Yeni OVP ile Türk Lirası Mevduatının Payı %61,5’e Yükseliyor, Kur Korumalı Mevduat Sıfırlandı

Yeni OVP ile Türk Lirası Mevduatının Payı %61,5’e Yükseliyor, Kur Korumalı Mevduat Sıfırlandı
Tepki Ver

Orta Vadeli Programın (OVP) Temel Hedefleri

2026 yılında küresel belirsizlik ve jeopolitik risklerin finans piyasalarını aşırı oynak hâle getirdiği bir ortamda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yeni Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında “istatistiksel istikrar” ve “para birimi dönüşümü” politikalarını sürdürme kararı aldı. Bu çerçevede, yabancı para (YP) mevduatının cazibesini azaltmak, Türk lirası (TL) mevduatının toplam içindeki payını %61,5’e yükseltmek ve vade uzatımını teşvik etmek öncelikli hedefler arasında yer alıyor.

Kur Korumalı Mevduat (KKM) Çıkışı ve TL Mevduatının Artışı

Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasına ilişkin çıkış stratejisi 2025 yılı Ağustos ayında gerçek kişiler için hesap açma ve yenileme işlemlerinin sonlandırılmasıyla başladı. O dönemde 9,6 milyar dolar değerindeki gerçek kişi KKM bakiyesi, 2026 Ağustos itibarıyla tamamen sıfırlandı. Tüzel kişi KKM hesapları ise 15 Şubat 2025’te kapanmış, 200 milyon dolar tutarındaki bakiye Aralık 2025’te sıfıra ulaşmıştı. KKM’nin toplam mevduat içindeki payı Ağustos 2023’te %26,2 iken, KKM tasfiyesi sonrasında TL mevduatının payı %61,5 seviyesine yükseldi.

Kredi Piyasasındaki Makroihtiyati Düzenlemeler

OVP dönemi içinde TCMB, kredi büyümesinin enflasyonla uyumlu seviyelerde seyretmesini sağlamak amacıyla bir dizi makroihtiyati adım attı. Ocak 2026’da yabancı para kredilerine yönelik büyüme sınırı sıkılaştırıldı ve aynı zamanda tüketici kredili mevduat hesapları (KMH) için de büyüme limiti getirildi. Mart ayında zorunlu karşılık uygulamasında istisna edilen kredilerin kapsamı daraltılırken, Mayıs sonunda tüketici ihtiyaç ve taşıt kredileri, KMH limitleri ve TL ticari krediler için büyüme sınırları düşürüldü.

Bu düzenlemelerin etkisiyle, kur etkisinden arındırılmış yıllıklandırılmış YP ticari kredi artışı %11,2 seviyesine geriledi (28 Ağustos itibarıyla). Ayrıca, TL cinsi yurt dışı repo işlemlerinden sağlanan fonlar ve yurt dışından kullanılan krediler için zorunlu karşılık oranları artırıldı.

Kredi Faizleri ve Finansal Koşullar

Makroihtiyati önlemlerle birlikte kredi faizleri, TCMB’nin politika adımlarıyla paralel bir seyir izledi. Fonlama maliyetindeki artış hem ticari hem de bireysel kredi faiz oranlarına yansıdı; bu durum TL lehine bir kredi kompozisyonunun oluşmasını destekledi. Sıkı finansal koşulların etkisiyle reel sektördeki borçluluk ve finansal kaldıraç oranları tarihsel ortalamaların altında kalırken, yabancı para kredileri büyük ölçekli firmalarda yoğunlaştı.

Hanehalkı borçluluğu ise makroihtiyati düzenlemeler sayesinde dengelendi; bireysel kredi kartı ve KMH büyümesi yavaşladı. Aynı dönemde, değerli metal fiyatlarındaki yükseliş, YP mevduatındaki kıymetli maden hesaplarının payını artırdı.

Bankacılık Sektöründeki Risk ve Sermaye Durumu

Bankacılık sektörünün takibe dönüşüm oranı Temmuz 2026’da %2,9’a yükselerek önceki yılın aynı dönemindeki %2,2 seviyesinden artış gösterdi; ancak bu oran hâlâ tarihi ortalamanın altında seyrediyor. Artışın temelinde KOBİ kredileri, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı alacaklarındaki artış bulunuyor.

Ocak 2026 itibarıyla kredi kartları ve ihtiyaç kredileri için yeniden yapılandırma imkanı getirildi; yüksek karşılık oranları ve bankaların güçlü sermaye yapısı finansal istikrar risklerini sınırladı. Aynı yıl, Basel III Final (Basel IV) ve AB mevzuatı uyumu kapsamında geçici esneklikler kaldırıldı. Sermaye Yeterliliği Rasyosu (SYR) Aralık 2025’te %19,7 iken, Ocak 2026’da %16,8, Temmuz 2026’da ise %16,6 seviyesine geriledi. Bu oranlar, yasal %8 ve BDDK’nin %12 hedefinin hâlen üzerindedir.

Gelecek Projeksiyonları ve Finansal Sektör Reformları

OVP, TL cinsinden yatırım araçlarının teşvik edilmesi, kredi büyümesinin para politikasıyla uyumlu tutularak sürdürülmesi ve yatırım‑ihracat finansman koşullarının iyileştirilmesi yönünde politikalarını devam ettirecek. Yabancı para mevduatının cazibesini azaltma, TL mevduatının payını artırma ve vadesini uzatma adımları, cari işlemler dengesini güçlendirme ve sürdürülebilir büyümeyi destekleme amacını taşıyor.

Finansal sektör düzenlemelerinde ise Basel III/IV uyumu, AB mevzuatı göz önünde bulundurularak şeffaflık ve raporlama yükümlülükleri artırılacak; tasarruf finansman şirketlerinin faaliyetleri denge içinde sürdürülürken, bankaların kurumsal yönetim ilkeleri ve iç sermaye değerlendirme süreçlerine ilişkin mevzuat güncellenecek. Kalkınma bankacılığının yeniden yapılandırılması ve etkinliğinin artırılması için mevzuat ve organizasyon altyapısı güçlendirilecek.

Sonuç: TL Mevduatının Güçlenmesi ve Finansal İstikrar

Yeni OVP kapsamında uygulanan politikalar, TL mevduatının payını %61,5 seviyesine çıkararak para birimi dönüşümünü hızlandırıyor. Kur Korumalı Mevduatın tamamen ortadan kalkması, yabancı para mevduatının cazibesinin azaltılması ve sıkı makroihtiyati önlemlerle kredi büyümesinin kontrol altına alınması, Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırıyor. Finansal istikrarın korunması ve yatırım‑ihracat finansmanının iyileştirilmesi, uzun vadeli sürdürülebilir büyüme hedefleriyle uyumlu bir çerçeve sunuyor.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

10078 Yazı

Benzer Yazılar