Şimşek’ten Bütçe Sunumu: Enflasyon Düşüşü, Rezerv Artışı ve Yapısal Reformlar Vurgusu
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bakanlığın 2026 bütçe sunumunu gerçekleştirerek, Türk ekonomisinin mevcut durumunu ve gelecek hedeflerini detaylı bir şekilde paylaştı. Sunumunda, hem küresel ekonomideki gelişmelere hem de Türkiye’nin iç dinamiklerine dikkat çeken Şimşek, uygulanan programlar sayesinde önemli kazanımlar elde edildiğini vurguladı.
Küresel ve İç Ekonomik Gelişmeler
Şimşek, küresel ekonomiyle ilgili olarak, **2026 yılında ticaret ortaklarının büyüme görünümündeki iyileşme, destekleyici finansal koşullar ve ılımlı emtia fiyatları** sayesinde Türkiye için daha olumlu bir konjonktür beklendiğini ifade etti. Yurt dışında artan korumacılığa değinerek, Türkiye’nin ihracatının **%62’sini serbest ticaret anlaşmalarının olduğu ülkelere** yapmasının, ülkeyi bu duruma karşı daha dayanıklı kıldığını belirtti.
İç yapısal zorluklara da değinen Şimşek, Türkiye’nin nüfusun yaşlanması konusunda bir avantaja sahip olduğunu söyledi. **1950’de %5,1 olan 65 yaş üstü dünya nüfusunun** toplam içindeki payının **%10’a yükselmesinin 73 yıl** sürdüğünü, ancak bu oranın **%15’lere çıkmasının sadece 27 yıl** süreceği öngörülüyor. Türkiye’nin, düşen doğurganlık oranlarına rağmen, çalışma çağındaki nüfus artışı sayesinde önemli bir demografik avantaja sahip olduğunu vurguladı. Ayrıca, **2025 Ekim ayı itibarıyla %36,5 olan kadınların işgücüne katılım oranının %54 seviyesindeki OECD ülkeleri ortalamasından düşük** olduğunu, bu oranın artırılmasının potansiyel büyümeyi destekleyeceğini belirtti.
Yapay Zeka, İklim Değişikliği ve Jeopolitik Riskler
Şimşek, **yapay zeka ve otonom teknolojilerin verimliliği artırma potansiyeline** dikkat çekerken, bu gelişmelerin **istihdam piyasası, gelir dağılımı ve bölgesel gelişmişlik farkları üzerinde olumsuz etkiler** yaratabileceği riskini de vurguladı. Dünyanın karşı karşıya olduğu diğer sorunlar olarak **iklim değişikliği ve artan jeopolitik gerilimler** de Şimşek’in sunumunda yer aldı.
Ekonomide Elde Edilen Kazanımlar
Bakan Şimşek, uygulanan program sayesinde önemli kazanımlar elde edildiğini belirtirken, uluslararası standartlara göre rezerv yeterliliğinin sağlandığını ifade etti. **Kur Korumalı Mevduat (KKM)**’den çıkışın başarıyla yönetildiğini ve bankacılık sektörünün sağlıklı yapısının sürdürülebilir yüksek büyüme için önemli olduğunu vurguladı. **Takipteki kredilerin oranının %2,4 ile düşük seviyede** olduğunu ve bankacılık sektörünün kur riskini başarıyla yönettiğini ekledi.
Cari açığın artık bir endişe kaynağı olmaktan çıktığını belirten Şimşek, makro dengesizliklerin azaltıldığını ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için yerli ve yenilenebilir enerji kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlara öncelik verdiklerini söyledi.
Risk Primindeki Düşüş ve Kredi Notu Artışları
Şimşek, reel sektörün ve bankaların daha uygun koşullarla dış finansmana erişiminin arttığını, risk algısındaki iyileşme ile **program öncesi 700 baz puana kadar yükselen risk priminin 219 baz puana gerilediğini** ve bu seviyenin **2018 Mayıs ayından sonraki en düşük seviye** olduğunu belirtti. Program sayesinde ülke kredi notunun **S&P ve Fitch tarafından 2’şer kademe, Moody’s tarafından ise 3 kademe yükseltildiğini** ve doğrudan yabancı yatırımların artmasının beklendiğini ifade etti.
Enflasyonla Mücadele ve Mali Disiplin
Bakan Şimşek, enflasyonla mücadeledeki gelişmeleri de değerlendirdi. **2022 Ekim ayında %85 ile zirve yapan yıllık enflasyonun, 2022 ve 2023 yıl sonlarında sırasıyla %64,3 ve %64,8 olduğunu, 2024’te ise %44,4’e indiğini** belirtti. **2025 yılı Kasım ayında yıllık enflasyonun son dört yılın en düşük seviyesi olan %31,1’e gerilemesinin** öngörüldüğünü söyledi.
Mali disiplinin tesis edildiğini ve kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Şimşek, **Kamu Maliyesi’nde Tasarruf ve Verimlilik Paketiyle harcama disiplininin güçlendirildiğini, gelir politikasının vergide adalet, vergilemede etkinlik ve kayıt dışılıkla mücadele eksenlerinde oluşturulduğunu ve vergi harcamalarının azaltıldığını** ifade etti. **En büyük vergi harcamasının, tüm çalışanların yararlandığı asgari ücret istisnası olduğunu ve bu istisna nedeniyle alınmayan 1 trilyon 92 milyar lira vergi tutarının 2026 yılı vergi harcamalarının yaklaşık üçte birini oluşturduğunu** belirtti.
Şimşek, vergiye uyumu güçlendirmek için dijital uygulamaların yaygınlaştırıldığını, vergi yükünün uluslararası kıyaslamalara göre yüksek olmadığını, vergilemede etkinliğin ve denetimin arttığını, kayıt dışılıkla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini ve mükelleflerin haklarını koruduklarını vurguladı.
Sosyal Destekler ve Gelecek Beklentileri
Şimşek, kamu borçluluğunun düşük seyrettiğini, yatırım, üretim, istihdam ve ihracatı güçlü bir şekilde desteklemeye devam ettiklerini, reel sektörün finansmana erişim imkânlarını artırdıklarını, ihracat desteklerini artırdıklarını, girişimcilik ekosistemini desteklemeye devam ettiklerini, hanehalkına enerji sübvansiyonlarının devam ettiğini ve **çalışanların ve emeklilerin her zaman yanında olduklarını, 23 yılda aylık ve ücretlerinde enflasyonun üzerinde artışlar yaparak alım güçlerini desteklediklerini** ifade etti.
Sunumunun sonunda Bakan Şimşek, **Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda nihai hedefin sürdürülebilir yüksek büyüme, daha adil gelir dağılımı ve kalıcı refah artışı olduğunu** belirtti. Bu hedefe ulaşırken fiyat istikrarının tesisi, mali disiplinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir cari denge ve yapısal dönüşümün temel öncelikler olduğunu vurguladı. Elde edilen kazanımları kalıcı hale getirmek ve karşı karşıya olunan zorlukları fırsata dönüştürmek amacıyla üretken altyapı yatırımlarını, sanayide dönüşümü, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracaklarını belirtti. Toplumun her kesimini gözeten kapsayıcı mali destek ve tedbirleri önceliklendirdiklerini ve önümüzdeki dönemde yapısal dönüşümü hızlandırarak Türkiye’nin uzun vadeli büyüme potansiyelini yukarı taşıyacak reformları hayata geçireceklerini ifade etti.