Elektrik‑Elektronik Sektörü 2026’da 20 Milyar Dolar İhracat Hedefiyle Küresel Pazarın Kapısını Açıyor

Elektrik‑Elektronik Sektörü 2026’da 20 Milyar Dolar İhracat Hedefiyle Küresel Pazarın Kapısını Açıyor
Tepki Ver

İhracat Hedefi ve Mevcut Performans

Türkiye’nin en büyük üçüncü ihracatçı sektörü olarak konumlanan elektrik‑elektronik, son beş yılda istikrarlı bir büyüme kaydetti. 2021 yılında 14,4 milyar dolar seviyesinden, 2025 itibarıyla 18 milyar dolara yükselen ihracat, beş yılda 5,6 milyar dolar artış anlamına geliyor. 2026 yılına gelindiğinde, sektör 20 milyar dolar ihracat hedefini belirlemiş durumda. 2026’nın Ocak‑Ağustos döneminde ihracat 12,8 milyar dolar olarak gerçekleşti ve bir önceki yıl aynı döneme göre %11 artış gösterdi. Kilogram başına ihracat değeri ise 7,71 dolardan 9,16 dolara yükselerek 9 doları aştı.

Küresel Enerji Dönüşümünün Getirdiği Fırsatlar

Küresel enerji sisteminin elektrifikasyonu, dijitalleşme ve veri merkezi yatırımlarının artması, elektrik‑elektronik ürünlerine olan talebi çarpıcı bir şekilde artırıyor. TET Yönetim Kurulu üyesi Levent Fadıloğlu, sadece Türkiye içinde 80 milyar dolar tutarında bir şebeke dönüşüm yatırımının gerektiğini vurguladı ve bu rakamın dünya ölçeğine çıkarıldığında 4 trilyon dolarlık bir pazar oluşturduğunu belirtti. Bu bağlamda, yüksek gerilim ekipmanları, trafolar, kablolar ve jeneratörler gibi yüksek katma değerli ürünler, ihracatın büyüme motoru olmaya aday.

Avrupa Pazarındaki Avantajlar

Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği (TET) Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, Avrupa’nın sektörün ana pazarı olmaya devam ettiğini ve Türkiye’nin standartlara uyumu, Avrupa üretim zinciriyle entegrasyonu ve hızlı teslimat kabiliyeti sayesinde önemli bir rekabet avantajı sağladığını açıkladı. Avrupa’ya yapılan ihracatın %66’sını oluşturması, bölgenin hâlâ en kritik pazar olduğunu gösteriyor. Kavaklıoğlu, “Bazı pazarlarda sıfırdan giriş yerine şirket ya da marka satın alarak, o pazarın bilgisini Türkiye’nin üretim gücüyle birleştirebiliriz” diyerek stratejik birleşme ve satın alma önerisinde bulundu.

Yeni Nesil Veri Merkezi Yatırımları

Veri merkezleri, enerji yoğun altyapı talepleriyle sektöre yeni bir ihracat alanı açıyor. Burak Başeğmezler, 2025’te dünya genelinde yaklaşık 100 GW olan veri merkezi enerji kapasitesinin 2030’da 200 GW seviyesine çıkacağını ve bu döneme kadar 7 trilyon dolar, 2050’ye kadar ise 35 trilyon dolar yatırım gerçekleşeceğini belirtti. Bu yatırım akışı, jeneratör, kablo, pano, trafo ve aydınlatma gibi ürünlerin talebini katlanarak artıracak. Türkiye’nin bu pazarda daha fazla pay alabilmesi için teknolojik donanım ve yüksek katma değerli ürünlerde rekabet gücünü artırması kritik.

Yerli Üretim ve Kritik Girdi Bağımlılığı

Türkiye, trafo üretiminde önemli bir kapasiteye ulaşmış olsa da, hâlâ bazı kritik girdilerde ithalata bağımlı. TET Yönetim Kurulu üyesi Tarık Can Akbaş, trafo üretiminde yoğun olarak kullanılan silisli sacın dışarıdan temin edildiğini ve bu alanda büyük ölçekli yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Ayrıca, yüksek güç test laboratuvarı ve sertifikasyon altyapısının güçlendirilmesinin, hem ihracat hem de katma değer açısından sektörü bir üst seviyeye taşıyacağını vurguladı.

Gelecek Projeksiyonları ve Stratejik Öneriler

Mehmet Kavaklıoğlu, ihracatın yalnızca rakam artışıyla sınırlı kalmaması gerektiğini, daha üst segmentte, yüksek katma değerli ve kaliteli ürünlerle büyümenin hedeflenmesi gerektiğini yineledi. ABD gibi gelişmiş pazarlarda doğrudan dağıtım kanallarının kurulmasının, aracılara göre daha yüksek katma değer yaratacağını ve müşteriyle daha yakın ilişki kurulmasını sağlayacağını belirtti. “Distribütör yerine doğrudan pazara ulaşmak hem katma değeri artırır hem de bizi müşteriye yaklaştırır” diyerek bu stratejiyi destekledi.

Sonuç olarak, elektrik‑elektronik sektörü, küresel enerji dönüşümünün ve veri merkezi yatırımlarının tetiklediği talep artışıyla 20 milyar dolarlık ihracat hedefini ulaşabilir konumda. Ancak, yerli üretim kapasitesinin kritik girdilerdeki bağımlılığını azaltmak, test ve sertifikasyon altyapısını güçlendirmek ve doğrudan dağıtım kanalları kurmak gibi stratejik adımlar, hedefin sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez. Bu adımlar, Türkiye’nin yüksek katma değerli ürünlerde küresel pazarın içinde daha büyük bir pay almasını sağlayacak.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

10078 Yazı

Benzer Yazılar