Erdoğan’ın Çin Ziyareti: Şanghay Zirvesi ve Türk SİHA’ları Gündemde
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Ağustos ve 1 Eylül 2025 tarihlerinde Çin’in Tiencin şehrinde gerçekleştirilecek kritik Şanghay İşbirliği Teşkilatı (ŞİT) zirvesine katılacak. Zirvede, Türkiye’nin savunma sanayii ürünleri ve özellikle Türk SİHA’ları masada olacak.
Şanghay Zirvesi: Bölgesel İşbirliği ve Türkiye’nin Rolü
Şanghay İşbirliği Teşkilatı zirvesi, bölgedeki önemli aktörleri bir araya getiren stratejik bir platform olma özelliği taşıyor. Zirveye, Rusya Federasyonu, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan, İran ve Belarus liderlerinin de katılması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping başta olmak üzere diğer mevkidaşlarıyla da ikili görüşmelerde bulunması planlanıyor. Bu görüşmelerde, bölgesel güvenlik, ekonomik işbirliği ve savunma sanayii konularının ele alınması bekleniyor.
Türkiye, ŞİT üyesi olmasa da, bu zirveye katılımı, bölgesel işbirliğine verdiği önemi gösteriyor. Zirve, Türkiye’nin Orta Asya ve diğer bölgelerdeki ülkelerle ilişkilerini geliştirme fırsatı sunuyor.
Kuşak ve Yol Girişimi: Türkiye’nin Transit Merkezi Rolü
Zirvede, Çin’in Asya, Avrupa ve Afrika arasında ticaret ve altyapı ağlarını geliştirmeyi amaçlayan dev projesi olan Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) de masaya yatırılacak. Türkiye, Asya ile Avrupa arasındaki stratejik konumu sayesinde bu projede doğal transit merkez olarak yer alıyor. Bu durum, Türkiye’ye önemli ekonomik avantajlar sağlayabilir.
BRI’nin, Türkiye’nin lojistik altyapısının geliştirilmesi ve ticaret hacminin artırılması için önemli bir fırsat olduğu değerlendiriliyor. Zirvede, Türkiye’nin BRI projesindeki rolünün ve beklentilerinin detaylı bir şekilde ele alınması bekleniyor.
Savunma Sanayii ve Güvenlik İşbirliği
Edinilen bilgiye göre; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Prof. Dr. Haluk Görgün’ün de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şanghay ziyaretindeki kurmay kadrosu içerisinde yer alacak olması, savunma sanayii ve güvenlik konularının zirvede önemli bir yer tutacağını gösteriyor. Özellikle Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan ve Özbekistan ile gerçekleştirilecek görüşmelerde, savunma sanayii ve güvenlik konularının da gündeme alınması bekleniyor.
Bu görüşmelerde, Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki son başarıları ve özellikle Türk SİHA’larının performansı vurgulanacak. Türkiye, bu ülkelerle savunma sanayii işbirliğini artırmayı hedefliyor.
Çin’in Savunma Sanayiindeki Yükselişi
Çin de savunma sanayiinde tıpkı Türkiye’nin son 10 yılda yaşadığına benzer bir süratli dönemden geçiyor. Hemen her gün farklı bir Çin füzesinin veyahut hava aracının görüntüleri ortaya çıkıyor. Bu ürünlere önceden ‘güvenilmez’ gözüyle bakılsa da Pakistan ile Hindistan arasında yaşanan son çatışmalarda Çin savaş uçağı ile hava-hava füzelerinin gösterdiği performans, bu bakış açısını tersi yönünde değiştirdi.
Çin’in savunma sanayii alanındaki yükselişi, küresel dengeleri de etkiliyor. Çin, savunma sanayii ürünlerini ihraç ederek, küresel pazarda önemli bir oyuncu haline geliyor.
Savunma sanayii alanında Çin, farklı bir strateji güdüyor. Çin’in büyük savunma firmaları artık yalnızca askeri üretici değil, aynı zamanda küresel ölçekte milyarlarca dolarlık ciro yapan teknoloji holdingleri haline geldi. Çin’in savunma sanayi stratejisi, devlet destekli dev şirketlerin, çift kullanımlı teknolojiler üzerinden hem iç pazarı beslemesi hem de dışa dönük agresif ihracat yapması üzerine kurulu. Bu model sayesinde kısa sürede hem ciroda hem de küresel etkide çok hızlı büyüyorlar.
Her geçen gün farklı isimdeki bir Çin savunma sanayii şirketi, dünyanın en büyük savunma sanayii şirketleri listesine adını yazdırıyor. Bu durum tabii ki de Güney Çin Denizi’nde artan gerilim ile doğrudan etkili. ABD, Çin’in savunma sanayiinin bu kadar agresif bir şekilde büyümesini doğal olarak bir tehdit kabul ediyor.
Ekonomik Etkiler ve Gelecek Projeksiyonları
Erdoğan’ın Çin ziyareti, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da güçlenmesine katkı sağlayabilir. Özellikle, Kuşak ve Yol Girişimi’ndeki işbirliği potansiyeli, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artmasına ve yeni yatırım fırsatlarının doğmasına zemin hazırlayabilir.
Ayrıca, savunma sanayii alanındaki işbirliği imkanları, Türkiye’nin savunma sanayii ihracatını artırmasına ve teknoloji transferi yoluyla yerli üretimi güçlendirmesine yardımcı olabilir.
Zirvede yapılacak görüşmelerin, Türkiye’nin bölgesel ve küresel arenadaki rolünü güçlendirmesi ve ekonomik çıkarlarını desteklemesi bekleniyor.