Veteriner Sertifika Engeli İhracatı Durduruyor: Sektörden Protokol Çağrısı
Su ürünleri ve hayvansal mamulleri sektör temsilcileri, ihracatın önündeki en büyük engellerden biri olan veteriner sağlık sertifikası protokollerindeki eksikliklere dikkat çekerek, ilgili süreçlerin hızlandırılması çağrısında bulundu. Özellikle Malezya ve Endonezya gibi ülkelerle protokol süreçlerinin tamamlanması, ihracat potansiyelinin artırılması açısından kritik önem taşıyor.
Protokol Eksikliği İhracatı Kilitliyor
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, veteriner sağlık sertifikası protokollerindeki eksikliğin ihracatın önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı. Halihazırda bazı ülkelerle protokol bulunmaması nedeniyle ihracat yapılamazken, süreç başlatılmış pazarlarda ise ilerleme yavaş seyrediyor. Bu durum, özellikle alternatif pazar arayışında olan firmaların dış ticaret potansiyelini ciddi şekilde kısıtlıyor.
Girit, “Pazar payı kaybettiğimiz ülkelerin yerini dolduracak yeni ülkelere ihtiyaç duyuluyor. Küresel rekabetin hızla arttığı bir dönemde, ihracatçının elini kolunu bağlayan teknik engellerin ortadan kaldırılması büyük önem taşıyor. Protokol süreçlerinin hızlandırılması; yalnızca mevcut pazar kayıplarını telafi etmekle kalmayacak, aynı zamanda sektörün yeni pazarlara açılmasını da mümkün kılacak. Bu adımların hızla atılması, hem ihracat hacmini artıracak hem de firmaların uzun vadeli planlamalar yapabilmesini sağlayacak” dedi.
Ani Kısıtlamalar ve Fonlar İhracatta Risk Algısı Yaratıyor
İhracatın sürdürülebilirliği için devlet politikalarının uzun vadeli ve öngörülebilir olması gerektiğine dikkat çeken Girit, “İhracat, üretimden lojistiğe, finansmandan diplomatik ilişkilere kadar çok paydaşlı ve stratejik bir süreçtir. Sürekli değişen düzenlemeler, ani kısıtlamalar veya fon uygulamaları ihracatçının risk algısını artırmakta, uluslararası pazarlarda güvenilirlik zedelenmekte ve yatırım planları ertelenmekte. Dolayısıyla, ihracat politikalarında bütüncül bir yaklaşıma, sektörün dinamiklerini gözeten kararlı ve istikrarlı bir yapıya ihtiyaç duyuluyor” şeklinde konuştu.
İhracat Rakamları ve Sektörel Değerlendirme
Sektörün yılın ilk yedi ayında ihracatta yüzde 2‘lik bir artış kaydettiği belirtildi. Geçen yılın aynı döneminde 2 milyar 132 milyon dolar olan ihracat, bu yılın aynı döneminde 2 milyar 173 milyon dolara yükseldi. Ancak, miktar bazında yüzde 3‘lük bir düşüş yaşandı. Bu gerilemenin temel nedenleri arasında döviz kurunun sabit kalmasına rağmen üretim maliyetlerindeki ciddi artışlar ve ihracat kısıtlamaları gösteriliyor.
Su ürünlerinde ihracatta birim fiyatlardaki artış dikkat çekici. İç satışlarda genel olarak sabit bir seyir gözlenmekle birlikte, ihracattaki bu gerileme sektör genelinde üretim planlarını ve dolayısıyla istihdamı da olumsuz etkiliyor. İhracat kısıtlamaları, yüksek maliyetler ve finansmana erişim zorluklarının üretimi doğrudan etkilediği ve bu durumun istihdamın sürdürülebilirliğini tehdit ettiği vurgulanıyor.
Alt Sektörlerdeki Durum
Alt sektörlerdeki düşüşler ise şu şekilde açıklandı:
- Su ürünleri: Yaratılan katma değer sayesinde birim fiyat artışı sağlandı ve bu da ihracatta miktar bazında yüzde 11 düşüş yaşanırken, dolar cinsinden yüzde 7 artış yaşanmasını sağladı.
- Yumurta: Miktar bazında yüzde 56, değer bazında yüzde 24 olarak yaşanan düşüş, ihracatta uygulanan fon kesintisinin 1,5 dolar/kg’a çıkarılmasına bağlanabilir. Bu uygulama, fiilen ihracatı durdurmuş, markaların raflardan çıkmasına yol açtı.
- Kanatlı eti: Miktar bazında yüzde 19’luk, dolar bazında yüzde 1 artış yaşandı.
- Süt ürünleri: İhracat hem miktar (%45) hem de gelir (%36) olarak artış gösterse de, geçmişte uygulanan ihracat yasağı nedeniyle fazla stok oluşan süt tozunun stokları eritmek için yarı fiyatına satılmak durumunda kalınması nedeniyle yaşanan bir artış.
- Bal: Sektörü, miktar bazında yüzde 12’lik artış göstermiş olsa da, değer bazında gelirinde değişim olmadı.
Gelecek Beklentileri ve Temkinli Yaklaşım
Yumurta ihracatındaki fon kesintisinin kaldırılması ve su ürünleri sektöründe artan katma değerin sektöre olumlu bir nefes aldırdığı belirtiliyor. Ancak, kısıtlamaların her an yeniden gündeme gelebileceğine dair endişeler, uzun vadeli planlamaları zorlaştırmakta ve güven ortamını zedelediği ifade ediliyor. Benzer şekilde, geçmişte ani şekilde devreye alınan ihracat kısıtlamalarının yeniden uygulanabileceği kaygısı da sektörü temkinli davranmaya itiyor.
Girit, “Yılın ikinci yarısındaki performans, büyük ölçüde makroekonomik istikrara, döviz kuru-enflasyon dengesinin sağlanmasına ve ihracat politikalarının sürdürülebilir, öngörülebilir ve destekleyici nitelikte olmasına bağlı. Ayrıca, pazar çeşitlendirme, dijital pazarlama faaliyetleri ve katma değerli ürün ihracatına yönelik stratejik adımlar, toparlanma sürecini destekleyici unsurlar olarak öne çıkıyor” dedi.
Yüksek Maliyetler Rekabeti Zorluyor
Sektör performansını etkileyen temel kriterlerin başında üretim maliyetlerindeki artış geldiğine vurgu yapan Girit, döviz kurunun sabit kalmasına rağmen enerji, yem, ambalaj ve işçilik gibi girdi kalemlerinde yaşanan maliyet artışların ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını kaydetti. Ayrıca, fon kesintileri ve ihracat yasakları gibi idari düzenlemelerin de sektörü yavaşlattığı ifade edildi.
Girit, “Tüm bu unsurlar arasında özellikle üretim maliyetlerindeki artış ve fon kesintileri sektör açısından en kritik sorunlar olarak öne çıkıyor. İhracatçı olarak döviz hareketlerinin enflasyon kadar artmasını bekleriz. Sektörde hala temkinli bir hava hakim. Firmalar, artan maliyetler ve finansman erişimindeki sıkıntılar nedeniyle ihracat faaliyetlerinde son derece dikkatli adımlar atıyor” şeklinde konuştu.