TCMB’nin Enflasyon Görünümü: Enerji Fiyatları Yükselişi ve İhtiyatlı Para Politikası
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 17 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı toplantı özetinde, iç talebin zayıflamasının belirginleştiğini ve enflasyonun ana eğiliminde düşüşün sürdüğünü vurguladı. Ancak küresel enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon görünümüne yukarı yönlü risk oluşturduğunu hatırlatarak para politikasında ihtiyatlı bir duruşun korunacağını belirtti.
İç Talepteki Zayıflama ve Enflasyonun Ana Eğilimi
TCMB’nin değerlendirmesine göre, **iç talepteki yavaşlama** son dönemde daha belirgin hâle geldi. Bu durum, tüketici fiyatları endeksinde gözlenen dalgalanmalara rağmen, **yıllık enflasyonun ağustosta %31,51**e gerilemesiyle birlikte **enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün** sürdüğünü gösteriyor. Banka, temmuzda başlayan gerilemenin ardından ağustosta sınırlı bir artış kaydedildiğini, ancak üç aylık ortalamalar üzerinden baktığımızda gerilemenin devam ettiğini ifade etti.
Enerji Fiyatlarındaki Artış ve Enflasyona Etkisi
TCMB, **enerji fiyatlarındaki yükselişin** enflasyon üzerindeki riskini özellikle vurguladı. Ağustosta enerji fiyatları **%5,46** artarken, bu artışın büyük ölçüde **uluslararası petrol fiyatlarındaki yükseliş** ve akaryakıt fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığını belirtti. Brent ham petrolün ortalama fiyatı ağustosta **91 USD**, eylül ayının ilk 10 gününde ise **103 USD** seviyesine yükseldi. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin etkisiyle TTF doğal gaz fiyatlarının da artmaya devam ettiği bildirildi.
Ekonomik Büyüme ve İç Talep Dinamikleri
TCMB, **2026’nın ikinci çeyreğinde** ekonominin **%2,3** yıllık büyüme ve **%1,1** çeyrek‑çeyrek büyüme kaydettiğini açıkladı. Özel tüketim harcamalarındaki düşüş, ikinci çeyrekte büyümeyi frenlemiş, ancak ihracatın artışı ve ithalatın gerilemesi net ihracata pozitif katkı sağlamıştı. Üçüncü çeyreğe ilişkin öncü verilerin de **iç talepteki zayıflığı** teyit ettiği ifade edildi.
Enflasyon Beklentileri ve Fiyatlama Davranışları
Enflasyon beklentileri de yükseliş trendi gösteriyor. Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre, **2026 yıl sonu enflasyon beklentisi %29,4** (0,2 puan artış), **2027 yıl sonu beklentisi %21,9** (0,5 puan artış) olarak güncellendi. Firmaların 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi **%32,8**, hanehalkının ise **%45,6** olarak belirlendi. TCMB, bu beklentilerin ve fiyatlama davranışlarının dezenflasyon sürecinde risk unsuru olmaya devam ettiğini vurguladı.
Faiz Oranları ve Finansal Piyasalardaki Gelişmeler
24 Temmuz‑4 Eylül dönemi içinde **TL mevduat faizleri 255 baz puan** gerileyerek **%44,4**, **TL ticari kredi faizleri 242 baz puan** düşerek **%49,3** oldu. İhtiyaç kredisi faizleri **%63**, taşıt kredisi faizleri **%37,6** seviyelerine gerilerken, konut kredisi faizleri **55 baz puan** artarak **%41,9** seviyesine yükseldi.
Uluslararası Rezervler ve Kredi Riski
TCMB’nin brüt uluslararası rezervleri, 24 Temmuz‑4 Eylül arasında **21,6 milyar USD** artarak **184,2 milyar USD** seviyesine ulaştı. Türkiye’nin 5 yıllık kredi riski primi (CDS) ise 22 Temmuz‑9 Eylül arasında **220 baz puan** seviyesine geriledi. Aynı dönemde net portföy girişi **1,1 milyar USD** olarak gerçekleşti.
Para Politikası Kurulu’nun İhtiyatlı Duruş Mesajı
10 Eylül’deki Para Politikası Kurulu toplantısında, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı **%37** seviyesinde sabit tutuldu. Gecelik borç verme faizi **%40**, gecelik borçlanma faizi ise **%35,5** olarak belirlendi. Kurul, gelecekteki faiz adımlarının **enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler** göz önünde bulundurularak belirleneceğini yineledi. Enflasyon görünümünde kalıcı ve belirgin bir bozulma yaşanması halinde para politikasının sıkılaştırılacağı, yukarı yönlü risklere karşı ise **ihtiyatlı duruş** vurgulandı.