Memur-Sen’den Kritik Toplu Sözleşme Kararı: Hakem Heyeti’ne Başvuru Yok!

Memur-Sen’den Kritik Toplu Sözleşme Kararı: Hakem Heyeti’ne Başvuru Yok!

Memur-Sen, milyonlarca memur ve memur emeklisinin merakla beklediği 8. Dönem Toplu Sözleşmesi’nde zam konusunda kritik bir karar aldı. Konfederasyon, sürecin tıkanması üzerine Hakem Heyeti’ne başvurmayacaklarını ve inisiyatifin hükümette olduğunu açıkladı. Bu karar, yaklaşık 6.5 milyon memur ve memur emeklisinin geleceği açısından büyük önem taşıyor.

Sürecin Tıkanma Noktası

Hükümetin sunduğu son zam teklifinin sendikalar tarafından kabul edilmemesi üzerine süreç Hakem Heyeti’ne devredilmişti. Ancak Memur-Sen’in bu kararı, sürecin yeniden hükümetin eline geçmesine neden oldu. Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın, Hakem Heyeti’ne kamu görevlilerinin zerre miktarda inancı ve güvenci olmadığını vurgulayarak bu kararın gerekçesini açıkladı.

Yalçın’ın açıklamalarına göre, memurların ve emeklilerinin yaşanabilir ekonomik düzeye kavuşmaları, sosyal refaha ulaşabilmeleri, kayıplarının giderilmesi, gelirde adalet ve ücrette denge sağlanması için yürüttükleri 8. Dönem Toplu Sözleşmesi süreci, kamu işvereninin uzlaşıdan uzak tutumu nedeniyle uzlaşmazlıkla sonuçlandı.

Memur-Sen’in Tepkisi ve Eylemleri

Memur-Sen, 24 Temmuz’dan bu yana tekliflerini sunduklarını ve kamu görevlilerinin birikmiş sorunlarını çözmek, adaleti ve hakkaniyeti sağlamak için Toplu Sözleşme masasının önemini ısrarla vurguladıklarını belirtti. Ancak kamu işveren heyetinin memurun sesine kulağını, emeklinin mağduriyetine de gözünü kapattığını savundu. Teklif edilen rakamlarda ne adalet ne de denge olduğunu, dertlere deva olmayan ve memurun umudunu kıran tüm teklifleri reddettiklerini ifade etti.

Memur-Sen, bu süreçte emeğin hakkını savunma noktasında önemli bir irade ortaya koyduklarını ve yasanın tanıdığı süre içerisinde tüm sınırları zorladıklarını belirtti. Örgütlü güçlerini eylemliliğe dönüştürdüklerini, 81 ilde basın açıklamaları, Çalışma Bakanlığı önünde açıklama, sendikalarının Ankara’da farklı noktalarda eylemleri ve sosyal medya gündemini altı gün boyunca ilk sırada tutarak kamuoyunun gündemini belirlediklerini vurguladı. Yüz binlerce kamu görevlisinin katılımıyla, başta ulaşım hizmetleri olmak üzere bütün sektörlerde Türkiye genelinde iş bıraktıklarını ve hayatı durdurduklarını ifade etti.

Ali Yalçın, “Memur, emekli hayat bulsun diye hayatı durdurduğumuzu bütün Türkiye biliyor ve milletimiz bize destek verdi.” dedi. Ankara’da sıcağın altında yirmi beş bin emekçinin coşkulu katılımıyla sendika tarihinin en büyük mitingini gerçekleştirdiklerini, ardından Maliye Bakanlığı’na yürüdüklerini ve “Hak, emek, adalet” diyerek haykırdıklarını anlattı. Bu zorlu süreçte dirayetini yitirmeden meydanlara koşan, nöbet çadırlarında halka meselelerini anlatan üyelerine, teşkilatlarına, lider kadrolarına teşekkür etti.

