BBVA Stratejisti: Enflasyonda Katılık Sürüyor, Yüzde 20 Altı Zor
BBVA MENA ve Türkiye Stratejisti Tufan Cömert, enflasyon görünümüne dair önemli değerlendirmelerde bulundu. CNBC-e Londra Temsilcisi Berfu Güven’in sorularını yanıtlayan Cömert, Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu ve gelecekteki olası senaryoları analiz etti.
Kur ve Enflasyon İlişkisi
Cömert, paritede yıl sonu için 1,1650-1,17 seviyelerinin görülebileceğini öngörüyor. Gelişen ülkeler için doların değer kaybettiği bir dönemde, yerel para birimlerinin bir miktar nefes alabileceğini belirtiyor. Türkiye’de ise kurun dikkatli bir şekilde yönetildiğini ve enflasyonla mücadele programının üç temel ayağı olduğunu vurguluyor: faiz politikası, maliye politikası ve dezenflasyonu destekleyecek sıkı bir politika.
Ancak Cömert, mevcut para politikasının “genişleyici değil ama o kadar sıkı da değil” şeklinde nitelendiriyor. Bu durumun, TL’nin değerini tek çıpa olarak bırakabileceğine işaret ediyor. Eylül ayında yükselen enflasyonun, Ekim ayında Ağustos seviyelerine gerilemesine rağmen, son üç aydır aynı noktada kalması dikkat çekiyor. Bu durum, faiz indirimlerine rağmen enflasyonda bir türlü istenen düşüşün sağlanamadığını gösteriyor.
Türk Şirketleri ve Risk Birikimi
Yaz aylarından bu yana TL’nin reel değer kazancının tekrar hızlanmaya başladığını belirten Cömert, rezervlerin ise hala yeterli seviyede olmadığını ifade ediyor. Yabancı yatırımcıların 19 Mart sonrasında daha çok swap piyasasına yöneldiğini gözlemliyor. Hisse piyasasında ise minik bir artış olduğunu, ancak yabancı yatırımcıların panik halinde Türkiye’den çıkma senaryosunun zor olduğunu belirtiyor.
Yerli yatırımcılar açısından en büyük riskin kurumsal tarafta olduğuna dikkat çeken Cömert, Türk bankalarında ve şirketlerinde ciddi bir risk birikimi olduğunu vurguluyor. Kurda yaşanacak ciddi bir sıçramanın ciddi sıkıntılara yol açabileceğini, ancak yetkililerin buna izin verme olasılığının düşük olduğunu düşünüyor. Mevcut durumda dövizde ciddi bir yükseliş beklemediğini ve TL’de reel değerlenmenin sürmesini beklediğini de ekliyor.
Enflasyon ve Gelecek Beklentileri
Cömert, enflasyon görünümünün “tatsız” olduğunu belirtirken, aylık trendin yüzde 2’ler civarında seyrettiğini ve bu katılığın nasıl kırılacağı konusunda bir fikri olmadığını dile getiriyor. 2026 yılında bile enflasyonun yüzde 20’nin altına inmesinin çok zor olduğunu öngörüyor. Gelecek yıl için Merkez Bankası’nın enflasyon raporunda sunduğu tahminlerin de üzerinde bir enflasyon bekliyor.
TCMB’nin Aralık toplantısında 100 baz puanlık bir faiz indiriminin makul göründüğünü, zira hala 7 puan civarında bir reel faiz olduğunu ifade ediyor. Gelecek yıl için ise 300-400 baz puanlık bir faiz indirimi öngörüyor. Ancak enflasyonun yüzde 30’ları ne zaman kıracağının henüz belirsiz olduğunu vurguluyor.
Yabancı Yatırımcı ve Yeni Hikaye İhtiyacı
Cömert, yabancıların Eurobond’lara çok fazla talep göstermediğini ve Türkiye’nin yatırımcılara yeni bir hikaye sunamadığını ifade ediyor. Mevcut durumda “kötümser bir şey yok ama yeni bir şey de söz konusu değil” diyerek, bu durumun yatırım çekmekte zorlanmaya neden olduğunu belirtiyor. Hisse senedi piyasasında belki başka bir hikaye yazılabileceğini düşünüyor.
Borsa tarafında yabancı yatırımcıların çok az olduğunu, ilk iki çeyrekte bilançoların çok kötü geldiğini, ancak üçüncü çeyrek bilançolarının fena olmadığını ve dördüncü çeyrek bilançolarının ise çok daha iyi geleceğini öngörüyor. Bu nedenle piyasanın da yavaş yavaş bu durumu satın aldığını düşünüyor. Faizlerin yavaş da olsa düşeceğini ve bankalar açısından güzel bir dönemin geldiğini belirterek, borsanın önümüzdeki dönemde 12 bin 500-13 binlere gitmesinin mümkün olduğunu ifade ediyor.
Sonuç
Tufan Cömert’in değerlendirmeleri, Türkiye ekonomisinin kırılgan bir denge üzerinde olduğunu gösteriyor. Enflasyonun katılığı, TL’nin reel değer kazanması ve şirketlerde biriken riskler, dikkatle yönetilmesi gereken önemli unsurlar olarak öne çıkıyor. Yabancı yatırımcıların ilgisini çekebilmek için ise Türkiye’nin yeni ve ikna edici bir hikaye sunması gerektiği açıkça görülüyor.