TCMB Eylül PPK’da Politika Faizini Sabit Tutabilir, Uzmanlar Gelecek Dönemde 50‑100 bp İndirim Bekliyor

TCMB Eylül PPK’da Politika Faizini Sabit Tutabilir, Uzmanlar Gelecek Dönemde 50‑100 bp İndirim Bekliyor
Tepki Ver

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yarın yılın altıncı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının kararını açıklayacak. Ağustos enflasyonu beklentilerin altında gerçekleştiği ve fonlama faizinin normale dönmesi sonrasında, piyasa uzmanları eylül toplantısında sembolik bir 50 baz puan indirim olasılığını dile getirirken, aynı hafta yükselen petrol fiyatları bu beklentiyi gölgeliyor.

Piyasa Beklentileri ve Anket Sonuçları

Matriks Haber’in düzenlediği piyasa anketine göre, katılımcıların yüzde 37’si politika faizinin bu toplantıda sabit kalacağını, indirimlerin ise Kasım ve Aralık toplantılarında başlayacağını öngörüyor. Anket kapsamında 16 ekonomist tarafından yapılan tahminlerde, ilk faiz indiriminin Ekim 2026’da yüzde 36,00 seviyesine inmesi bekleniyor. Aynı anket, eylül ayı dışındaki iki toplantıda toplam iki indirim yapılacağı yönünde bir konsensüs ortaya koyarken, 2026 yıl sonu haftalık repo faizinin yüzde 35,00** seviyesinde kalacağı ve 2027 yılı sonunda ise yüzde 26** seviyesine gerilebileceği öngörülüyor.

TCMB’nin Son Kararları ve Faiz Politikası

TCMB, Ocak 2024 PPK toplantısında 100 baz puanlık bir indirim gerçekleştirmiş, ancak sonraki dört toplantıda politika faizinde değişiklik yapmamıştı. Mart 2024’te savaş ortamı nedeniyle fonlama faizini yüzde 40** seviyesine yükselten banka, 23 Ağustos 2024’te haftalık repo ihalelerine geri dönerek faiz politikasını normale döndürdü.

TCMB Başkanı Fatih Karahan, Ağustos ayındaki enflasyon raporu sunumunda “şubat sonu başlayan savaşta en kötünün geride kaldığını” ve “normalleşmenin başlayacağını” belirterek, haftalık repo ihalelerine dönüş hazırlıklarının tamamlandığını vurguladı. Ancak Karahan, bu toplantıda faiz indirimine dair bir sinyal vermedi.

Petrol Fiyatlarının Etkisi

Petrol fiyatları bu haftanın başında yükselişe geçerek neredeyse 100 USD** seviyesine ulaştı. Bu durum, TCMB’nin faiz indirimine yönelik kısa vadeli destekleyici görünümünü zayıflatıyor. Bir yabancı uzman, “petrol fiyatlarındaki artış, eylül PPK’sında beklenen faiz indirim sinyalini ortadan kaldırdı” diyerek, bankanın bu riskten kaçınarak politika faizinde bir hamle yapmayacağını öne sürdü.

Uzman ve Kurumsal Görüşler

Yerli bir uzman, eylül ayında politika faizinin yüzde 37** seviyesinde sabit kalacağını, Ekim ve Aralık toplantılarında ise 50‑100 baz puanlık indirimlerin olabileceğini öngörüyor. Bu senaryoya göre, yıl sonu politika faizinin yüzde 35‑36** aralığında seyredeceği ve enflasyonun yüzde 1 puana yakın** bir gerileme göstererek yıllık TÜFE enflasyonunun yüzde 30** seviyesine inebileceği tahmin ediliyor.

ABD’li yatırım bankası Morgan Stanley ise, eylül PPK toplantısında faizin yüzde 37** seviyesinde sabit kalacağını, fakat dördüncü çeyrekte dezenflasyon sürecinin ivme kazanarak temkinli bir faiz indirim döngüsünün başlayacağını ve yıl sonuna kadar toplam 200 baz puan indirerek faiz oranını yüzde 35** seviyesine çekeceğini öngörüyor. Ayrıca, 2027 sonuna kadar kademeli indirimlerin devam edeceği ve politika faizinin yüzde 27,50** seviyesine kadar gerilemesinin mümkün olduğu belirtiliyor.

TEPAV’ın Uyarısı ve İleriye Dönük Projeksiyonlar

TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu, eylül PPK’sına ilişkin değerlendirme notunda, “enflasyon hedefinin yükseltilmesi, faiz indirimi için bir alan açma izlenimi yaratabilir; ancak erken bir indirim para politikasının itibarını zedeleme riski taşır” şeklinde uyardı. Grup, mevcut koşullar altında 2026 yıl sonu enflasyonunun güncellenen hedefin üzerinde gerçekleşeceğini, 2027 yıl sonu hedefinin ise %21’e yükseltilmiş olmasına rağmen ulaşılmasının zor olduğunu vurguladı.

TCMB’nin Ağustos enflasyon raporunda hedefi güncellememesi ve OVP (Orta Vadeli Program) ile uyumlu açıklama yapmaması, para politikasına olan güveni azaltıcı bir gelişme olarak değerlendirildi. Enflasyonun son 13 ayda yüzde 30,7‑33,3** arasında dar bir aralıkta seyretmesi, beklentilerin çapa alınamamasına ve fiyatlama davranışlarının ataletli kalmasına yol açtı. TEPAV, düşük enflasyon seviyelerinin sürdürülebilirliğinin giderek zorlaştığını ve itibar kaybının önlenmesi için politika faizinin yüzde 37** seviyesinde sabit tutulmasının en temkinli yaklaşım olduğunu belirtti.

Özetle, TCMB’nin önümüzdeki dönemde faiz politikasına dair adımları, hem iç hem dış faktörlerin (enflasyon dinamiği, petrol fiyatları, küresel ekonomik koşullar) etkisiyle şekilleniyor. Piyasa beklentileri eylül toplantısında sabit bir tutum, ancak yıl sonuna doğru kademeli indirim sinyalleri üzerine odaklanıyor. Uzmanların ortak görüşü, enflasyonun iyileşmesi ve petrol fiyatlarının düşmesi durumunda, 2024‑2025 döneminde daha belirgin bir gevşeme sürecinin gerçekleşebileceği yönünde.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

10822 Yazı