Sendikal Mücadelede Yeni Bir Adım

Memur-Sen, bu dönem sendikal mücadeleyi bir adım daha ileri taşıdıklarını vurguladı. Önceki toplu sözleşme süreçlerinde masada bulunan konfederasyonlar arasında sosyal diyalog arayışları provoke edilmişken, bu dönem süreç başlamadan masada bulunan üç konfederasyon başkanı ile bir araya geldiklerini, süreç içerisinde iletişim halinde olduklarını, bakanla ortak görüşme gerçekleştirdiklerini, yetersiz tekliflere ortak tepki verdiklerini ve ayrı meydanlarda da olsa aynı itirazı yükselttiklerini belirtti.

Kamu görevlilerinin haklı taleplerini çözmeye yönelik tüm girişimlerinin, ortaya koydukları iradenin ve milyonların itirazının kamu işvereni tarafından görmezden gelindiğini ifade eden Memur-Sen, ilk oturumu 28 Temmuz’da iyi niyetle başlayan sürecin, tekliflerin sunulmasından bugüne, yirmi sekizinci gününde uzlaşmazlıkla sonuçlandığını kaydetti. Pazarlığın sürmesi ve uzlaşının sağlanması için ellerinden geleni yaptıklarını belirtti.

Hizmet kollarında sendikaların mücadelesinin sonuç verdiğini ve sendikaların tümünün toplu sözleşme metinlerini bağıtladıklarını dile getiren Memur-Sen, genele ilişkin görüşmelerde her ne kadar oransal zam, taban aylığa zam, refah payı, kira yardımı, bayram ikramiyesi, eş ve çocuk yardımı gibi temel konularda uzlaşma sağlanamadıysa da mücadeleleri sonucu mühendislerden akademisyenlere, şube müdürlerinden şef ve amirlere, avukatlardan uzmanlara, ek ödemelerden tazminatlara birçok konu yanında bir yenilik olarak yardımcı hizmetler sınıfı ve genel idari hizmetler sınıfına ilişkin uzlaşılan maddeleri Sayın Bakan’la imzaladıkları uzlaşmazlık tutanağında kayıt altına aldıklarını açıkladı.

Gelecek Beklentileri ve Hükümetin İnisiyatifi

Memur-Sen, bu toplantı tutanağında geçenlerle birlikte adil bir teklifle gelinmesi halinde 8. dönem toplu sözleşmesinin Türkiye Emek Tarihine en kapsamlı toplu sözleşme olarak geçebileceğini, böylece gelirde adalet, ücrette denge ve kamuda iş barışı sağlanabileceğini belirtti. Ancak aynı işi yapan çalışanlar arasındaki makasın memurun aleyhine döndüğünü ve bunun kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın, “Hakeme ne bizim ne de kamu görevlilerinin zerre miktar inancı da güvenci de yoktur. Çünkü geçmişte hakemlik edenlerin hakkaniyetten uzak tutumları, adil olmayan kararları, olmayan iradeleri; hakemi, kamu görevlileri hakem kurulu olmaktan çıkarıp kamu işvereni hakemi haline getirmiştir. Bizim için atılacak yeni bir adım kalmadı. 7 milyona yakın kitleyi, memuru, emekliyi bu anlamda bu noktaya sıkıştırmak doğru değil.” diyerek inisiyatifin hükümette olduğunu belirtti. Hâlâ 3 gün olduğunu ve memurun beklentilerinin karşılanması, umutsuzluğun umuda dönüşmesi gerektiğini ifade etti.

Yalçın, ayrıca 4688 sayılı yasanın miadını doldurduğunu ve artık sorun ürettiğini, bu nedenle bir an önce değişmesi gerektiğini vurguladı.

Sektörel ve Ekonomik Etkileri

Memur-Sen’in bu kararı, kamu çalışanları arasında büyük bir beklenti yaratırken, hükümetin atacağı adımlar merakla bekleniyor. Uzlaşmazlık durumunun devam etmesi halinde, kamu hizmetlerinde aksamalar ve memnuniyetsizlikler yaşanabileceği öngörülüyor. Bu durum, genel ekonomik istikrarı da olumsuz etkileyebilir. Toplu sözleşme sürecinin sonuçları, sadece memurların değil, tüm toplumun refahı açısından kritik bir öneme sahip.

Son olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın “Memur zammında kararı Hakem Kurulu verecek” açıklaması, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda belirsizlikleri artırıyor.

Benzer Yazılar