Türkiye’nin otomotiv ihracatı 8 ayda 27,2 milyar dolar rekor kırdı
Türkiye’nin otomotiv sektörü, 2026 yılı ocak‑ağustos döneminde yüzde 2,5 artış göstererek 27,2 milyar dolar ihracat yaptı. Bu rakam, ülkenin tüm zamanların en yüksek sekiz aylık otomotiv ihracatı seviyesini temsil ediyor. Küresel ticaretteki belirsizliklere ve jeopolitik gerginliklere rağmen sektördeki büyüme, Türkiye’nin dış ticaret dengesine olumlu bir katkı sağladı.
Otomotiv İhracatında Rekor Dönem
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, ülkenin toplam dış satımı aynı dönemde yüzde 4 artışla 185 milyar 6 milyon 234 bin dolar seviyesine ulaştı. Ağustos ayındaki tek ay dış satışı ise yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolar olarak kaydedildi. Otomotiv sektörü, toplam ihracat içinde yüzde 14,7 pay alarak, genel dış ticaret performansının önemli bir itici gücü konumunda.
Coğrafi Dağılım: En Büyük Pazarlar
İhracatın en büyük payını Almanya aldı; burada 4,4 milyar dolar tutarında otomotiv satışı gerçekleşti. Almanya’yı 3,3 milyar dolar ile Fransa, 2,5 milyar dolar ile Birleşik Krallık, 2,4 milyar dolar ile İtalya ve 2,2 milyar dolar ile İspanya izledi.
Değer bazında artışta ise Fransa öne çıktı; bu dönemde Fransa’ya yapılan ihracat 338,2 milyon dolar arttı. İtalya 318,2 milyon dolar, Hollanda 148,3 milyon dolar, Almanya 105,6 milyon dolar ve Polonya 60,7 milyon dolar artış gösterdi. Polonya’ya toplam 1,2 milyar dolar, Hollanda’ya ise 519,8 milyon dolar ihracat yapıldı.
İl Bazında Performans: Kocaeli Öncü
İl bazında bakıldığında, otomotiv ihracatının lider kenti Kocaeli oldu; burada 8 milyar dolar değerinde dış satım gerçekleşti. Bursa 6,3 milyar dolar, İstanbul 5,6 milyar dolar, Sakarya 2,9 milyar dolar ve Ankara 1,3 milyar dolar otomotiv ihracatı yaptı. Bu dağılım, Türkiye’nin otomotiv üretim ekosisteminin bölgesel yoğunluğunu ve Kocaeli’nin sanayi altyapısının sektörel rekabet avantajını ortaya koyuyor.
Ekonomik ve Sektörel Etkiler
Otomotiv ihracatının artışı, döviz girdisini artırarak cari açık üzerindeki baskıyı hafifletiyor. Özellikle Avrupa pazarlarına yönelik güçlü performans, Türkiye’nin “Avrupa’nın otomotiv fabrikası” konumunu pekiştiriyor. Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dalgalanmalara rağmen sektör, esnek üretim kapasitesi ve yerli parça kullanım oranının yükselmesi sayesinde rekabet gücünü korudu.
İhracatın artması, otomotiv yan sanayi firmalarına da doğrudan fayda sağlıyor; üretim hacmindeki genişleme, iş gücü talebini artırıyor ve dolaylı olarak istihdamda olumlu bir etki yaratıyor. Ayrıca, yüksek katma değerli dış satım, yerli firmaların Ar‑Ge yatırımlarını destekleyerek uzun vadeli teknolojik dönüşümün hızlanmasına zemin hazırlıyor.
Gelecek Projeksiyonları ve Beklentiler
TİM’in yayımladığı öngörülere göre, 2025 ve 2026 yıllarının ocak‑ağustos dönemlerinde Almanya, Fransa ve İtalya gibi ana pazarların ihracat hacimlerinde sırasıyla 2,4 %**, **11,4 %** ve **15,0 %** artış bekleniyor. Birleşik Krallık ve İspanya ise sırasıyla **‑9,1 %** ve **‑3,2 %** gibi daralmalar öngörülüyor. Bu tablo, Avrupa’da bölgesel talep farklılıklarının sürdüğünü gösterirken, Türkiye’nin pazar çeşitliliğini artırma stratejisinin önemini vurguluyor.
Özetle, otomotiv ihracatındaki bu rekor performans, Türkiye’nin dış ticaret hedeflerine ulaşmasında kritik bir kilometre taşı olarak değerlendirilebilir. Sektörün sürdürülebilir büyümesi, hem makroekonomik istikrar hem de yerli üretimin global rekabet gücünü yükseltme açısından büyük fırsatlar sunuyor.