Metal Piyasalarında Soluklanma Sonrası Yükseliş: 2027’de Yeniden İvme Beklentisi
Küresel metal piyasaları, Dünya Bankası’nın son raporuna göre önümüzdeki iki yıl boyunca bir geçiş döneminden geçecek. Emtia piyasalarındaki bu geçiş süreci, 2025 yılında endüstriyel metallerde yüzde 3’lük bir artışla tamamlanacak. Ardından 2026’da yatay bir seyir izlenecek ve 2027’de ise yüzde 2’lik bir yükseliş öngörülüyor. Bu durum, metal piyasalarında kısa vadede bir istikrar döneminin yaşanacağını, ancak arz koşullarının daralmasıyla birlikte yeni bir yükseliş dalgasının kaçınılmaz olacağını gösteriyor.
Metal Fiyatlarında Son Durum ve Beklentiler
2025’in üçüncü çeyreğinde metal fiyatları çeyrek bazda yüzde 4 oranında arttı. Ekim ayında da bu artış trendi devam etti. Güçlü talep koşulları, üretim cephesindeki kırılganlıklar ve yeni ticaret bariyerleri, metal fiyatlarını destekleyen temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Dünya Bankası ekonomistleri, genel olarak dengeli bir görünüm beklemekle birlikte, risk dengesinin aşağı yönlü olduğunu vurguluyorlar. Bu bağlamda, küresel büyümenin beklentilerin altında kalması en önemli risk faktörü olarak değerlendiriliyor. Özellikle Çin ekonomisindeki yavaşlama, küresel baz metaller talebinin yaklaşık yarısını etkileyebilecek potansiyele sahip.
2026: Nefeslenme Yılı
Dünya Bankası’na göre, 2026 yılı metal piyasaları için genel olarak bir nefeslenme yılı olacak. Sanayi metallerinin büyük bir bölümü, 2025’teki sert yükselişin ardından yatay bir seyir izleyecek. Bu durum, piyasaların bir süre dengelenme ve konsolide olma eğiliminde olacağını gösteriyor.
2027: Yeniden Yükseliş
2027 yılında ise üretim kısıtları, çevresel düzenlemeler ve enerji geçişiyle artan talep birleşerek yeni bir yükseliş eğilimini tetikleyecek. Özellikle alüminyum, bakır ve kalay, arz zincirindeki daralmadan en fazla fayda sağlayacak metaller olarak öne çıkıyor. Buna karşın nikel ve çinko, bol arz ve zayıf Çin talebi nedeniyle görece baskı altında kalacak.
Metal Piyasalarındaki Risk Haritası
Metal piyasalarını etkileyebilecek çeşitli risk faktörleri bulunuyor. Bu riskler hem aşağı yönlü hem de yukarı yönlü olabiliyor.
Aşağı Yönlü Riskler
- Küresel Büyümenin Zayıflaması: Çin’deki emlak ve ihracat sektörlerindeki devam eden durgunluk, küresel metal talebini aşağı çekebilir.
- Jeopolitik Belirsizlikler: Artan ticaret gerilimleri, yatırım ve dayanıklı tüketim mallarına yönelik iştahı azaltabilir.
- Politika Kaynaklı Yavaşlamalar: ABD-Çin rekabeti, sanayi yatırımlarında beklenmedik duraksamalara yol açabilir.
Yukarı Yönlü Riskler
- Üretim Kesintileri: Grevler, enerji kısıtları, su sıkıntısı ve aşırı hava olayları kaynaklı üretim kesintileri fiyatları yukarı itebilir.
- Yeni Ticaret Kısıtlamaları: ABD’nin yarı işlenmiş bakır ürünlerine yüzde 50 vergi getirmesi, AB’nin Rus alüminyumuna koyduğu sınırlamalar ve Endonezya’nın nikel ihracat yasağı gibi önlemler tedarik zincirini bozuyor.
- Veri Merkezi Yatırımları: Yapay zekâ (AI) odaklı veri merkezleri, özellikle bakır ve alüminyum talebinde tahminlerin ötesinde bir artış yaratabilir.
