Kardem Tekstil’in Sırbistan Yatırımı Tasfiye Sürecine Girdi: 350 Çalışana İş Riski
Türk hazır giyim üreticisi Kardem Tekstil, Sırbistan’ın Smederevo kentindeki iştirakini Kaizen fabrikası üzerinden sonlandırma kararı aldı. 21 Ekim 2026 tarihli karar, fabrikanın ekonomik açıdan sürdürülebilir olmadığı gerekçesiyle alındı ve tasfiye süreci başlatıldı.
Yatırımın Tarihçesi ve Hedefleri
2016 yılında 13.500 m² kapalı alana sahip bir serbest bölgede kurulan Kaizen, başlangıçta 2.500 kişilik istihdam hedefiyle dikkat çekmişti. Belediye Başkanı Jasna Avramović, yatırımın bölgeye büyük bir katma değer sağlayacağını vurgulamıştı. İlk etapta 229 çalışan işe alınmış, Haziran 2017’ye kadar bu sayının 800’e çıkarılması planlanmıştı.
Ancak 2025 yılı sonu itibarıyla fabrikada çalışan kişi sayısı sadece 354 olarak kaydedildi. Bu durum, yatırımın hedeflenen büyüklükten çok uzak kaldığını gösteriyor.
Finansal Performans ve Kâr Marjı Düşüşü
Sırbistan Ticaret Sicili Kurumu’nun APR verilerine göre Kaizen, 2025 yılı toplam gelirini 1.277.597.000 Sırp dinarı olarak açıkladı. Bu, bir önceki yıla kıyasla %4,8’lik bir artış anlamına geliyor.
Gelir artışına rağmen şirketin net kârı 11.070.000 dinar olarak gerçekleşti ve bir önceki yılın seviyesine göre %60,9 azaldı. Net kâr marjı %0,9un altına geriledi; yani her 100 dinarlık gelire karşı yalnızca 0,87 dinar net kâr elde edildi.
Bu rakamlar, Kaizen’in satış gelirleri artarken kârlılığının ciddi biçimde zayıfladığını ortaya koyuyor. 2026 yılına ait finansal sonuçlar henüz açıklanmadığı için kapanış kararının sadece bu gerilemeden kaynaklandığını kesin söylemek mümkün değil.
Tasfiye Kararının Gerekçeleri
Patronlar Dünyası’nın haberine göre, 21 Ekim 2026’da alınan karar, faaliyetlerin “ekonomik açıdan uygun olmadığı” gerekçesiyle verildi. Sırbistan devlet televizyonu RTS, çalışanların iş sözleşmelerinin sona erdirilmesi için fabrikaya çağrıldığını ve öncelikle dört günlük ücretli izne gönderildiklerini bildirdi.
Önemli bir ayrıntı, tasfiye kararının iflas kararı olmadığı. Şirketin mevcut varlıkları, kısa vadeli 192,4 milyon dinar tutarındaki yükümlülüklerini karşılayabilecek düzeyde. Alacaklılara alacaklarını bildirmeleri için 120 günlük bir süre tanındı. Bu durum, Kaizen’in borçlarını ödeyemediği bir iflas durumundan ziyade, kâr etmiş olmasına rağmen faaliyetlerini sürdürmeyi ekonomik açıdan uygun bulmadığını işaret ediyor.
İş Gücü Üzerindeki Etkiler
RTS’nin duyurusuna göre, fabrika kapanışıyla birlikte **350** çalışan işini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Çalışanlara, yasal hak ve alacaklarının mevzuata uygun şekilde ödeneceği bildirildi, ancak tazminat miktarı, üretim ekipmanlarının geleceği ve tesisin başka bir yatırımcıya devredilip devredilmeyeceği henüz netleşmedi.
Bu durum, bölgedeki işsizlik oranını artırma potansiyeli taşıyor ve yerel ekonomiye ek bir yük getirebilir. Özellikle tekstil sektöründe nitelikli işgücüne olan talep göz önüne alındığında, çalışanların yeniden istihdam edilmesi için devlet ve özel sektör desteklerinin devreye girmesi gerekebilir.
Piyasa ve Sektörel Yansımalar
Kaizen’in tasfiye süreci, Türkiye’nin dış yatırımlarına dair risk algısını yeniden gündeme taşıdı. Yatırımın ilk yıllarında yüksek istihdam hedefi ve büyük ölçekli tesis planları, son yıllarda gerçekleşen düşük kârlılık ve çalışan sayısındaki durgunlukla çelişiyor. Bu durum, yatırım kararlarının sadece büyüklük ve istihdam odaklı değil, aynı zamanda uzun vadeli finansal sürdürülebilirlik temelinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Ekonomik analizler, kâr marjının düşüşünün sadece maliyet artışlarından değil, aynı zamanda bölgedeki rekabet koşulları ve talep dalgalanmalarından kaynaklanabileceğini işaret ediyor. Ayrıca, şirketin özkaynakları **178 milyon dinar** seviyesinde iken uzun vadeli bir borç yükümlülüğü bulunmaması, tasfiye kararının stratejik bir adım olabileceğine işaret ediyor.
Gelecek projeksiyonları açısından, Kaizen’in kapanışı Sırbistan’da tekstil sektörünün yeniden yapılandırılması ve yatırımcıların daha temkinli yaklaşması anlamına gelebilir. Bölgedeki diğer üreticiler, kârlılık baskılarını azaltmak için verimlilik artırıcı önlemler ve maliyet kontrolü stratejileri geliştirmeye yönelebilir.
Sonuç ve Beklentiler
Kardem Tekstil’in Sırbistan’daki yatırımı, 10 yıllık bir sürecin ardından tasfiye aşamasına gelmiş durumda. Gelir artışı ve net kâr elde edilmesine rağmen, kârlılık oranlarının ciddi düşüşü ve hedeflenen istihdam seviyelerinin çok altında kalması, kararın temelini oluşturuyor. Şirketin mevcut varlıkları borçlarını karşılayabilse de, ekonomik sürdürülebilirlik açısından faaliyetlerini sürdürmek mantıklı görülmemiş.
Bu gelişme, Türkiye‑Sırbistan ticaret ilişkileri ve bölgedeki tekstil yatırımları için bir uyarı niteliği taşıyor. Yatırımcıların, uzun vadeli kârlılık analizleri ve yerel pazar dinamiklerini dikkate alarak karar almaları, benzer durumların önüne geçebilir.