Memur-Sen’den Hakem Kurulu Eleştirilerine Yanıt: Sorumluluk ve Kazanım Vurgusu
Memur-Sen, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde Hakem Kurulu’na üye verme kararına yönelik eleştirilere kapsamlı bir açıklama ile yanıt verdi. Açıklamada, sürecin kamu işvereninin memur ve emekliyi yok sayan tutumu nedeniyle uzlaşmazlıkla sonuçlandığı, ancak üzerinde uzlaşılan 58 maddenin toplantı tutanağına kaydedildiği belirtildi. Bu maddelerin kazanımlara dönüştürülmesi için Hakem Kurulu’nda mücadele verilmesinin gerekliliği vurgulandı.
Hakem Kurulu Süreci ve Eleştiriler
Memur-Sen Genel Sekreteri Mahmut Faruk Doğan ve Türkiye Kamu-Sen Genel Başkan Yardımcısı Türkeş Güney’in katılımıyla gerçekleşen ilk Hakem Kurulu toplantısı sırasında, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak’ın Sayıştay önünde yaptığı açıklamalarla Memur-Sen’e yönelik eleştiriler yükseldi. Koçak, Memur-Sen’in Hakem Kurulu’na üye verme kararını eleştirerek, “Yetkili konfederasyon emekçilerin ve konfederasyonların tepkisi ile Hakem Kurulu’na başvurmaktan imtina etse de bugün katılımı ile Kurul toplantısının yapılmasını sağlayan konfederasyonların bu oyunu dürüst oynamadıkları ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı.
Memur-Sen, bu eleştirilere cevaben yaptığı açıklamada, sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini ve toplu sözleşme görüşmelerinde mutabakata varılan 58 maddeyi korumak için Hakem Kurulu’nda yer almanın zorunlu olduğunu savundu.
Memur-Sen’in Hakem Kurulu Kararının Gerekçesi
Memur-Sen, Hakem Kurulu’na başvurmamalarına rağmen, kamu işveren tarafının Hakem sürecini başlattığını ve bu durumda kamu görevlilerinin lehine ve aleyhine olacak durumları detaylı şekilde incelediklerini belirtti. Yapılan istişareler sonucunda, hakeme üye verilmediği takdirde uzlaşılan 58 maddenin yok sayılmasının ve önceki kazanımların belirsizliğe düşmesinin kamu görevlilerinin aleyhine olacağı sonucuna varıldığı ifade edildi.
Açıklamada, “Kamu görevlilerinin hak ve menfaatlerini bir meçhule bırakmak Memur-Sen olarak uygun görmediğimiz bir hamledir” denildi. Toplantı tutanağına kaydedilen ve üzerinde uzlaşı sağlanmış 58 maddede şube müdürlerinden şeflere, mühendislerden uzmanlara, Genel İdare Hizmetlerinden Yardımcı Hizmetlere kadar birçok unvan için elde edilen gelir kalemlerinin bulunduğu vurgulandı.
Olası Senaryolar ve Riskler
Memur-Sen, Toplu Sözleşme’nin Meclis’e gitmesi durumunda, bu maddelerin akıbetinin belirsiz olduğunu ve Meclis’in toplantı tutanağındaki tüm maddeleri dikkate alarak karar vermeyeceğinin açık olduğunu belirtti. Bu durumun, kamu görevlilerinin hak ve menfaatlerinin belirsiz bir geleceğe terk edilmesi anlamına geleceği ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bize, hakeme üye göndermeyin diyenler, bizim taşıdığımız sorumluluğu taşımayan, sırtında yumurta küfesi olmayan, mezkur 58 maddeden habersiz olan ya da habersizmiş gibi davranan kesimlerdir. Biz sorumluluk makamında oturan yetkili sendika olarak meseleye tepkisellikle değil akıl ve mantıkla bakıyor, ince eleyip sık dokuyarak hareket ediyoruz. Toplu Sözleşme Görüşmelerinde mutabakata varılan 58 maddeyi kazanıma dönüştürmek için Kurul’da mücadele veriyoruz.”
Sendikacılık Anlayışı ve Gelecek Beklentileri
Memur-Sen, meselenin bu boyutlarını bilinçli olarak görmezden gelen ve kitleyi yanlış bilgilendiren kesimlerin yönlendirmelerini dikkate almayacak kadar sendikal tecrübe ve birikime sahip olduklarını vurguladı. “Kimse bize sendikacılığı nasıl yapacağımızı öğretmeye kalkışmasın” denilen açıklamada, önceliklerinin üyeleri ve toplu sözleşme masasında temsil ettikleri kamu görevlilerinin hak ve menfaatleri olduğu belirtildi.
Ayrıca, yaşanan sorunun esas kaynağının mevcut sendika yasası olduğu ve bu yasanın çarpıklıkları düzeltilmeden adil bir pazarlık ve tarafsız bir hakem kararının mümkün olmadığı ifade edildi. Bu nedenle, öncelikle yeni bir Sendika Yasasının ivedilikle çıkarılması gerektiği vurgulandı. Memur-Sen, kamu görevlilerinin hak ve menfaatlerini her koşulda savunmaya devam edeceklerini ve memuru meçhule bırakan yolu seçmeyeceklerini belirtti.
Sonuç
Memur-Sen’in Hakem Kurulu’na üye verme kararı, toplu sözleşme sürecinde elde edilen 58 maddenin korunması ve kamu görevlilerinin haklarının güvence altına alınması amacıyla atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Sendika, eleştirilere rağmen sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini ve kamu görevlilerinin menfaatlerini korumak için mücadele etmeye devam edeceğini vurguluyor.