Fındık Üreticisine Kritik Uyarı: Vadeli Çek Tuzağına Dikkat!
Fındık sezonunun başlamasıyla birlikte üreticiler, piyasada dolaşan vadeli çek tekliflerine karşı dikkatli olmaları konusunda uyarılıyor. Hasatların tamamlanması ve ihracat yüklemelerinin başlamasıyla birlikte serbest piyasada fiyatlar, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı 195-200 TL/Kg taban fiyatının üzerine çıkarak 300-330 TL seviyelerine ulaştı. Ancak bu durum, bazı alıcıların üreticilere cazip görünen ancak riskli olabilecek vadeli ödeme teklifleri sunmasına neden oldu.
Rekolte Belirsizliği Fiyatları Etkiliyor
Sektör temsilcileri, rekoltenin beklenenin altında kalması ve güçlü üreticilerin fındığı depolara çekmesi nedeniyle fiyatların geleceği konusunda öngörüde bulunmanın zorlaştığını belirtiyor. Hasat öncesinde yaşanan rekolte ve fiyat tartışmalarının ardından, şimdi de piyasada düşük arz nedeniyle fiyatların daha da yükselmesinden endişe eden bazı alıcıların (manav) üreticilere farklı tekliflerde bulunmaya başladığı ifade ediliyor.
Finansman sıkıntısı çeken bazı alıcıların, üreticilere “Fındığı şimdi ver, sana %25 farkla 3 aylık çek vereyim” şeklinde teklifler sunduğu belirtiliyor. Bu durum, üreticilerin kısa vadede daha yüksek kazanç elde etme umuduyla risk almasına yol açabilir.
Vadeli Satışların Riskleri Neler?
Sektör temsilcileri, piyasada bazı küçük tüccarların üreticiye “Bugün 320 TL yerine, 3 ay vadeli çek karşılığı 400 TL ödeyelim” teklifinde bulunduğunu belirterek, üreticileri mağduriyet yaşamamaları için uyarıyor. Uzmanlar, “Vadeli mal satma zamanı değil. Böyle bir teklife güvenilmez. Madem satacaksın, peşin sat; paranı alıp bankaya yatır. Banka faizleri zaten daha yüksek getiriyor. Vadeli çeklerle üretici risk alır” ifadeleriyle üreticileri dikkatli olmaya çağırıyor.
Finansmana Sıkışan Alıcılar Vadeli Çek Veriyor
Finansmana sıkışan ve kredibilitesi olmayan bazı küçük alıcılar ve stokçuların, “Bankadan kredi çekip faiz ödemek yerine, üreticiden fındığı vadeli çekle almak daha avantajlı” yaklaşımıyla hareket ettiği vurgulanıyor. Bu durumun hem serbest piyasa fiyatlarını yukarı yönlü baskılayabileceği hem de sanayicinin hammadde tedarikinde belirsizlik yaratabileceği ifade ediliyor.
Üreticilere Tavsiyeler
Eski Giresun Ziraat Odası Başkanı Özer Akbaşlı, üreticilere özellikle vadeli satışlara temkinli yaklaşmaları uyarısında bulunuyor. Akbaşlı, “Üretici olarak bir yıllık emeğinizi bir yere bırakmak büyük bir risk. Bugün 400 TL’ye çıkmazsa, aradaki farkı kim ödeyecek?” diyerek üreticinin ihtiyacı kadar satış yapması ve mümkün olduğunca fındığı fiziki olarak elde tutmasını öneriyor. Ayrıca, “Arzı yavaşlattığımız müddetçe fiyat üstüne koyuyor. Üreticiler biraz bilinçlenmeye başladı. Bu nedenle acele etmeden, fiyatları kademeli takip ederek satış yapmak çok önemli” ifadelerini kullanıyor.
Akbaşlı, üreticilerin küçük alıcıların vadeli tekliflerine güvenmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Emanete fındık bırakmak yerine malını sat ve parasını güvenle banka üzerinden al. Bu hem üreticiyi hem piyasayı korur” şeklinde konuşuyor. Son 12 günde arzın yavaşlatılması sayesinde fiyatların yukarı yönlü hareket ettiğini belirten Akbaşlı, “Üretici elindeki fındığı piyasaya kontrollü vermeye devam etmeli. Arzı yavaşlatmak, talebi artırıyor” ifadelerini kullanıyor.
İhracat Hedefleri ve Sürdürülebilirlik Vurgusu
Doğu Karadeniz İhracatçı Birliği Fındık Komitesi Başkanı Sebahattin Arslantürk, mali yapısı zayıf olan küçük tüccarların vadeli alım tekliflerinin üretici için risk oluşturduğunu belirtiyor. Arslantürk, “Vadeli mal satma zamanı değil. Böyle bir teklife güvenilmez. Madem satacaksın, peşin sat; paranı alıp bankaya yatır. Banka faizleri zaten daha yüksek getiriyor. Vadeli çeklerle üretici risk alır” diyor.
Arslantürk, sezon başında dile getirdikleri 300 TL seviyesinin kısa sürede aşıldığını ve bugün Levant kalitenin 320 TL, Giresun kalitenin ise 335 TL‘den işlem gördüğünü belirtiyor. Üreticinin artık 400 TL fiyat telaffuz etmeye başladığını ve iç fındıkta da 670 TL seviyelerinin konuşulduğunu ifade ediyor. Arslantürk, dünya üretiminin ihtiyacı karşılamadığını vurgulayarak, 210-230 bin ton iç fındık ihracatı olabileceğini ve değer bazında ise 4 milyar dolara yakın gelirle tüm zamanların rekorunun kırılabileceğini öngörüyor.
Ancak sürdürülebilirlik için ciddi yapısal adımlar gerektiğini vurgulayan Arslantürk, “Verim ve kaliteyi artıracak altyapıları hızla kurmak zorundayız. İklim değişimi, don, kuraklık, kahverengi kokarca gibi tehditler büyüyor. Devletin ve sektörün acil bir eylem planı geliştirmesi gerekiyor” uyarısında bulunuyor. Kahverengi kokarcanın etkisine de değinen Arslantürk, bu yıl zararlının geçen yıla kıyasla daha yoğun görüldüğünü belirterek, “Mücadelede kısa sürede çözüm mümkün değil, en az 5-10 yıllık stratejiye ihtiyacımız var” diye ekliyor.
Piyasaya Kontrollü Giriş Yapın
Ordu Ziraat Odası Başkanı Aslan Soydan, fındık fiyatlarının üreticilerin istediği seviyelere geldiğini vurgulayarak, “Emanete fındık bırakmayın, farklı fiyat tekliflerine kapalı olun. Pazara ihtiyacınız kadar fındık indirin” diyerek üreticilere uyarılarda bulunuyor. Soydan, bu yıl üreticilerin, ürünlerini en iyi şekilde değerlendirebilecekleri bir fırsat yakaladığını belirterek, panik yapmadan, fiyatı kademeli takip ederek ve ihtiyacı kadar satış yaparak hareket etmelerinin önemli olduğunu ifade ediyor.
Zirai don ve verim kayıplarına karşı devletin üreticilere destek sağlamasının önemli olduğunu belirten Soydan, ÇKS kayıtlı üreticilerin, zarar oranlarına göre destek alacağını ve Ordu’da dekar başına maliyet bazlı 4 bin TL gibi ödemelerin gündemde olduğunu belirtiyor. Bu desteklerin, üreticinin bahçe ihtiyaçlarını karşılamasında büyük katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
Sosyal ve Hukuki Riskler
Nuteks Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Gören, piyasanın hızlı hareket ettiğini ve üreticilerin fındığını kademeli olarak sattığını ifade ederek, fiyatların kısa vadede yukarı çıkışının normal olduğunu belirtiyor. Üreticinin, ürününü uzun vadede değerlendirmek istediğini ve bu durumun haklı bir yaklaşım olduğunu ekliyor. Ancak vadeli çekle yapılan alımların sosyal ve hukuki riskler doğurabileceğini de belirten Gören, “Çek ve senet ödenmediğinde hukuki problemler, adli vakalar ve sosyal huzursuzluklar ortaya çıkabilir. Bu nedenle üreticilerin temkinli olması gerekiyor” uyarısında bulunuyor.
Gören, uzun vadede sürdürülebilir bir üretim ve ihracat politikası oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, “Sektörün istikrarı için tüm paydaşlar dikkatli hareket etmeli. Bugün fiyatlar hızla yükseliyor olsa da, kontrolsüz bir artışın uzun vadede kimseye faydası yok” şeklinde konuşuyor. Sonuç olarak, fındık üreticilerinin piyasadaki fırsatları değerlendirirken riskleri de göz önünde bulundurarak dikkatli adımlar atması, sürdürülebilir bir kazanç elde etmeleri için büyük önem taşıyor.