Türkiye’nin Enerji İthalat Faturası Düşüşe Geçiyor: İşte Beklentiler ve Nedenleri
Türkiye’nin enerji ithalat faturası düşüş trendine girdi. 2026-2028 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program (OVP) verilerine göre, 2023 yılında 65,6 milyar dolar olarak gerçekleşen enerji ithalatı faturasının, bu yıl yüzde 2,4 azalarak 64 milyar dolara gerilemesi öngörülüyor.
Enerji İthalatında Düşüşün Nedenleri
Bu düşüşün arkasında yatan temel faktörler arasında yerli enerji üretimindeki artış ve uluslararası petrol fiyatlarındaki gerileme öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl ortalama 80,5 dolar olan Brent petrolün varil fiyatının, bu yıl 70 dolar seviyesinde seyretmesi bekleniyor. Bu durum, enerji ithalatı faturasındaki düşüşe önemli katkı sağlıyor.
Yerli Üretimin Rolü
SETA araştırmacısı Büşra Zeynep Özdemir, enerji ithalatındaki azalmanın en önemli nedenlerinden birinin yerli üretimin artması olduğunu vurguluyor. Türkiye’nin enerjinin hemen her alanında üretimini artırması, ithalat bağımlılığını azaltıyor. Örneğin, Türkiye’nin yılın ilk yarısında ürettiği elektrik enerjisi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 5 artarak, 163 bin 493 gigavatsaatten 171 bin 348 gigavatsaate yükseldi. Bu artışta, elektrik kurulu gücündeki yükseliş de etkili oldu. Geçen yıl haziranda 113 bin 252 megavat olan toplam kurulu güç, bu sene haziran sonu itibarıyla 119 bin 632 megavata ulaştı.
Yenilenebilir Enerjideki Yükseliş
Özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar meyvelerini veriyor. Güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı kurulu güçteki artış dikkat çekiyor. Söz konusu dönemde toplam yenilenebilir kurulu güç 66 bin 212 megavattan 72 bin 544 megavata yükseldi. Bu durum, Türkiye’nin enerji portföyünü çeşitlendirmesi ve dışa bağımlılığını azaltması açısından büyük önem taşıyor.
Petrol ve Doğal Gaz Üretimindeki Artış
Yerli petrol ve doğal gaz üretimindeki artış da enerji ithalatı faturasının düşmesine katkı sağlıyor. Petrol üretimi, bir önceki yılın aynı döneminde yaklaşık 3 milyon varilken, 2025’in ilk yarısında 4 milyon varile ulaştı. Üretimin ağırlıklı olarak Gabar sahasından karşılandığı ve artan arama ve üretim faaliyetleriyle bu rakamın yükselişinin sürmesi bekleniyor. Doğal gaz üretiminde de benzer bir artış yaşanıyor. Geçen yıl aralıkta toplam 203 milyon metreküp olan gaz üretimi, bu yıl temmuzda 288 milyon metreküpe ulaştı. Sakarya Gaz Sahası’nda yeni kuyuların açılması ve yüzer üretim tesisi Osman Gazi’nin devreye alınmasıyla üretimin daha da artması bekleniyor.
Uluslararası Petrol Fiyatlarındaki Gerilemenin Etkisi
Enerji ithalatı faturasındaki düşüşte uluslararası petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki gerilemenin de önemli bir etkisi var. Özellikle Asya merkezli gerileyen hidrokarbon talebi, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında alternatif tedarikçi arayan Avrupa ülkelerinin fiyatlama noktalarında azaltıcı etki yarattı. Körfez’deki jeopolitik gerilimler petrol fiyatları üzerinde kısa süreli artırıcı etkiye neden olsa da, azalan talep karşısında ortaya çıkan arz genişlemesi fiyatların düşmesine yardımcı oldu.
Gelecek Projeksiyonları ve Beklentiler
Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda 2035 hedeflerini güncellemesi, yenilenebilir enerji yatırımlarının artarak devam edeceğini gösteriyor. 2035’e kadar rüzgar ve güneş kaynaklı kurulu gücün 120 bin megavata ulaşması, üretime ve faturaya olumlu yansıyacak. Ayrıca, 2026’da Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk reaktörün devreye alınması ve santralin 2030’da tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle fosil yakıtlardan kaynaklanan enerji ithalatının daha da gerilemesi bekleniyor.
Sonuç olarak, Türkiye’nin enerji ithalatı faturasındaki düşüş, yerli üretimdeki artış, yenilenebilir enerji yatırımları ve uluslararası petrol fiyatlarındaki gerileme gibi faktörlerin bir araya gelmesiyle mümkün oluyor. Gelecek dönemde bu trendin devam etmesi ve Türkiye’nin enerji bağımsızlığına doğru önemli adımlar atması bekleniyor.