TOBB Nefes Kredisi’nde İkinci Paket Hazırlığı: 25-30 Milyar TL Destek Yolda
İş dünyasının büyük bir ilgiyle karşıladığı ve kısa sürede limitlerinin tükenmesiyle dikkat çeken TOBB Nefes Kredisi’nde ikinci paket için geri sayım başladı. Finansman sıkıntısı çeken KOBİ’lere umut olacak yeni paketin büyüklüğünün 25-30 milyar TL civarında olması bekleniyor. İlk pakette uygulanan faiz oranının yüksek bulunması üzerine, TOBB’un bu pakette daha uygun bir faiz oranı için girişimlerde bulunduğu belirtiliyor. Hazırlıkların tamamlandığı ve onay sürecinde olduğu belirtilen pakete, bankaların katılım konusunda istekli olmadığı iddiaları da gündemde.
KOBİ’lere Can Suyu Olacak İkinci Nefes Kredisi Geliyor
Ekonomi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, finansman darboğazında sıkışan KOBİ’lere can suyu olması beklenen ikinci Nefes Kredisi için çalışmalar son aşamada. Kredi Garanti Fonu (KGF) desteğiyle TOBB’a bağlı oda ve borsa üyesi şirketlerin kullanımına sunulacak olan yeni Nefes Kredisi’nin detayları netleşmeye başlıyor. İlk pakette olduğu gibi, ikinci paketin büyüklüğünün de 25-30 milyar TL aralığında olması öngörülüyor. İlk Nefes Kredisi, 8 Temmuz’da kullandırılmaya başlanmış ve 30 milyar TL limit belirlenmişti.
Faiz Oranı ve Bankaların Katılımı Merak Konusu
İlk pakette sağlanan kaynağın büyüklüğü ve faiz oranı, iş dünyasında kısmen memnuniyet yaratmıştı. Ancak yeni pakette, faiz oranının daha uygun olması için TOBB’un girişimlerde bulunduğu belirtiliyor. İlk pakette faiz oranları, 24 aya kadar vadelerde azami yüzde 38, 24 ay üzeri vadelerde ise azami yüzde 37 olarak uygulanmıştı. İş dünyası, bu oranların piyasa faizlerine göre daha düşük olmasına rağmen, paketin amacına uygun olmadığı ve faiz indirim sürecinde avantajını kaybedeceği eleştirisini getirmişti. Yeni pakette faiz oranlarının daha düşük olması için TOBB’un pazarlık yaptığı ifade ediliyor. Öte yandan, bankaların yeni pakette yer alma konusunda istekli olmadığı iddiaları da dikkat çekiyor. İlk pakette sadece 8 banka yer almıştı. Haziran ayında açıklanan 30 milyar TL büyüklüğündeki İmalatçı KOBİ’lere yönelik KGF Destek Paketi’ne ise 13 banka katılmıştı. Ancak o pakette faiz oranının belirlenmesi bankalara bırakılmıştı.
Onay Süreci ve Beklentiler
Genel hatlarıyla ikinci Nefes Kredisi paketinin hazır olduğu ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın onayına sunulduğu öğrenildi. Kaynaklar, yeni paketin kısa sürede onaylanarak kullanıma açılmasını bekliyor. İş dünyası, bu kredinin KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırarak ekonomik aktiviteyi destekleyeceğini umuyor. Ekonomi çevreleri, özellikle faiz oranının makul seviyelerde tutulmasının, paketin başarısı için kritik önem taşıdığını vurguluyor.
İlk Nefes Kredisi’ne Yoğun İlgi
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun girişimleriyle başlatılan ve 8 Temmuz’da başvuruları alınan ilk Nefes Kredisi büyük ilgi görmüştü. Birçok banka şubesinde limitlerin tükenmesi nedeniyle başvurular geri çevrilmişti. TOBB’un 13 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, bir ayda 23 bin 515 firmaya 30 milyar TL kredi kullandırıldığı belirtilmişti. Yapılan açıklamada, “KOBİ’lerimizin yaşadığı finansmana erişim sıkıntılarını hafifletmek amacıyla başlattığımız TOBB Nefes Kredisi kapsamında, yalnızca bir ay gibi kısa bir sürede 23 bin 515 firmamıza KGF özkaynak kefaleti ve 8 banka işbirliğiyle yaklaşık 30 milyar TL kredi sağladık. Böylece belirlenen kredi limitine ulaşılarak başvuru süreci tamamlandı. Üretim ve ticaretin sürekliliği için KOBİ’lerimizin uygun koşullarda finansmana erişmesi hayati önem taşıyor. Bu nedenle iş dünyamızın Nefes Kredisi talebinin karşılıksız kalmadığını görmek bizler için memnuniyet vericidir” ifadelerine yer verilmişti. TOBB, kredi tutarının artırılması talebini ilgili makamlara iletmişti.
Ekonomik Etkileri ve Gelecek Projeksiyonları
İlk Nefes Kredisi’nin, KOBİ’lerin finansman sorunlarını hafifletmeye yardımcı olduğu ve ekonomik aktiviteyi desteklediği belirtiliyor. İkinci paketin de benzer bir etki yaratması bekleniyor. İş dünyası temsilcileri, KOBİ’lerin uygun maliyetli finansmana erişiminin, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat artışına katkıda bulunacağını ve dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi yaratacağını vurguluyor.