Tekstil İstihdamında Sert Düşüş: İnşaat Sektörü İşgücü Açığını Kapatıyor mu?

Tekstil İstihdamında Sert Düşüş: İnşaat Sektörü İşgücü Açığını Kapatıyor mu?
Tepki Ver

Türkiye ekonomisi, sektörler arası istihdam kaymalarıyla yeni bir döneme giriyor. TEPAV’ın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sigortalı çalışan verilerini baz alarak hazırladığı Ağustos 2025 İstihdam İzleme Bülteni, bu değişimin çarpıcı sinyallerini veriyor. Bülten, genel istihdamda yıllık artış gözlemlenmesine rağmen, bazı sektörlerdeki sert düşüşlerin ve diğer sektörlerdeki belirgin yükselişlerin altını çiziyor.

Genel İstihdamda Yavaşlama ve Sektörel Farklılıklar

Ağustos 2025 itibarıyla Sosyal Güvenlik Destek Primi ödenen çalışanlar dahil toplam sigortalı çalışan sayısı, yıllık bazda yüzde 3,2‘lik bir artış gösterdi. Ancak bu artışın sevinci, aylık bazda yaşanan yüzde 1,3‘lük düşüşle gölgeleniyor. Toplam sigortalı çalışan sayısı 26 milyon 158 bin 64 seviyesine gerileyerek, Mart ayından bu yana süregelen aylık yükseliş trendini sonlandırdı.

Bu genel tablonun ardında, sektörler arasında büyük farklılıklar göze çarpıyor. 88 alt sektörün neredeyse yarısında (40 sektörde) sigortalı ücretli çalışan sayısı yıllık bazda azalırken, bazı sektörler önemli ölçüde istihdam artışı kaydetti.

Giyim ve Tekstil Sektöründe Alarm Zilleri

En dikkat çekici düşüş, giyim ve tekstil sektöründe yaşandı. Giyim eşyaları imalatı, 77 bin 928 kişilik istihdam kaybıyla en büyük darbeyi alan sektör oldu. Bu, sektörde çalışan sayısında yüzde 11,6‘lık bir azalmaya denk geliyor. Tekstil ürünleri imalatı da 36 bin 332 kişilik kayıpla bu olumsuz tabloya eşlik etti. İki sektörün toplam istihdam kaybı 114 bini aşıyor; bu durum, sektördeki yapısal sorunlara ve rekabet gücü kaybına işaret ediyor.

İnşaat Sektörü İstihdam Motoru Olmaya Devam Ediyor

Diğer yandan, bina inşaatı sektörü, Ağustos 2025 itibarıyla yıllık bazda 140 bin 401 kişilik istihdam artışıyla dikkat çekiyor. Bu, sektörün ekonomideki önemini ve istihdam yaratma potansiyelini bir kez daha kanıtlıyor. Perakende ticaret ise 130 bin 147 kişilik artışla inşaat sektörünü takip etti. Yiyecek ve içecek hizmeti faaliyetleri (69 bin 219) ile insan sağlığı hizmetleri (53 bin 35) de istihdam artışının belirgin olduğu diğer sektörler arasında yer aldı.

İş Yeri Sayısındaki Artış ve Bölgesel Dağılım

Türkiye genelinde faaliyet gösteren iş yeri sayısı ağustos ayında yıllık yüzde 6,7 artarak 2 milyon 248 bin 858‘e yükseldi. Bu artış, ekonomideki genel canlılığın bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. En fazla iş yeri artışı, 37 bin 14 ile perakende ticaret sektöründe kaydedildi; bu durum, tüketim harcamalarındaki artışın ve perakende sektöründeki genişlemenin bir yansıması olabilir.

İş yerlerinin bölgesel dağılımına bakıldığında, toplam iş yerlerinin yarısının İstanbul (yüzde 27), Ankara (yüzde 7,4), İzmir (yüzde 6,7), Antalya (yüzde 4,5) ve Bursa (yüzde 4,2) olmak üzere beş büyük ilde yoğunlaştığı görülüyor. Ağustos ayında iş yeri sayısının en fazla arttığı il ise 5 bin 714 artışla Hatay oldu. Hatay’ı sırasıyla Ankara (4 bin 810), Kahramanmaraş (3 bin 376) ve Malatya (2 bin 928) takip etti. Artvin hariç tüm illerde iş yeri sayısında artış yaşandı.

Ekonomik Etkiler ve Gelecek Beklentileri

TEPAV İstihdam İzleme Bülteni’nin verileri, Türkiye ekonomisinin kırılgan bir denge üzerinde olduğunu gösteriyor. Giyim ve tekstil sektöründeki istihdam kaybı, bu sektörlerin rekabet gücünü artırmaya yönelik yapısal reformların gerekliliğini ortaya koyuyor. İnşaat sektöründeki istihdam artışı ise ekonomik büyüme için önemli bir itici güç olmaya devam ediyor.

Perakende sektöründeki iş yeri sayısındaki artış, tüketim harcamalarındaki canlılığın sürdüğüne işaret ederken, bölgesel dağılımdaki farklılıklar da ekonomik kalkınmanın dengesizliğini gözler önüne seriyor. Hatay, Ankara, Kahramanmaraş ve Malatya gibi illerdeki iş yeri sayısındaki artış, bu bölgelerdeki ekonomik toparlanma çabalarının bir sonucu olarak değerlendirilebilir.

Önümüzdeki dönemde, Türkiye ekonomisinin istihdam yaratma potansiyelini artırmak için, özellikle giyim ve tekstil gibi rekabet gücü zayıflayan sektörlere yönelik destekleyici politikaların hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Aynı zamanda, inşaat sektöründeki büyümenin sürdürülebilirliği ve diğer sektörlere de yayılması, ekonomik büyümenin dengeli bir şekilde gerçekleşmesi için kritik öneme sahip.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

10105 Yazı

Benzer Yazılar