Siyasi Belirsizlik Türkiye’nin Risk Primini Artırıyor: Uzmanlardan Ekonomi Değerlendirmesi

Siyasi Belirsizlik Türkiye’nin Risk Primini Artırıyor: Uzmanlardan Ekonomi Değerlendirmesi
Tepki Ver

Türkiye ekonomisi ve piyasaları üzerindeki siyasi baskılar, uzmanlar tarafından yakından takip ediliyor. Hakan Güldağ ve Ali Ağaoğlu’nun Şans Sohbetleri’nde yaptığı değerlendirmeler, siyasi gelişmelerin piyasalar üzerindeki olumsuz etkilerini ve Türkiye’nin artan risk primini gözler önüne seriyor.

Siyasi Gelişmeler ve Piyasa Tepkisi

Hakan Güldağ, siyasi gelişmelerin piyasaları olumsuz etkilediğini belirtirken, Ali Ağaoğlu, İstanbul seçimlerinin ardından Ankara ve CHP Kurultay davası gibi beklentilerin piyasalarda tedirginlik yarattığını vurguluyor. CHP’nin kayyuma itirazının reddedilmesiyle piyasada artan satış baskısı, piyasanın siyasi şoklara karşı ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor. Güldağ, bu durumun belirsizliği artırdığına dikkat çekiyor.

Ağaoğlu, konjonktürel gelişmelerin ötesinde ciddi bir politik riskin ortaya çıkmaya başladığını ifade ediyor. Yüksek Seçim Kurulu’nun kararlarının bağlayıcılığına dair oluşan şüpheler, çok partili sistemi temelinden sarsabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Seçim sonuçlarının mahkeme kararıyla iptal edilebilme ihtimali, piyasalarda belirsizliği artırarak yatırımcı güvenini zedeleyebilir.

Risk Primindeki Yükseliş ve Tahvil Piyasası

Siyasi belirsizliğin piyasaları sürekli baskı altında tutması, sadece borsayı değil, tahvil piyasasını da olumsuz etkiliyor. Türkiye’nin risk primi de bu durumdan nasibini alıyor. Ağaoğlu, bu hareketten önce **31’e düşmüş olan 10 yıllık tahvilin getirisinin 32,90’a yükseldiğini**, yani **200 baz puanlık bir artış** olduğunu belirtiyor. 2 yıllık tahvilde de benzer bir hareket gözlemlenirken, getirinin **42’nin üzerine çıktığı ve yaklaşık 200 baz puanlık bir artış** yaşandığı ifade ediliyor.

Piyasanın bu tepkiyi kurda her an gösteremeyebileceğini belirten Ağaoğlu, tepkinin daha çok borsa ve tahvil tarafında satış olarak kendini gösterdiğini vurguluyor. Bu durum, Türkiye’nin uzun vadeli riskinin artacağı beklentisini güçlendiriyor. Ağaoğlu, bu ortamın Türkiye’nin demokrasisi ve seçim gelenekleriyle ilgili önemli problemler çıkaracağına dikkat çekiyor.

Reel Sektör ve Merkez Bankası Politikaları

Reel sektörün “en kötüsü geride kaldı” diye düşünmeye başladığı bir dönemde yaşanan siyasi şoklar, moralleri bozuyor. Güldağ, Konya’da yaptığı gözlemlerde, insanların bu tür gelişmelere anlam veremediğini belirtiyor. Siyasetten kaynaklanan risklerin ekonomi ve piyasa üzerinde baskı kurmaya devam edeceğini ve testere dişi gibi inişli çıkışlı bir piyasa izleyeceğimizi vurguluyor.

Ağaoğlu, artık bu risklerle yaşamanın ve ona göre pozisyon almanın gerekliliğini belirtiyor. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin devam edeceğini ancak **300 baz puanlık bir indirimin hata olacağını** savunuyor. Merkez Bankası’nın döviz satışlarıyla kuru koruma çabalarına rağmen piyasa tepkisinin daha çok borsada görüldüğünü belirtiyor. Bu nedenle borsadaki beklentilerini pozitif yönde şekillendiremediğini ve risklerin piyasayı yoracağını ifade ediyor.

Altın ve Gümüş Piyasalarındaki Durum

Fed’in faiz indirim beklentisiyle altın ve gümüş fiyatlarında bir miktar yükseliş yaşanıyor. Ağaoğlu, altında bir düzeltme beklediğini ve bu düzeltmenin sınırlı kaldığını belirtiyor. Ardından **altında 3550 dolar, gümüşte ise 41 dolar** hedeflerine ulaşıldığını ifade ediyor.

Gümüşte bir sonraki hedefin **43,5 bandı** olduğunu ve bu seviyenin bu sene içinde görüleceğini öngörüyor. Altında ise daha fazla yükselme ihtimalinin azaldığını ve bu seviyelerin bir düzeltme seviyesi olduğunu belirtiyor. Ağaoğlu, altında **3675 gibi bir seviyenin görülebileceğini** ve sonrasında **4000 dolar, gümüşte ise 43,5 hatta 47,5** tahminlerinin olduğunu ancak bu hedeflere ulaşmanın gelecek yılın teması olacağını ifade ediyor.

Gelecek Yılın Temaları ve Amerika’daki Tahvil Piyasası

Ağaoğlu, piyasada pozisyon alanların yeni yıla bırakacakları düşüncesinin arka planında büyük bir problem olduğunu belirtiyor: Amerika’daki tahvil piyasasına olan güvenin sarsılacak olması. Özellikle Trump’ın diğer ülkeleri Amerika’nın uzun vadeli bonolarını almaya zorlaması sürecinin bu durumu tetikleyebileceğini öngörüyor. Bu dönemde altında ve kriptolarda yeni bir yükseliş görülebileceğini ancak bunun bu senenin işi olmadığını ifade ediyor. Fed’in bir-iki faiz indirimiyle bu durumu yönetebileceğini düşünüyor.

Sonuç olarak, Türkiye ekonomisi ve piyasaları üzerindeki siyasi belirsizlikler, risk primini artırarak yatırımcıların tedirginliğine yol açıyor. Uzmanlar, bu risklerle yaşamayı öğrenmenin ve ona göre pozisyon almanın gerekliliğini vurguluyor. Merkez Bankası’nın politikaları ve küresel gelişmeler de piyasaların seyrini etkilemeye devam edecek.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

10822 Yazı