İcra Dosyalarında Korkutan Artış: Günlük Ortalama Dosya Sayısı Üç Kat Arttı
Türkiye’de icra dairelerindeki iş yükü, borç ödeme alışkanlıklarındaki bozulma ile doğru orantılı olarak hızla artıyor. İcra iflas dosyası sayıları 25 milyona dayanırken, yılbaşından bu yana yaşanan net artış 2 milyon 666 bini aşmış durumda. Bu durum, ekonomik sıkıntıların vatandaşlar üzerindeki baskısını gözler önüne seriyor.
İcra Dosyalarındaki Artışın Boyutları
Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre icra dairelerine gelen dosya sayısındaki artış, geçen yıla oranla ciddi bir ivme kazanmış durumda. 2024 yılında günlük ortalama 2 bin 633 dosya gelirken, 2025 yılının 11 Kasım’ı itibarıyla bu sayı 8 bin 572’ye yükseldi. Bu, günlük ortalama dosya sayısında üç kattan fazla bir artış anlamına geliyor ve borç ödeme disiplinindeki bozulmanın vahametini açıkça ortaya koyuyor.
İcra dairelerine intikal eden toplam dosya sayısı yılbaşından bu yana 2 milyon 666 bin artarak 24 milyon 992 bine ulaştı. Bu rakam, 2024 yılı sonunda 22 milyon 256 bin seviyesindeydi. Görünen o ki, icra dairelerindeki yoğunluk, kısa vadede azalacak gibi durmuyor.
TBB Verileri ve İcra İstatistikleri Arasındaki Paralellik
Merkez Bankası’nın yılsonu enflasyon hedeflerini revize etmek zorunda kaldığı bir dönemde, dezenflasyon programının etkileri de hissedilmeye devam ediyor. Bu durum, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin takibe düşen kredi ve kredi kartı borçlularına ilişkin istatistikleri ile Adalet Bakanlığı’nın icra iflas istatistikleri arasındaki benzerliği de açıklıyor. İki veri seti, birbirini doğrular nitelikte seyrediyor.
Bireysel Kredi ve Kredi Kartı Borçlarında Artış
TBB verilerine göre, 2025 yılının Ocak-Eylül döneminde bireysel kredi borcunu ödeyemediği için yasal takibe düşen kişi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16.3 artarak 1 milyon 8 bin 777’ye ulaştı. Aynı dönemde, bireysel kredi kartı borcunu ödeyemediği için takibe düşen kişi sayısı ise yüzde 21.8 artışla 1 milyon 261 bin 958’e yükseldi. Bu rakamlar, bireylerin borç yükünün ne denli arttığını ve ödeme güçlüklerinin yaygınlaştığını gösteriyor.
Aylık Bazda Dalgalanmalar
2025 yılında aylık bazda icra dairelerine gelen dosya sayıları incelendiğinde, Mart, Nisan ve Temmuz aylarında diğer aylara kıyasla daha yüksek bir yoğunluk olduğu görülüyor. Mart ayında günlük 11 bin 800 dosya gelirken, bu sayı Nisan’da 11 bin 813’e ve Temmuz’da ise 11 bin 500’e ulaştı. Bu dalgalanmalar, ekonomik aktivitelerdeki mevsimsel değişiklikler ve ödeme dönemlerindeki yoğunlaşmalarla ilişkili olabilir.
Ekonomik Etkiler ve Gelecek Beklentileri
İcra dosyalarındaki bu artış, tüketim harcamalarından yatırım kararlarına kadar geniş bir yelpazede ekonomik etkiler yaratıyor. Borç yükü altındaki bireylerin harcama kapasitesi azalırken, bu durum perakende sektöründen gayrimenkul sektörüne kadar birçok alanda hissediliyor. Ayrıca, artan icra dosyaları, bankaların kredi verme iştahını azaltarak ekonomiye daha fazla nakit akışını da engelleyebilir.
Mevcut ekonomik konjonktürde, bireylerin ve işletmelerin mali disiplinlerini korumaları, bütçe planlaması yapmaları ve gereksiz harcamalardan kaçınmaları büyük önem taşıyor. Aksi takdirde, icra dairelerindeki yığılma daha da artabilir ve ekonomik toparlanma süreci uzayabilir.
Sonuç
İcra iflas dosyalarındaki artış, Türkiye ekonomisi için önemli bir uyarı sinyali olarak değerlendirilmeli. Hükümetin ve ilgili kurumların, bu soruna yönelik daha etkili çözümler üretmesi ve borç yapılandırma gibi alternatifler sunması gerekiyor. Aksi takdirde, bireylerin ve işletmelerin mali sıkıntıları daha da derinleşebilir ve ekonomik istikrar tehlikeye girebilir.