Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES): Çalışanlar İçin Risk mi, Fırsat mı?

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES): Çalışanlar İçin Risk mi, Fırsat mı?
Tepki Ver

Yeni Orta Vadeli Program (OVP) ile gündeme gelen **Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES)**, Türkiye’deki milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiriyor. Çalışanların maaşlarından yapılacak kesintilerle oluşturulacak bir fon aracılığıyla emeklilikte ek bir gelir elde etme amacı taşıyan bu sistem, beraberinde çeşitli soruları ve endişeleri de getiriyor.

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) Nedir?

TES, özünde mevcut emeklilik sistemine ek olarak tasarlanmış bir sistemdir. OVP’de belirtildiği üzere, Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS) işveren katkısı da eklenerek ikinci basamak bir emeklilik sistemine dönüştürülmesi hedefleniyor. Bu sistemin 2026’nın ikinci çeyreğinde hayata geçirilmesi planlanıyor.

Bu, aslında yeni bir fikir değil. Tamamlayıcı emeklilik sistemi, uzun süredir kamu politikası belgelerinde yer alıyor. 2011’deki “Hedef 2023” programında, 10., 11. ve 12. Kalkınma Planlarında farklı şekillerde vurgulanmıştı. Amaç, çalışanların emeklilik döneminde daha iyi bir yaşam standardına sahip olmalarını sağlamak.

Mevcut Durum: Bireysel Emeklilik Sistemi (BES)

Türkiye’de Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) 2001 yılından bu yana uygulanıyor. 2017’de otomatik katılım uygulamasıyla çalışanlar sisteme dahil edilmeye başlandı. BES’te çalışanlar maaşlarından belirli bir oranda kesinti yapıyor ve devlet de yüzde 30 oranında katkı sağlıyor. Katılımcılar sistemde kalmayı sürdürdüklerinde bu birikimlerini emeklilikte toplu olarak ya da maaş şeklinde alabiliyor. TES’in ise BES’in bir adım ötesine geçerek işveren katkısını da içermesi ve çalışanlar için daha zorunlu hale gelmesi hedefleniyor.

Uzmanların Gözünden TES: Riskler ve Endişeler

Ancak uzmanlar, TES’in potansiyel risklerine dikkat çekiyor. Sistemin, emeklilik hakkını güçlendirmek yerine mevcut gelirlerden özel fonlara kaynak aktarılması riskini taşıdığı belirtiliyor.

Çalışma ekonomisi uzmanı Dr. Özgür Müftüoğlu, bu adımı kamusal sosyal güvenlik sisteminin tasfiyesi yönünde bir eğilim olarak görüyor. Müftüoğlu, “Bireysel emeklilik zaten bu sürecin bir parçasıydı. Şimdi bir de tamamlayıcı sosyal güvenlik sistemiyle insanları buna mecbur bırakacaklar” diyor.

Kıdem Tazminatı Endişesi

TES’in en çok tartışılan yönlerinden biri, kıdem tazminatıyla olan potansiyel ilişkisi. Uzmanlar, sistemin finansman kaynağı olarak kıdem tazminatına yönelme ihtimalinin olduğunu belirtiyor. Bu da kıdem tazminatının bireysel fona dönüştürülerek işçiler açısından sağladığı toplu güvenceyi zayıflatabileceği endişesini beraberinde getiriyor.

Müftüoğlu, emeklilik sisteminin bu şekilde kurgulanmasının işçilerden şirketlere doğru bir kaynak transferi yaratacağını dile getiriyor: “Bugün emekçilerin çok büyük bir kısmı asgari ücret civarında, açlık sınırı seviyesinde çalışıyor. Şimdi bir de bunun içerisinden tamamlayıcı emeklilik primi ödeyecekler. Bu aslında aynı zamanda bir servet transferi. Emekçinin cebindeki para sigorta şirketlerine aktarılmış olacak.”

