Z ve Y Kuşağının En Büyük Kaygısı: Yaşam Maliyetleri ve Gelecek Beklentileri
Deloitte’un 2025 Z ve Y Kuşağı Küresel Araştırması, genç nesillerin iş hayatına bakış açısını ve beklentilerini gözler önüne seriyor. 44 ülkeden 23 bini aşkın katılımcıyla gerçekleştirilen bu kapsamlı araştırma, Z ve Y kuşağının yalnızca maaş odaklı bir yaklaşımdan uzaklaştığını ve anlam, denge, zihinsel sağlık gibi unsurların ön planda olduğu bir iş yaşamı arayışında olduğunu ortaya koyuyor. Küresel iş gücünün %74’ünü oluşturması beklenen bu iki neslin beklentilerini anlamak, iş dünyası için kritik bir öneme sahip.
Yaşam Maliyetleri En Büyük Endişe Kaynağı
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, Z ve Y kuşağının en büyük endişesinin yaşam maliyetleri olması. Bu durum, son dört yıldır değişmeyen bir trend olarak öne çıkıyor. Z kuşağının %48’i ve Y kuşağının %46’sı kendilerini finansal açıdan güvende hissetmiyor. Hatta her iki kuşağın yarıdan fazlası, maaştan maaşa yaşadığını belirtiyor. Bu finansal güvensizlik, mutluluk düzeylerini de olumsuz etkiliyor. Yaşam maliyetlerinden endişe duyan Z kuşağının yalnızca %36’sı ve Y kuşağının %39’u son bir yılda kendini mutlu hissettiğini ifade ediyor.
Stres ve Kaygı Düzeyleri Yüksek
Finansal endişelerin yanı sıra, Z ve Y kuşağının stres ve kaygı düzeyleri de oldukça yüksek. Z kuşağının %40’ı ve Y kuşağının %34’ü “çoğu zaman” stresli veya kaygılı hissettiğini belirtiyor. Bu durumun temel nedenlerinden biri olarak iş yaşamı gösteriliyor. Katılımcıların yaklaşık üçte biri, işlerinin en büyük stres kaynağı olduğunu ifade ediyor. Z kuşağının sadece %52’si ve Y kuşağının %58’i zihinsel sağlık durumlarını “iyi” veya “çok iyi” olarak değerlendiriyor.
İşin Anlamı ve Kariyer Beklentileri
Z ve Y kuşağı için işin anlamı giderek önem kazanıyor. Z kuşağının %89’u ve Y kuşağının %92’sine göre, iş tatmini ve esenlik için amaç duygusu büyük önem taşıyor. Bir iş teklifini değerlendirirken, Z kuşağının %54’ü ve Y kuşağının %53’ü işin anlam içermesini “çok önemli” olarak görüyor. Liderlik pozisyonlarına ulaşmak, Z kuşağı için birincil kariyer hedefi olmasa da, bu durum hırs eksikliği anlamına gelmiyor. Mevcut işverenlerini tercih etme nedenleri arasında, “öğrenme ve gelişim olanakları”, iş/yaşam dengesi ve kariyer ilerleme fırsatları ilk sıralarda yer alıyor.
Yapay Zeka ve İş Gücü Piyasası
Yapay zeka (YZ) teknolojileri, Z ve Y kuşağının iş hayatındaki beklentilerini ve endişelerini şekillendiren önemli bir faktör. Z kuşağının %57’si ve Y kuşağının %56’sı günlük işlerinde üretken yapay zeka kullanıyor. Bu teknolojinin işlerinin kalitesini artırdığına, stratejik konulara daha fazla odaklanmalarını sağladığına ve iş/yaşam dengelerini iyileştirdiğine inanıyorlar. Ancak, YZ’nin işlerini ortadan kaldırabileceği yönünde de kaygıları var. Z kuşağının %63’ü ve Y kuşağının %65’i bu konuda endişeli. Bu durum, gençlerin YZ’den daha az etkilenecek alanlarda çalışmayı tercih edebilecekleri yönünde bir beklenti yaratıyor.
Eğitim ve Sürdürülebilirlik
Araştırma, Z ve Y kuşağının eğitim ve sürdürülebilirlik konularına da büyük önem verdiğini gösteriyor. Z kuşağının %31’i ve Y kuşağının %32’si yükseköğrenim görmemeyi tercih ettiklerini belirtiyor. Bu kararın altında yatan temel neden, üniversite eğitiminin iş gücüne hazırlamada yeterli uygulamalı deneyimi sağlayıp sağlamadığına dair duyulan şüphe. Sürdürülebilirlik konusunda ise Z kuşağının %65’i ve Y kuşağının %63’ü, son bir ay içinde çevre konusunda endişeli veya kaygılı hissettiklerini belirtiyor. Çevre dostu ürün ve hizmetler için daha fazla ödeme yapmaya istekli olduklarını ifade ediyorlar.
Sonuç
Deloitte’un araştırması, Z ve Y kuşağının iş dünyasından beklentilerinin ve endişelerinin derinlemesine bir analizini sunuyor. Yaşam maliyetleri, zihinsel sağlık, işin anlamı, yapay zeka ve sürdürülebilirlik gibi konular, bu nesillerin iş hayatına bakış açısını şekillendiren temel faktörler olarak öne çıkıyor. İşverenlerin bu beklentileri dikkate alarak daha esnek, anlamlı ve destekleyici bir çalışma ortamı yaratması, genç yetenekleri çekmek ve elde tutmak için kritik bir öneme sahip. Aksi takdirde, Z kuşağının yaklaşık üçte birinin ve Y kuşağının %17’sinin gelecek iki yıl içinde işverenini değiştirmeyi planladığı düşünüldüğünde, şirketler önemli bir yetenek kaybıyla karşı karşıya kalabilirler.