Kredi Kartıyla Bahşiş Düzenlemesi İçin Turizm Sektörü Külliye’nin Kapısını Çaldı
Türkiye’deki turizm ve yeme-içme sektörleri, kredi kartıyla bahşiş uygulamasının yasal zemine oturtulması için Cumhurbaşkanlığı nezdinde girişimlerde bulundu. Turizm Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TURYID) ve Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES), bu düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde hem devletin vergi gelirlerinin artacağını hem de sektör çalışanlarının gelirlerinin önemli ölçüde yükseleceğini savunuyor.
Kredi Kartıyla Bahşiş Talebi Cumhurbaşkanlığı’na Taşındı
Uzun süredir gündemde olan ancak henüz yasalaşmayan kredi kartıyla bahşiş uygulaması için TURYID ve TÜRES, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan randevu talep etti. Derneklerin ortak talebi, uygulamanın detaylarını ve ekonomiye sağlayacağı faydaları doğrudan Cumhurbaşkanı’na aktarmak.
TURYİD Başkanı Kaya Mehmet Demirer ve TÜRES Başkanı Ramazan Bingöl imzasıyla gönderilen talep yazısında, “Türkiye’de hizmet ve turizm sektörünün gelişimi açısından önem arz eden, yeme-içme sektöründe kredi kartı ile bahşiş bırakılması uygulamasının yasal zemine kavuşturulması yönünde yürütülen çalışmalar kapsamında” bilgilendirme ve istişarede bulunmak üzere görüşme talep edildiği belirtildi.
Sektörün Beklentileri ve Savunmaları
Sektör temsilcileri, bu düzenlemenin yasalaşmasıyla birlikte devletin vergi gelirlerinde artış yaşanacağını, kayıt dışılığın azalacağını ve yeme-içme sektöründeki 2 milyondan fazla çalışanın gelirine doğrudan katkı sağlanacağını vurguluyor. Ayrıca, uygulamanın hayata geçmesiyle birlikte sektördeki kalifiye eleman göçünün de önüne geçilebileceği belirtiliyor.
Sektörün önde gelen dernekleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulmadan önce konuyu ilgili bakanlıklarla da görüştü. Hatta geçmiş yıllarda yasalaşma girişimleri de oldu. Ancak, henüz resmi bir adım atılmadı. Sektör temsilcileri, konuyu Külliye’deki Cumhurbaşkanı başdanışmanlarına yazılı olarak ileterek destek arayışlarını sürdürüyor.
Düzenlemenin Amacı ve Detayları
Sektör temsilcileri, yasalaşması beklenen düzenlemenin temel amacının, bahşişin işveren ücreti kapsamında değil, müşteri ile hizmet emekçisi arasındaki gönül rızası kapsamında değerlendirilmesi olduğunu belirtiyor. Düzenleme ile birlikte:
- Bahşişin, ücret tanımının dışına çıkarılması,
- Kredi kartı ile ödenebilmesinin yasal güvence altına alınması,
- Kredi kartı ile ödenen bahşişlerden yalnızca yüzde 10 stopaj kesintisi yapılması,
- Kalan tutarın, çalışanlar arasında kendi belirleyecekleri adil dağıtım anahtarı ile paylaşılması amaçlanıyor.
Nakit Kullanımının Azalması ve Kredi Kartı Bahşişinin Önemi
Nakit kullanımının azalmasıyla birlikte, özellikle turistler ve yerel misafirler nezdinde kredi kartıyla bahşiş verme talebi artmış durumda. Ancak mevcut mevzuattaki eksiklikler nedeniyle bu durum uygulamaya geçirilemiyor. Yeme-içme sektörünün yaklaşık 2 milyon çalışanıyla kamu sonrası en büyük istihdam sağlayan alan olduğu göz önüne alındığında, bu düzenlemenin önemi daha da artıyor. Düzenleme, uzun yıllardır süregelen bahşiş geleneğini günümüz ekonomik ve teknolojik koşullarına uyumlu hale getirecek.
Personel Göçü ve Bahşişin Rolü
Sektör kaynaklarına göre, Türkiye’deki yetişmiş servis personeli, daha yüksek ücretler nedeniyle Körfez ülkelerine göç ediyor. Özellikle Dubai’ye son 4 yılda 80 bin Türk servis çalışanının göç ettiği belirtiliyor. Bahşiş uygulamasının hayata geçmesiyle birlikte ücretlerin artacağı ve yetişmiş personelin ülkede kalacağı öngörülüyor.
Enflasyon ve İş Yemeklerindeki Değişim
Enflasyonist ortamda en büyük banknot olan 200 TL’nin nakit ödemelerde yetersiz kalması, kartlı ödemeleri artırdı. Kalabalık iş yemeklerinde yüksek meblağlı hesaplar için yüzde 10 bahşiş uygulamasının nakit olarak verilmesi zorlaşırken, kredi kartıyla ödeme hem kolaylık sağlıyor hem de kayıt dışılığı önlüyor.
Diğer yandan, restoranlar tarafından hesaba eklenen servis ücreti işletme geliri olarak kabul edildiğinden vergiye tabi oluyor. Müşterinin rızası dışında kesilen servis ücreti zaman zaman tepkilere de neden olabiliyor. Birçok gelişmiş ülkede ise hesap ödenirken müşteriye belirli yüzdeliklerle bahşiş seçeneği sunuluyor.
Yanlış Algı ve Düzenlemenin Akıbeti
Sektör kaynakları, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı gibi ilgili kamu otoriteleriyle tam mutabakat sağlandığı halde düzenlemenin yasalaşamadığını belirtiyor. Düzenleme torba yasa içerisine alınmışken, kamuoyunda “Garsonun bahşişine yüzde 10 vergi geliyor” şeklinde yanlış bir algı oluşması nedeniyle torbadan çıkarıldığı ifade ediliyor.
Sektör temsilcileri, daha önce gündeme gelen düzenlemedeki yüzde 10 stopajın kamu maliyesine sınırlı katkısı olacağından alınmayabileceğini veya düzenleme hayata geçtikten ve sistem oturduktan birkaç yıl sonra alınabileceğini düşünüyor.
Bahşiş Ekonomisinin Büyüklüğü ve Etkileri
Yeme içme sektörünün büyüklüğünün 1 trilyon lira olduğu tahmin ediliyor. Bahşiş ekonomisinin ise yüzde 10’dan hareketle 100 milyar lira civarında olduğu öngörülüyor. Özellikle turizmde, 60 milyar dolarlık turizm gelirinin 10 milyar dolarının gastronomiden geldiği düşünüldüğünde, yüzde 10’luk bahşiş ekonomisinin sadece turizmdeki büyüklüğü 1 milyar doları bulacak.
Turistlerin genellikle nakit taşımadıkları için servis personeli bahşiş gelirinden mahrum kalıyor. Oysa turistler kendi ülkelerinde kartla bahşiş ödemeye alışkınlar. Düzenlemenin hayata geçmesiyle birlikte hem sektör çalışanlarının gelirleri artacak hem de devletin vergi gelirleri yükselerek kayıt dışılıkla mücadeleye katkı sağlanacak.