Şirketlerin Tahsilat Sorunları Artıyor: Alacaklar Hasılatı Geçti!
Türkiye ekonomisindeki sıkı para politikası, finansmana erişim zorlukları ve daralan iç talep, şirketlerin tahsilat süreçlerini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Özellikle 2024 yılının ilk altı ayında, birçok şirket tahsilat yapmakta zorlanırken, alacaklarının hasılata oranı ciddi şekilde yükseldi. Sermaye piyasaları danışmanı Yunus Kaya’nın yaptığı kapsamlı bir analiz, borsada işlem gören reel sektör şirketlerinin karşı karşıya olduğu bu zorlu durumu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Tahsilat Zorlukları Büyüyor
Yunus Kaya’nın araştırmasına göre, borsada işlem gören finans, GYO (Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı), GSYO (Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı) ve dış ticaret şirketleri hariç, 400 reel sektör şirketinden 33’ü son tahsilatlarını geçen yıl yapmış durumda. Bu durum, şirketlerin nakit akışlarını ciddi şekilde etkiliyor ve finansal istikrarını tehdit ediyor. 2024 yılının sonunda bu sayı sadece 3 iken, yaşanan bu artışın vahameti daha da belirginleşiyor.
Sektörel Farklılıklar Göze Çarpıyor
Tahsilat konusunda sıkıntı yaşamayan sektörler ise dikkat çekiyor. Kaya’nın analizine göre, **ticaret, ulaştırma, madencilik ve turizm** sektörleri tahsilat performanslarıyla öne çıkıyor. Bu sektörlerin, diğer sektörlere kıyasla daha iyi bir nakit akışına sahip olduğu görülüyor.
Hasılat ve Alacaklar Arasındaki Uçurum
Borsadaki reel sektör şirketlerinin ilk 6 aydaki toplam hasılatı 4.86 trilyon TL seviyesinde gerçekleşirken, toplam alacakları 1.29 trilyon TL‘ye ulaşarak hasılatın yüzde 27‘sini oluşturdu. Bu oran, 2024 sonunda yüzde 13 seviyesindeydi. Alacakların hasılata oranındaki bu dramatik artış, şirketlerin tahsilat süreçlerinde yaşadığı zorlukları açıkça gösteriyor.
Alacak Sorunu Yaşayan Şirketler
Kaya’nın çalışmasına göre, kısa vadeli ticari alacakların hasılata oranına göre şirketler listelendiğinde, 48 şirketin yüzde 85 üzerinde orana sahip olduğu ve 33 şirketin ise yüzde 100‘ün üzerinde orana sahip olduğu görülüyor. Bu durum, söz konusu 33 şirketin son tahsilatını geçen yıl yapmış gibi gözükmesine neden oluyor. Bu şirketlerin sadece 8’inde tahsilat vadesi iyileşirken, 25’inde ise alacak sürelerinde kötüleşme devam ediyor. Bu da, sorunun giderek derinleştiğini gösteriyor.
Alacak Yönetiminin Önemi Artıyor
Yunus Kaya, borsadaki 400 şirketin yüzde 8,2’sinin ciddi bir alacak sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Bu durumun ülke genelindeki anonim ve limited şirketlere yansıması ise oldukça büyük. Mersis verilerine göre 217 bin anonim şirket olduğu dikkate alındığında, yaklaşık 18 bin anonim şirketin ve 1.3 milyon aktif limited şirket de eklendiğinde 100 bini aşkın şirketin alacak sorunu ile boğuştuğu öngörülüyor. Alacak yönetimindeki risklerin arttığı bu dönemde, yatırımcılar için tahsilat süresi ve alacakların ciroya oranı önemli bir gösterge haline geliyor.
Sektörel Bazda Alacak Oranları
Alacakların hasılata oranına göre sektörler değerlendirildiğinde, kağıt-gazete, savunma, metal eşya ve teknoloji sektörleri öne çıkıyor. Bu sektörlerde, alacakların hasılata oranı yüzde 50 civarında seyrediyor. Alacak sorunuyla pek uğraşmayan sektörler ise toptan ve perakende ticaret (marketlerin ağırlıkta olduğu) yüzde 7, madencilik yüzde 8, ulaştırma yüzde 12 ve turizm yüzde 14 oranlarıyla dikkat çekiyor.
Şirket Karlılıklarında Daralma
Gedik Yatırım’ın Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin bilançolarına dayanan analizine göre, şirketlerin ikinci çeyrekte kârlılık daralmaları yavaşladı. XUTUM endeksinde yılın ikinci çeyreğinde bilanço açıklayan 541 şirketin yüzde 56’sı yani 305’i kâr açıklarken, geri kalan 236 şirket ise zarar bildirdi. BİST100’de zarar açıklayanların oranı yüzde 24, BİST30’da ise yüzde 17 seviyesinde bulunuyor. Gedik Yatırım Araştırma Direktörü Ali Akkoyunlu, şirketlerin ikinci çeyrek bilanço sonuçlarını ilk çeyrek ile karşılaştırdıklarında kar daralmalarının azalmaya başladığını gözlemliyor. Sanayi sektörü karlarındaki daralma ilk çeyrekte yüzde 75 iken, ikinci çeyrekte yüzde 42‘ye geriledi. Bankacılık sektörü karları ise ilk çeyrekte yüzde 9,5 daralmadan ikinci çeyrekte yüzde 4,5 daralmaya geriledi. Akkoyunlu, geçen senenin yüksek bazından kaynaklanan yüksek montanlı daralmaların yılın ikinci yarısında daha da azalmasını bekliyor.
Ekonomik Etkiler ve Beklentiler
Şirketlerin tahsilat sorunlarının artması, ekonomideki genel durumu yansıtan önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Sıkı para politikası ve finansmana erişimdeki zorluklar, şirketlerin nakit akışlarını olumsuz etkileyerek yatırım kararlarını ertelemelerine ve istihdamda azalmaya yol açabiliyor. Tahsilat süreçlerinin iyileştirilmesi, ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle, hükümetin ve ilgili kurumların şirketlerin tahsilat sorunlarına çözüm üretecek politikalar geliştirmesi ve finansal destek mekanizmalarını güçlendirmesi gerekiyor.