Türkiye Ekonomisi OECD’de İkinci, G20’de Dördüncü En Hızlı Büyüyen Ülke
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ekonomisinin 2025 yılının ikinci çeyreğinde OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ikinci, G20 ülkeleri arasında ise dördüncü ülke olduğunu açıkladı. Bu başarı, Türkiye’nin ekonomik performansının uluslararası alanda dikkat çekici bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bakan Bolat, bu olumlu tablonun yıl sonu ihracat hedeflerini aşma ve büyüme başarısını daha da ileriye taşıma yolunda önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı.
Ekonomik Büyümede İstikrarlı Yükseliş
Türkiye ekonomisi, 2025 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %4,8‘lik bir büyüme kaydetti. Bu büyüme, ekonominin son 20 çeyrektir kesintisiz olarak büyüme trendini sürdürdüğünü gösteriyor. Yıllıklandırılmış Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) ise 1 trilyon 474 milyar dolara ulaşarak tarihi bir rekora imza attı. Bu rakamlar, Türkiye ekonomisinin sağlam temeller üzerinde ilerlediğinin ve büyüme potansiyelinin yüksek olduğunun önemli bir kanıtı olarak değerlendiriliyor.
Mal ve hizmet ihracatının büyümeye pozitif katkı sağladığı ve yatırım harcamalarında da güçlü bir artış yaşandığı belirtildi. Bakan Bolat, “Türkiye ekonomisinde enflasyon ve işsizlik oranı düşerken ihracat artarken, yılın ikinci çeyreğinde güçlü bir ekonomik büyüme oranı başarılmıştır.” ifadelerini kullandı. Sanayi ve hizmetler sektöründeki büyüme oranının desteği ile makro ekonomik göstergelerdeki olumlu gelişmelerin artarak devam ettiği vurgulandı.
Cari Açıkta Tarihsel Ortalamanın Altında Seyir
2022’de %5, 2023’te %3,5 ve 2024’te %0,8 olan cari işlemler açığının GSYH içindeki payının, 2025’in ikinci çeyreği itibariyle yıllıklandırılmış olarak %1,3 ile tarihsel ortalamasının altında seyretmeye devam ettiği belirtildi. Bu durum, Türkiye ekonomisinin dış denge açısından da iyileşme gösterdiğini ve daha sürdürülebilir bir büyüme modeline doğru ilerlediğini gösteriyor.
Ekonomi Programının Başarısı
Bakan Bolat, kararlılıkla sürdürülen ekonomi programı sayesinde, küresel ve bölgesel belirsizliklere rağmen milli gelirdeki artış, cari işlemler açığındaki iyileşmeler, enflasyondaki düşüş, faiz oranlarındaki gerileme, kredi notlarındaki artışlar, risk primindeki gerileme, finansal istikrarı sağlama yönündeki adımlar, döviz rezervlerindeki artış ve toplumsal refahın adil dağılımı için sarf edilen çabaların, ekonomideki dengelenme ve istikrar sürecini güçlendirdiğini ifade etti.
Büyüme Rakamları ve İhracat Hedefleri
Salgın döneminde dahi büyüme performansını sürdüren Türkiye ekonomisi, 2020’de %1,8, 2021’de %11,8, 2022’de %5,4, 2023’te %5 ve 2024’te %3,3 büyüme kaydetti. 2025’in ilk çeyreğinde de %2,3 oranında büyüme kaydedilmişti. 2025 yılının ikinci çeyreğindeki büyüme hızı ise ivmelenerek %4,8‘e yükseldi. Bu büyüme hızı ile Türkiye, verisi açıklanan OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen 2’nci, G20’de ise 4’üncü ülke oldu. Yılın ilk yarısında büyüme hızı %3,6 olarak gerçekleşti. 2022’de 925 milyar dolar olan cari fiyatlarla GSYH, 2024’te tüm zamanların rekorunu kırarak 1 trilyon 358 milyar dolara yükselmişti. 2025’in ikinci çeyreğinde ise yıllıklandırılmış olarak 1 trilyon 474 milyar dolara ulaştı.
Bakan Bolat, bu yılın ikinci çeyreğinde mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısının 0,4 yüzde puan olarak gerçekleştiğini, yatırımların ise %8,8 artarak, ekonomik büyümeye 2,2 yüzde puan katkı sunduğuna işaret etti. Yatırımların, büyümeyi 3 çeyrektir kesintisiz desteklemeyi sürdürdüğünün altını çizdi. Üretim, yatırım ve ihracat artışının, iş gücü göstergelerine de yansıdığı vurgulandı.
İşsizlik Oranlarında Düşüş
İşsizlik oranının, 2025 Temmuz’da bir önceki aya göre 0,4 puan azalışla %8 seviyesinde gerçekleştiği belirtildi. Bu oran, 2005 Ocak-Temmuz arası en düşük seviye olarak kaydedildi. İşsizlik oranının son 27 aydır tek haneli seyrini sürdürerek %10‘un altında kalması, iş gücü piyasasının da olumlu bir performans sergilediğini gösteriyor.
Gelecek Beklentileri ve Hedefler
Bakan Bolat, yıl sonu için belirlenen 390 milyar dolar olan mal ve hizmet ihracatı hedefinin üzerinde bir performans yakalamak ve büyümede kaydedilen bu başarıyı daha da ileriye taşımak üzere çalışmalarına hızla devam edeceklerini vurguladı. Türkiye ekonomisinin dirençli yapısı ve sürdürülen politikalar sayesinde, gelecek dönemde de büyüme trendini devam ettirmesi ve hedeflere ulaşması bekleniyor.