes Kredisi Limitleri Tükenirken Reel Sektörün Beklentileri Arttı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) üyelerine Kredi Garanti Fonu (KGF) özkaynaklarıyla sunulan Nefes Kredisi’nde 30 milyar TL’lik limitin kısa sürede tükenmesi, finansmana erişimde zorlanan reel sektörün Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası’ndan beklentilerini artırdı. 20 gün gibi kısa bir sürede limitin dolması, KOBİ’lerin finansman ihtiyacının ne kadar yüksek olduğunu gözler önüne serdi.
Reel Sektörün Talepleri ve Beklentileri
Reel sektör temsilcileri, Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan KOBİ’lere özel yeni kefalet limitleri açılmasını talep ediyor. Aynı zamanda, Merkez Bankası’nın kredi artışlarına yönelik uyguladığı sınırlamaların esnetilmesi de sektörün beklentileri arasında yer alıyor. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan ve talebi kısmayı hedefleyen ekonomi politikalarının yatırım iştahını azalttığı, işletme sermayesini yerine koyma maliyetini artırdığı ve finansmana erişimi zorlaştırdığı belirtiliyor.
Bu bağlamda, Temmuz ayının başında devreye giren ve özellikle küçük işletmelere can suyu olması beklenen TOBB Nefes Kredisi, kısıtlı limit nedeniyle beklenen etkiyi tam olarak gösteremedi. 8-9 Temmuz tarihlerinde başvuruları alınan KGF özkaynaklı 30 milyar TL’lik kredi limiti, yoğun talep üzerine kısa sürede tükendi.
Nefes Kredisi’nin Detayları
Nefes Kredisi kapsamında, işletme başına üst limit 2.5 milyon TL olarak belirlendi. Bankalar, vadeye göre yüzde 37-38 arasında faiz uygularken, 6 ay ödemesiz dönem ve en fazla 36 ay vade imkanı sunuluyor. Toplam 6 banka aracılığıyla kullandırılan kredilerde, bazı bankaların özellikle Organize Sanayi Bölgeleri’ndeki (OSB) şubelerine 1 milyon TL’lik limit ayırması, işletmelerin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığı yönünde şikayetlere neden oldu. TOBB ve KGF’nin doğrudan müdahale yetkisinin bulunmadığı bu kredilerde, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası’nın kararları belirleyici oluyor.
Hazine Destekli Kefalet Sistemi ve Alternatifler
Hazine destekli kefalet sistemi kapsamında, Nefes Kredisi dışında 15 ayrı destek mekanizması da devam ediyor. Özellikle İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) kaynaklı ihracat desteklerinin ağırlıkta olduğu programlarda toplam 180.3 milyar TL‘lik kredi limiti açılmış durumda. Bu limitin şu ana kadar 86.3 milyar TL‘si kullanıldı ve halen 94 milyar TL‘lik kullanılmayı bekleyen kredi limiti bulunuyor. Ancak Nefes Kredisi dışındaki programlar, faiz desteği olmaması nedeniyle firmalar tarafından çok fazla tercih edilmiyor.
Hazine destekli kefalet sisteminin temelinde, finansman ihtiyacı olan ancak teminat göstermekte güçlük çeken firmalara, Hazine’nin kefaletiyle kredi kullandırılması yer alıyor. Kullandırılan kredilerin riskinin yüzde 80’ini Hazine, yüzde 20’sini bankalar üstleniyor. Şu ana kadar kullandırılan kredilerde, bankacılık sistemi kredilerindekinin çok daha altında bir oranda krediye verilen kefalet riskli kredi sınıfına dahil oldu. Bu durum, yeni bir limit açılması durumunda Hazine’nin üzerine çok fazla bir risk binmeyeceğini gösteriyor.
Merkez Bankası’ndan Esneklik Beklentisi
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yeni bir limit açması, bankaların bu kategoride kullandıracakları kredi miktarını artıracakları anlamına gelmiyor. Çünkü Merkez Bankası’nın uyguladığı kredi artış hızındaki sınırlama, istenilse de yeni kredi kullanımını engelliyor. Ekonomi kaynakları, kısa vadede olmasa da genel KOBİ kredilerinde, en azından KGF kaynaklı olanların artış hızının esnetilebileceğini belirtiyor. Ayrıca, ‘seçici kredi politikası’ kapsamında, sınırlamanın bazı sektörlere yönelik de esnetilebileceği seçeneğinin bulunduğu ifade ediliyor.
Sonuç ve Değerlendirme
TOBB Nefes Kredisi’nin kısa sürede tükenmesi, KOBİ’lerin finansman ihtiyacının aciliyetini ve büyüklüğünü bir kez daha ortaya koydu. Reel sektörün beklentileri, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası’nın atacağı adımlara odaklanmış durumda. KOBİ’lere özel yeni kefalet limitlerinin açılması, kredi artış hızındaki sınırlamaların esnetilmesi ve faiz destekli programların hayata geçirilmesi, reel sektörün canlanması ve ekonomik büyümenin desteklenmesi açısından kritik öneme sahip.
Önümüzdeki dönemde, hükümetin KOBİ’lere yönelik finansman desteklerini artırması ve finansmana erişimdeki engelleri kaldırması bekleniyor. Aksi takdirde, reel sektörün yaşadığı sıkıntıların daha da derinleşmesi ve ekonomik büyümenin olumsuz etkilenmesi riski bulunuyor.