TSKB Başekonomisti Ünüvar: Belirsizlikte Yeni İş Yapış Şekilleri Şart
Türkiye’nin önde gelen iş liderleri ve akademisyenleri, bu yıl dördüncüsü düzenlenen Dönüşen Liderlik Zirvesi’nde bir araya geldi. EKONOMİ Gazetesi’nin ev sahipliğinde, PwC iş birliği ve Sabancı Holding’in ana sponsorluğunda gerçekleşen zirve, 9-11 Ekim tarihleri arasında Elite World Grand Sapanca’da düzenlendi. Zirvenin ana teması, “Yarının Belirsizliğinde Bugünü Kazanmak” olarak belirlenirken, katılımcılar belirsizlik kavramını ve bu belirsiz ortamda yönetimi, yeni dünyanın yeni iş modellerini tartıştılar.
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Başekonomisti Dr. Burcu Ünüvar, zirvede yaptığı konuşmada, küresel ekonomideki belirsizliklerin arttığına dikkat çekerek, “Bu sefer başka” ifadesini kullandı. Ünüvar, belirsizliğin artık hareketsizlik anlamına gelmediğini vurguladı. Korumacılığın arttığı ve büyümenin yavaşladığı bir dönemde, Türkiye’nin insan kaynağına, verimliliğe ve teknolojiye yatırım yapması gerektiğini belirtti. “Bildiğimiz işi bilmediğimiz şekilde yapmamız gereken bir dönemdeyiz” diyerek değişimin kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.
Belirsizlik Ortamında Hareketlilik: Yeni Stratejiler Gerekli
Sunumuna Gülen Gözler filmindeki Vecihi sahnesiyle başlayan Ünüvar, küresel ekonomide yaşanan dalgalanmaları bu sahneye benzeterek, reel sektör, halk ve iktisatçıların bu sallantıya rağmen ayakta kalmaya çalıştığını ifade etti. Küresel enflasyonun düştüğünü ancak büyümenin yavaşladığını belirten Ünüvar, piyasaların dansa devam ettiğini ancak ekonominin yarınını kurmak için sadece piyasa perspektifiyle bakılmaması gerektiğini savundu.
Ünüvar, enflasyonun birçok ülke için artık temel endişe kaynağı olmadığını, Çin’den yayılabilecek dezenflasyonist etkilere karşı Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) kaygılı olduğunu dile getirdi. ABD’ye dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Ünüvar, belirsizlik endeksinin 2008’den beri arttığını, ABD’de ticaret ve para politikasında, Avrupa’da da belirsizliğin yükseldiğini söyledi. Euro’nun değer kazanmaya devam etmeyebileceğini ve Trump’ın doların değer kaybetmesini istediğini hatırlattı.
Çin’in belirsizliğinin azaldığını ve büyüme tahminlerinin arttığını belirten Ünüvar, “Çin krizini ihraç eder” sözüyle, oradaki sorunların herkesi etkileyebileceğine işaret etti. Belirsizliğin yüksek olmasına rağmen bunun hareketsizlik anlamına gelmediğini, aksine herkesin yer değiştirdiği bir dönemde olunduğunu vurguladı. Ünüvar, “Eskiden ‘belirsizlik fazla, kenarda bekleyeyim’ denirdi. Hayır; hareketin parçası olmamız gereken bir dönemdeyiz. Bu hareketin bir kısmından korunmalı, bir kısmına alışmalı, bir kısmında ise önüne geçip daha hızlı olmalıyız” şeklinde konuştu.
Küresel Kriz Sonrası Finansal Piyasalara Yönelen Yatırımlar
2008 küresel krizinden sonraki parasal genişlemeye değinen Ünüvar, bu paranın neredeyse tamamının finansal piyasalara gittiğini ve yatırımların çok az arttığını belirtti. Borsaların milli gelire oranının ikiye katlandığını ancak bunun tarihte görülmemiş bir gelir adaletsizliğine yol açtığını söyledi. Bu durumun popülist politikaların yükselmesine zemin hazırladığını ve korumacılığın artacağı yıllara hazırlanmak gerektiğini vurguladı.
Ünüvar, Dünya Bankası’nın büyüme tahminlerinin sürekli düştüğünü, ABD’nin artık şirketlerin içinde aktif yatırımcı olduğunu ve sanayi politikasının değiştiğini belirtti. Devletlerin üretimi ülkelerine çekmek istediğini ve tarife konusunun sadece işin magazin kısmı olduğunu, asıl değişimin sanayi politikasında yaşandığını ifade etti. Faizler düşse de borcun yüksek olduğunu ve borçlanmanın kolay olmayacağını ekledi.
Türkiye İçin Yol Haritası: Fiyat İstikrarı, Verimlilik ve Teknoloji
Ünüvar, Türkiye için bir yol haritası çizerek, fiyat istikrarının sağlanması, enflasyon yaratmadan büyüme potansiyelinin artırılması, ihracatta pazar payı kaybedilmemesi, kadınların işgücüne katılması ve gençlere iş bulunması gerektiğini vurguladı. Enflasyonun uzun bir süre daha devam edeceğini belirten Ünüvar, TSKB araştırmalarının bu yıl için %30,5, gelecek yıl için ise %20’nin üzerinde enflasyon öngördüğünü söyledi. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinde dozu kısmak zorunda kalacağını ancak asıl meselenin büyüme olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin potansiyel büyümesinin düştüğünü ve bu düşüşün sadece Türkiye’ye özgü olmadığını belirten Ünüvar, Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin potansiyel büyümeyi artırmadığını, bu nedenle insan kaynağına, verimliliğe ve teknolojiye yatırım yapılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’yi düşük ücret ve kurla rekabet eden ülke olmaktan çıkarmak gerektiğini, faiz indirimlerinin önemli ancak yeterli olmadığını ve enflasyonla mücadeleye yeni bir hikaye eklemek gerektiğini söyledi. Aynı işi aynı şekilde yaparak düzelmenin mümkün olmadığını ve “bu sefer Vecihi başka türlü geliyor” dediğimiz yepyeni bir döneme girildiğini ifade etti.
Sonuç olarak, Dönüşen Liderlik Zirvesi’nde Dr. Burcu Ünüvar’ın sunumu, küresel ve yerel ekonomideki belirsizliklerin arttığı, korumacılığın yükseldiği ve büyümenin yavaşladığı bir dönemde, Türkiye’nin yeni iş yapış şekilleri geliştirmesi, insan kaynağına, verimliliğe ve teknolojiye yatırım yapması gerektiğini vurguladı. Fiyat istikrarının sağlanması, ihracatta pazar payının korunması ve potansiyel büyümenin artırılması için kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç duyulduğu belirtildi.