Cevdet Yılmaz’dan Ekonomi Değerlendirmesi: Büyüme, Enflasyon ve Finansal İstikrar Vurgusu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisine dair önemli açıklamalarda bulundu. TOBB Müşterek Konsey Toplantısı’nda konuşan Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik büyüme performansını, enflasyonla mücadeledeki gelişmeleri ve finansal istikrarı güçlendirmeye yönelik adımları değerlendirdi. Yılmaz’ın açıklamaları, ekonomideki mevcut durumu ve geleceğe yönelik beklentileri ortaya koyarken, hükümetin önceliklerini de vurguladı.
Türkiye Ekonomisinin Büyüme Performansı
Yılmaz, dünya ekonomisinin 2003-2024 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,5 büyüdüğünü, buna karşılık Türkiye’nin aynı dönemde yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüdüğünü belirtti. Türkiye’nin 2002’de dünyada 21’inci büyük ekonomi olduğunu, 2024’te ise 17’nci sıraya yükseldiğini aktaran Yılmaz, IMF’nin tahminlerinin gerçekleşmesi halinde bu yılın sonu itibariyle 16’ncı büyük ekonomi haline gelineceğini ifade etti.
Türkiye ekonomisinin büyüklüğünün, bu yıl ilk defa 1,5 trilyon doları aştığını belirten Yılmaz, kişi başına gelirin de bu yıl 17 bin doları geçmesini beklediklerini söyledi. Bu rakamlar, Türkiye ekonomisinin kaydettiği önemli ilerlemeyi ve potansiyelini ortaya koyuyor.
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 21 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü vurgulayarak, 3’üncü çeyrekte özellikle sanayi sektörünün gösterdiği yüzde 6,5‘lik büyüme performansının memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. İnşaat dahil, hizmetler sektörünün yüzde 4,6 büyüdüğünü belirten Yılmaz, tarım sektöründe yaşanan olumsuzluklara da değindi. Hem don hem kuraklık nedeniyle tarımda yüzde 12,7‘lik bir küçülme yaşandığını, bunun büyüme ve enflasyon hedeflerini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Enflasyonla Mücadele ve Beklentiler
Yılmaz, enflasyonun geçen yıl mayıs ayında yüzde 75,5 ile zirveye ulaştığını, o tarihten bugüne 44 puanı aşan bir düşüş gerçekleştiğini anımsattı. Son açıklanan rakamla enflasyon oranının yüzde 31,07 seviyesine kadar indiğini belirten Yılmaz, piyasadaki aktörlerin enflasyon beklentilerinin iyileştiğini, ancak tam istenilen noktada olmadığını dile getirdi.
Enflasyon beklentilerini iyileştirmenin önemine vurgu yapan Yılmaz, beklentilerdeki yüksekliği besleyen faktörlerden birinin sosyal medyadaki algılar olduğunu söyledi. Bu noktada, istatistik hazırladığını iddia eden ve metodolojisi tartışmalı olan bazı yapıların oluşturduğu algılara dikkat çekti. Yılmaz, bilimsel geçerliliği olmayan iddiaların toplumda yanlış algılar oluşturabileceğini ve ekonomiye zarar verebileceğini ifade etti.
Yılmaz, zirai don, kuraklık, beklenti gibi unsurların enflasyonu etkilediğini belirterek, “Görünen o ki bu yılın sonunda yüzde 30‘un biraz üzerinde bu enflasyonu kapatacağız. Gelecek yıl yüzde 20‘nin altını hedefliyoruz. Ondan sonraki yıl, 2027’de ise hedefimiz tek haneli rakamlara ülkemizi, ekonomimizi yeniden kavuşturmak” dedi. Para politikasının yanı sıra maliye politikasıyla da enflasyonla mücadeleyi destekleyeceklerini vurguladı.
Tarım Sektörüne Destekler
Yılmaz, tarım konusuna bu sene bütçeden ayrılan kaynağın 940 milyar liraya yakın olduğunu belirtti. Bu kaynağın bir kısmı doğrudan destek, bir kısmı kredi sübvansiyonu, bir kısmı sulama yatırımı, bir kısmı vergisel olarak vazgeçilen rakamlardan oluşuyor. Sulama yatırımlarına öncelik verildiğini ve su meselesi konusunda özel çalışmalar yapıldığını ifade etti. Tarımsal destekleme sisteminin suyla ilgili konularla yeniden şekillendirildiğini ve gelecek yıldan itibaren bunun etkilerinin görüleceğini söyledi.
Finansal İstikrar ve Uluslararası İşbirliği
Yılmaz, genel finansal koşullarda iyiye doğru gidildiğini, enflasyondaki düşüş, finansal piyasalardaki güven ortamının güçlenmesiyle beklentilerin daha iyi bir noktaya gelerek finansal piyasalarda genel olarak maliyetlerin düştüğü bir döneme doğru gidildiğini ifade etti.
Uluslararası kuruluşlardan finans sağlamaya devam ettiklerini belirten Yılmaz, Dünya Bankası, Asya Altyapı Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası gibi kuruluşlardan sağlanan desteklere değindi. Asya Kalkınma Bankası’nın 3 yılda 7 milyar dolara ulaşan bir kaynağı Türkiye’ye tahsis ettiğini ve tüm bu uluslararası kuruluşların finans desteğinin toplandığında 2025-2027 döneminde 45 milyar doları aşan uygun koşullu finansman paketi oluşturulduğunu söyledi.
İstihdam ve Sosyal Destekler
Yılmaz, işsizlik oranlarının 30 aydır tek hanede bulunduğunu hatırlatarak, iş gücü ödemelerinin milli gelirdeki payının arttığını ve bunun sosyal adalet açısından kıymetli bir rakam olduğunu vurguladı.
Geçen yıl istihdamını koruyan KOBİ’lere, istihdam başına 2 bin 500 lira destek verildiğini ve bununla önemli bir başarı sağlandığını belirten Yılmaz, bu programı devam ettirme kararı aldıklarını ve yeni düzenlemeyle KOBİ’ler dışında büyük ölçekli şirketlerin de dahil edileceğini açıkladı. Destek miktarının işçi başına 2 bin 500‘den 3 bin 500 liraya çıkarıldığını ve 1 milyonun üzerinde bir istihdamı bu şekilde korumayı öngördüklerini ifade etti.
Sonuç
Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları, Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyelini, enflasyonla mücadeledeki kararlılığı ve finansal istikrarı güçlendirmeye yönelik adımları ortaya koyuyor. Hükümetin tarım sektörüne verdiği destek, uluslararası işbirliği ve istihdamı koruma yönelik politikaları, Türkiye ekonomisinin geleceği için umut verici işaretler sunuyor. Yılmaz’ın vurguladığı gibi, doğru politikalar ve bilimsel yaklaşımlarla Türkiye ekonomisi hedeflerine ulaşma potansiyeline sahip.