Motosiklet Sektöründe Vergi Kaçağı İddiası: 40 Milyar TL’lik Usulsüzlük Alarmı
Volta Motor Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa İnci, motosiklet piyasasında ciddi bir usulsüzlük yapıldığı iddiasını gündeme getirdi. İnci, özellikle 125 cc’lik motosikletlerin 50 cc ruhsatıyla satılarak hem sektörde haksız rekabete yol açıldığını hem de kamuya milyarlarca liralık zarar verildiğini belirtti.
Usulsüzlüğün Boyutu ve Tespiti
Mustafa İnci, bu usulsüzlüğü periyodik olarak yaptıkları pazar araştırmaları sonucunda tespit ettiklerini vurguladı. “Bunu son birkaç aydaki satış raporlarından fark ettik,” diyen İnci, kendi modellerini 40 bin liraya satmakta zorlanırken, bazı firmaların benzer ürünleri 70-80 bin liradan yüksek adetlerde satabildiğini gördüklerini ifade etti. Bu durumun nedenini araştırırken, 125 cc’lik motosikletlerin 50 cc ruhsatıyla satıldığı gerçeğiyle karşılaştıklarını söyledi.
Bu durumun arkasında yatan temel nedenin, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) muafiyeti, muayene, trafik sigortası ve sürücü belgesi gibi konularda sağlanan avantajlardan yararlanmak olduğu düşünülüyor. Silindir hacmi yüksek olmasına rağmen düşük hacimli gösterilen motosikletler, bu sayede yasal zorunluluklardan kaçabiliyor.
Trafikteki Riskler ve Kamu Zararı
İnci’ye göre bu durum sadece mali kayıplara neden olmakla kalmıyor, aynı zamanda trafikte de büyük risk oluşturuyor. Gerekli eğitimleri almamış ve ehliyeti olmayan kişilerin güçlü araçlar kullanması, trafik güvenliğini tehlikeye atıyor. “Çünkü burada gerekli eğitimi, ehliyeti almadan güçlü araç kullanımına neden olunduğu için trafikte bir güvenlik sorununa da sebep oluyor,” şeklinde konuştu.
Yapılan hesaplamalara göre, bu usulsüzlüğün 5 yıllık kamu zararı 40 milyar liraya ulaşıyor. Bu rakam, devletin vergi gelirlerindeki kaybın boyutunu gözler önüne seriyor. İnci, “Daha da önemlisi bu usulsüzlük nedeniyle trafikte insan hayatı ile oynanıyor,” diyerek konunun ciddiyetine dikkat çekti.
Bakanlıkların Denetimleri ve Çözüm Önerileri
Volta Motor Yönetim Kurulu Başkanı, tespit ettikleri usulsüzlüğü Ticaret ve Sanayi Bakanlıklarına bildirdiklerini ve bakanlıkların denetimleri artırdığını belirtti. Ancak İnci, denetimlerin satın alma süreçlerini de kapsaması gerektiğini vurguladı. Mevcut denetimlerin genellikle numune araçlar üzerinden yapıldığını ve vitrindeki teşhir araçlarının normal 50 cc’lik olduğu için denetimlerin olumlu sonuçlandığını, ancak sorunun satış sonrasında ortaya çıktığını ifade etti. Bu nedenle, denetimlerin daha kapsamlı ve satın alma odaklı yapılması gerektiği önerisinde bulundu.
Vergi Kaçakçılığının Boyutları ve Etkileri
Güçlü motor hacmine sahip araçların düşük kapasitede gösterilerek devletin büyük oranda vergi kaybına uğratıldığını belirten İnci, bu durumun sektörde haksız rekabete yol açtığını ve tüketicilerin MTV ile trafik sigortası gibi yasal yükümlülüklerden kaçınmasına neden olduğunu söyledi. Bir aracın kullanım süresinin beş yıl olduğu varsayıldığında, en az 5-6 bin TL vergi ve 10-12 bin lira arasında değişen yıllık trafik sigortası maliyetinden tasarruf edildiği görülüyor. Bu da 5 yılda araç başına 60-65 bin liralık bir maliyet avantajı sağlıyor.
İnci, “İnsanlar şimdi daha güçlü, daha hızlı bir araca sigortasız, risk yaratır bir şekilde ehliyetsiz biniyor,” diyerek bu durumun tehlikelerine dikkat çekti.
Kayıt Dışı Motosikletler ve Sektörel Etkileri
Geçtiğimiz yıl 1,2 milyon motosikletin tescilinin yapıldığını belirten İnci, 2025’te bir miktar düşüş bekleseler de yılsonunda 1 milyon tescil hedeflediklerini söyledi. Bu tescil edilen araçların yaklaşık yüzde 40’ının 50 cc kategorisinde olduğunu ve bu araçların yüzde 80’inin illegal olduğunu tahmin ettiklerini ifade etti. Bu da yılda yaklaşık 300-350 bin aracın kayıt dışı trafiğe çıktığı anlamına geliyor.
Bu durumun dürüst çalışan şirketlere büyük zarar verdiğini vurgulayan İnci, usulsüzlüklerin sektörün gelişmesini engellediğini belirtti. Türkiye’nin motosiklet pazarında dünyanın en büyük ilk 10 pazarı arasında yer aldığını ve son 5 yılda yıllık ortalama %50’nin üzerinde büyüme göstererek tüm dünyada en hızlı büyüyen pazar olduğunu hatırlattı. Avrupa’da yılda 1,7 milyon iki tekerlekli araç tescil edilirken, Türkiye’de bu rakamın geçen yıl 1,3 milyona ulaştığını söyledi.
İnci, “Ne yazık ki her yıl usulsüzlüğün adı ve şekli değişiyor ama devam ediyor. Bu da sektörün gelişmemesine sebep oluyor,” diyerek sektördeki olumsuzluklara dikkat çekti.
Sonuç ve Beklentiler
Mustafa İnci, Ticaret Bakanlığı’nın ÖTV farkı alan bayilere ağır yaptırım uygulayacağı yönündeki açıklamalarını olumlu karşıladıklarını, ancak denetimlerin daha etkin ve kapsamlı hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Sektördeki usulsüzlüklerin önlenmesi ve haksız rekabetin ortadan kaldırılması için tüm paydaşların iş birliği yapmasının önemine dikkat çekti. Dürüst çalışan firmaların korunması ve sektörün sağlıklı bir şekilde büyümesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini sözlerine ekledi.