Metal Bazında Görünüm ve Beklentiler
Farklı metallerin piyasa görünümleri ve beklentileri farklılık gösteriyor. İşte bazı önemli metaller için beklenen gelişmeler:
Bakır
Bakır fiyatlarının 2026’da yüzde 1, 2027’de ise yüzde 2 artarak yeni yıllık rekor seviyelere ulaşması bekleniyor. 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 6 yükselerek 16 ayın zirvesine çıktı. Yılın genelinde bakır talebini, zayıf küresel büyümeye rağmen yenilenebilir enerji, savunma sanayi ve veri merkezi yatırımları destekledi. Endonezya’daki maden kesintileri arz tarafını sınırlarken, dengeli ancak sıkı bir piyasa görünümü oluştu.
Alüminyum
Alüminyum fiyatlarının 2026’da yüzde 1, 2027’de ise yüzde 4 artması bekleniyor. 2025’i yüzde 7’lik artışla kapatması bekleniyor. ABD’nin yıl içinde uygulamaya koyduğu gümrük vergilerine rağmen Ekim itibarıyla fiyatlarda toparlanma gözlendi. Çin’in karbon emisyonlarını sınırlamak amacıyla uyguladığı üretim tavanı, Avrupa’da enerji krizinin ardından devre dışı kalan tesislerin sınırlı şekilde devreye alınmasıyla birleşince arz büyümesi kısıtlı kaldı. Yenilenebilir enerji altyapısı, rüzgâr türbinleri ve iletim hatlarında kritik rolüyle alüminyum orta vadede güçlü bir konumda bulunuyor.
Kurşun
Kurşun fiyatlarında 2026’da yatay seyir, 2027’de ise yüzde 1’lik sınırlı artış bekleniyor. 2025 yılında yüzde 5 geriledi. Talep halen ağırlıklı olarak içten yanmalı motorlu araçlarda kullanılan bataryalardan geliyor. Elektrikli araçların yaygınlaşması bu talebi baskılasa da, mevcut araç parkı ve yenileme batarya ihtiyacı fiyatların dengede kalmasını sağlıyor. Kurşun piyasasında geri dönüşüm tedariki toplam arzın üçte ikisini oluşturduğu için piyasa dengesi korunuyor.
Nikel
Nikel fiyatlarında 2026’da yüzde 1, 2027’de ise yüzde 3’lük kademeli toparlanma öngörülüyor. 2025’te yüzde 9 oranında değer kaybederek en zayıf performans gösteren metallerden biri oldu. Endonezya kaynaklı yüksek üretim, küresel arz fazlasını büyütürken fiyatları baskıladı. Elektrikli araç bataryalarında kilit rol oynamasına rağmen, nikel içermeyen lityum-demir-fosfat (LFP) bataryaların yükselişi talep görünümünü sınırlıyor. Bu da arz fazlasının yavaş yavaş daralacağına işaret ediyor.
Kalay
Kalay fiyatlarında 2026’da yüzde 3, 2027’de ise yüzde 2 oranında yükseliş öngörülüyor. 2025’in en parlak performansına sahip metallerinden biri oldu ve yılı yüzde 10’luk artışla tamamladı. Endonezya ve Myanmar’da ihracatın yeniden başlamasıyla arzda geçici bir artış yaşansa da yeni maden yatırımlarının sınırlı olması nedeniyle piyasanın 2027’ye kadar sıkı kalması bekleniyor. Elektronik, yarı iletken ve güneş paneli üretiminde artan talep kalay fiyatlarını desteklemeye devam ediyor.
Çinko
Çinko fiyatlarının 2026 ve 2027’de yüzde 2’şer düşmesi bekleniyor. Fiyatlar 2025’te yatay kaldıktan sonra Ekim ayında bir miktar toparlandı. Ancak Çin’in inşaat ve otomotiv sektörlerindeki yavaşlama talebi sınırlıyor. Buna karşın altyapı ve yenilenebilir enerji yatırımları kısmi destek sağlıyor. Küresel üretimin toparlanması ve arzın artması bu düşüş beklentisinin temel nedeni.
Sonuç olarak, küresel metal piyasaları önümüzdeki yıllarda çeşitli faktörlerin etkisi altında dalgalanmaya devam edecek. Dünya Bankası’nın raporu, yatırımcılara ve sektör oyuncularına bu dalgalanmaları öngörmek ve stratejilerini buna göre ayarlamak için önemli bir yol haritası sunuyor.