Müftüoğlu, TES’in emekliliği bir sosyal hak olmaktan çıkarıp yatırım aracına dönüştüreceğini vurguluyor. Ona göre yaşlılık sigortasının amacı, çalışılamayacak dönemde güvence sağlamak. Ancak fonlar şirketlere devredildiğinde bu işlev kayboluyor: “Yaşlılık sigortası risklere karşı güvence içindir. Ama fonlar şirketlere devredildiğinde borsada kaybedilebilir. Şili’de, ABD’de örneklerini gördük; fonlar battığında yurttaşların elinde hiçbir şey kalmadı.”

Emekli Maaşları ve Geçim Sıkıntısı

Türkiye’de emekliler, uzun yıllar prim ödemelerine rağmen aldıkları maaşlarla geçinmekte zorlanıyor. En düşük emekli aylığı Temmuz 2025’te **16 bin 881 TL**’ye çıktı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’ne (DİSK-AR) göre ise yılın ilk yarısında ortalama emekli aylığı **17 bin 252 TL**’de kaldı. Buna karşılık net asgari ücret **22 bin 105 TL** iken, açlık sınırı Temmuz itibarıyla **26 bin TL**’nin üzerinde.

Uzun vadeli sigorta kolları için çalışanlardan maaşlarının **yüzde 9’u**, işverenlerden ise **yüzde 11’i** kesiliyor. Böylece toplamda **yüzde 20** prim ödeniyor. Buna rağmen emeklilikte alınan maaş çoğu zaman asgari ücretin altında kalıyor.

SGK Verileri ve Aktif/Pasif Oranı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre Haziran 2025 itibarıyla Türkiye’de **26 milyonun üzerinde** aktif sigortalı çalışan bulunuyor. DİSK-AR’ın Temmuz 2025 raporuna göre 2024 yıl sonu itibarıyla aktif/pasif oranı Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kapsamında çalışanlar hariç 1,61, dahil edildiğinde ise 1,75 olarak hesaplandı. SGDP, emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenlerden kesilen sosyal güvenlik primini ifade ediyor. Bu veriler, Türkiye’de her bir emeklinin maaşının yaklaşık 1,6 ila 1,7 çalışan tarafından karşılandığını ortaya koyuyor.

TES Gerçekten İkinci Bir Maaş Sağlayacak mı?

Kamuoyuna ikinci emekli aylığı olarak sunulan TES’in mevcut prim düzeyleriyle tam bir ikinci maaş sağlaması da uzmanlara göre teknik olarak mümkün görünmüyor. Sistemin emeklilik döneminde sınırlı bir ek gelir unsuru oluşturabileceği, ancak kamusal sosyal güvenlik sistemini güçlendirmediği yönünde değerlendirmeler öne çıkıyor.

Müftüoğlu, tamamlayıcı emeklilik sistemini 1980’lerden bu yana uygulanan neoliberal politikaların bir uzantısı olarak görüyor. “12 Eylül sonrasında sosyal güvenlik ‘kara delik’ olarak hedefe kondu. O günden bu yana IMF, Dünya Bankası ve şirketler sosyal güvenlik harcamalarına göz dikti. Bugün tamamlayıcı emeklilik de bu çizginin bir parçası” diyor.

Uzmanlar, TES’in kamusal sosyal güvenlik sistemini güçlendirmek yerine kısmen özelleştirme ve piyasalaştırma etkisi yaratabileceğini vurguluyor. Buna karşılık çözüm olarak bütçeden sosyal güvenliğe daha fazla kaynak ayrılması, kayıt dışı istihdamın azaltılması ve işveren teşviklerinin gözden geçirilmesi öneriliyor.

Sonuç: Belirsizlikler ve Beklentiler

TES’in hayata geçirilmesiyle birlikte, Türkiye’deki emeklilik sistemi önemli bir dönüşüm geçirecek. Ancak sistemin tasarımı, uygulanması ve etkileri hala belirsizliklerle dolu. Çalışanlar, emeklilikte daha iyi bir yaşam standardına ulaşma umudu taşırken, uzmanlar sistemin risklerine ve potansiyel olumsuz sonuçlarına dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde TES ile ilgili gelişmeler yakından takip edilecek.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar