İTB Başkanı: Tarımda Tahsil Edilemeyen Alacaklar Yüzde 166 Arttı!

İTB Başkanı: Tarımda Tahsil Edilemeyen Alacaklar Yüzde 166 Arttı!
Tepki Ver

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Başkanı Işınsu Kestelli, tarım sektöründe tahsil edilemeyen alacakların endişe verici boyutlara ulaştığını açıkladı. Ağustos ayı meclis toplantısında konuşan Kestelli, tarım sektöründeki tahsil edilemeyen alacakların 6,7 milyar liraya yükseldiğini belirtti.

Tarım Sektöründe Alacak Krizi Derinleşiyor

Kestelli, bu durumun tarım üreticilerinin yaşadığı zorlukların ve finansal baskının açık bir göstergesi olduğunu vurguladı. Takipteki alacak miktarının bir yıl içinde yüzde 166 gibi rekor bir oranda artarak tüm sektörleri geride bırakması, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Tarım sektörünün kredi hacmi ise yüzde 1,81 artışla 1 trilyon 65 milyar lirayı aşmış durumda.

Üreticilerin girdi maliyetleri ile kur arasındaki dengenin bozulması nedeniyle uzun süredir sıkıntılı günler geçirdiğini belirten Kestelli, bu sorunun çözümü için acil önlemler alınması gerektiğini ifade etti. Özellikle kur şokları ve artan girdi maliyetlerinin üreticiler üzerindeki baskısı, tahsil edilemeyen alacakların artmasında önemli rol oynuyor.

Çözüm Önerileri ve Beklentiler

Kalıcı bir iyileşme için çeşitli çözüm önerileri sunan Kestelli, şunları kaydetti:

  • Tarımda girdi maliyetlerinin ve kredi faiz oranlarının düşürülmesi
  • Kredi geri ödemelerinin hasat dönemlerine uyumlu hale getirilmesi
  • Özellikle küçük ölçekli aile işletmelerinin finansmana erişim kanallarının güçlendirilmesi

Bu önlemlerin hayata geçirilmesiyle üreticilerin bir nebze rahatlayacağını ve ülke ekonomisinin daha sağlam bir zemine oturacağını belirten Kestelli, tarım sektörünün geleceği için umutlu olmakla birlikte, mevcut şartların revize edilmesi gerektiğini vurguladı.

İklim Değişikliği ve Kalite Sorunları İhracatı Tehdit Ediyor

Geride bırakılan sezonun tarım sektörü için kolay geçmediğine dikkat çeken Kestelli, özellikle kuru incirde yaşanan sorunlara değindi. Türkiye’nin dünya kuru incir ticaretinin yaklaşık yarısını karşıladığını ve bu sezon 350 milyon dolarlık ihracat yapıldığını hatırlatan Kestelli, incirin ülke ekonomisi için ne kadar önemli olduğunu vurguladı.

Ancak iklim değişikliğinin üretimde ve depolamada ciddi sıkıntılar yarattığını, aflatoksin ve okratoksin riskinin arttığını belirten Kestelli, Avrupa’dan geri dönen ürünlerin sadece firmaları değil, ülkenin prestijini de etkilediğini ifade etti. Bu nedenle, üreticiden tüccara, ihracatçıya kadar herkesin aynı hassasiyetle hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Gençlerin Tarıma İlgisi Azalıyor

İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer ise Türkiye’de tarım sektöründe çalışanların yaş ortalamasının giderek yükseldiğini ve genç nüfusun tarımdan uzaklaştığını belirtti. Tuncer, bu sorunun temel nedenlerini; tarımdaki düşük gelir, iş gücü yoğunluğu ve belirsiz pazar koşulları olarak sıraladı.

Çağımızın gençlerinin teknolojiye daha açık, inovatif ve risk almaya yatkın olduğunu belirten Tuncer, tarım sektörünün gençlerin ilgisini yeterince çekmediğini ifade etti. Sektörün geleceğini şekillendirecek kritik bir güç olan gençlere tarım, teknoloji ve sanayi entegrasyonundan oluşan yeni iş modelleri sunulması gerektiğini vurguladı. Genç potansiyelinin tarıma değer katan bir nesil olarak yetiştirmek için daha stratejik politikalar üretilmesi gerektiğini belirtti. İzmir Tarım Teknoloji Merkezi gibi önemli araştırma ve uygulama merkezlerinin gençlerin tarıma yönelmelerinde kaldıraç olarak kullanılabileceğini ifade etti.

Üzüm ve Pamukta Yaşanan Sorunlar

Üzümde nisan ayında yaşanan zirai donun sezonun kaderini değiştirdiğini kaydeden Kestelli, bazı bölgelerde kayıpların yüzde 100’e kadar çıktığını vurguladı. Eğer o don yaşanmamış olsaydı, belki rekor seviyede bir üretim yılı konuşulabileceğini belirten Kestelli, maalesef geçtiğimiz seneye göre yaklaşık yüzde 20’lik bir rekolte düşüşü yaşandığını ifade etti.

Pamukta da durumun farklı olmadığını belirten Kestelli, bu yıl ekim alanlarının yaklaşık yüzde 20 daralmasının öngörüldüğünü söyledi. Su kaynaklarının azaldığını, maliyetlerin arttığını, ancak fiyatların tatmin edici olmadığını belirten Kestelli, desteklemelerin ise yetersiz olduğunu ifade etti. Bu durumun üreticiyi pamuktan uzaklaştırdığını ve arz problemi yaşanınca ithalatın kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı. Kendi toprağında güçlü olunan ürünleri kaybetmenin sadece ekonomik bir kayıp değil, stratejik bir risk olduğunu belirtti.

Gelecek İçin İş Birliği Çağrısı

Kestelli, pamuk, incir, üzüm gibi ürünlerin sadece tarımsal ürünler olmadığını, bölgenin ve ülkenin geleceği olduğunu vurgulayarak, hep birlikte, iş birliğiyle ve dikkatle hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Bu sayede hem üreticinin kazanacağını hem ihracatçının rekabet gücünü koruyacağını hem de Türkiye’nin küresel tarım ve ticaret arenasında yerini sağlamlaştıracağını ifade etti. Aksi takdirde geri döndürülemez sonuçlar yaratılabileceği uyarısında bulundu.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

10078 Yazı

Benzer Yazılar