Fed beklentileri ve yükselen enerji maliyetleri euroyu üç ayın dip seviyesine sürükledi

Fed beklentileri ve yükselen enerji maliyetleri euroyu üç ayın dip seviyesine sürükledi
Tepki Ver

ABD Merkez Bankası (Fed) enflasyonla mücadele kapsamında daha sıkı para politikası izleyebileceği beklentileri, doların diğer para birimleri karşısında güçlenmesine yol açtı. Aynı zamanda Avrupa’da artan enerji maliyetleri, euro üzerindeki baskıyı artırarak euro/dolar paritesini son üç ayın en düşük seviyesine, 1,1332 seviyesine çekti. Bu seviye, 24 Haziran tarihinden bu yana görülmemiş bir dip olarak kayıtlara geçti.

Fed’in faiz artışı beklentileri ve euro üzerindeki etkisi

Enflasyon endişelerinin devam etmesi, piyasa katılımcılarını Fed’in yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha yapabileceği yönünde ikna ediyor. Özellikle Ekim toplantısında politika faizinin 25 baz puan artırılması ihtimali %73 olarak değerlendiriliyor. Aralık toplantısında ise faiz oranının sabit kalması ya da artırılması konusundaki belirsizlik öne çıkıyor.

Bu beklentiler, doların euro karşısında değer kazanmasına ve euro/dolar paritesinin aşağı yönlü baskı altında kalmasına neden oldu. Fed’in “şahin” tutumu, para piyasalarında risk iştahını daraltarak euroyu zora sokuyor.

Enerji fiyatları ve jeopolitik risklerin döviz piyasasına yansıması

Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler, petrol fiyatlarını yükselterek enerji arzına ilişkin endişeleri tetikledi. Yüksek enerji maliyetleri, Avrupa’da enflasyonun kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor. Analistler, enerji kaynaklı fiyat baskılarının sürmesi halinde merkez bankalarının para politikalarını daha da sıkılaştırması gerektiğini vurguluyor.

Bu bağlamda, Societe Generale FX Strateji Başkanı Kit Juckes, “Yüksek petrol fiyatları, güçlü ekonomi, yüksek tahvil faizleri ve Fed’in sıkı para politikası, yalnızca siyasi söylemlerle etkisizleştirilemeyecek temel faktörler” diyerek euro/dolar paritesinin kademeli bir düşüş trendi içinde olabileceğini öngörüyor.

Tahvil getirileri arasındaki ayrışma ve euro/dolar hareketleri

In Touch Capital Markets Kıdemli FX Analisti Piotr Matys, ABD ve Avrupa tahvil getirileri arasındaki farkın dolar lehine açıldığını belirterek, “Bu ayrışma euro/dolar paritesine de yansıyor; euro üzerindeki aşağı yönlü baskı devam ediyor” şeklinde bir değerlendirme yaptı. Matys, ABD’de açıklanacak istihdam raporları ve tarım dışı istihdam verilerinin euroyu daha da hassas bir konuma getireceğini işaret etti.

Matys, “ABD verileri Fed’in şahin beklentilerini zayıflatırsa, euro/dolar paritesinde yatay bir seyir ya da hafif bir yükseliş görülebilir” diyerek, önümüzdeki hafta açıklanacak çekirdek kişisel tüketim harcamaları, tarım dışı istihdam ve ISM imalat sanayi verilerinin paritenin seyrini belirleyeceğini vurguladı.

Ekonomik verilerin euro üzerindeki kısa vadeli etkileri

Euro/dolar paritesi, gün içinde %0,3 azalışla 1,1332 seviyesine geriledi. Bu düşüş, hem Fed’in faiz artışı beklentileri hem de Avrupa’da sürdürülen yüksek enerji fiyatlarının bir kombinasyonu olarak yorumlanıyor. Analistler, enerji fiyatlarının yüksek kalması sürece euro/dolar paritesinde “kademeli düşüş” trendinin devam edebileceğini belirtiyor.

Öte yandan, euro’nun bu dip seviyenin üzerine uzun süre kalabilmesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın doları baskı altında tutmaya yönelik açıklamalarının sınırlı etkisine işaret ediyor. Juckes, “Dolara yönelik söylemler tek başına euroyu destekleyecek bir faktör değil; temel ekonomik dinamikler daha ağır basıyor” diye ekliyor.

Gelecek projeksiyonları ve piyasa beklentileri

Euro’nun önümüzdeki dönemdeki seyri, büyük ölçüde ABD ve Avrupa’da açıklanacak makroekonomik verilere bağlı olacak. Özellikle Fed’in faiz artırma kararları ve Avrupa’da enerji maliyetlerinin seyrine göre euro/dolar paritesi ya yatay kalacak ya da hafif bir toparlanma gösterebilecek. Ancak enerji fiyatları ve tahvil getirileri arasındaki mevcut farkın sürmesi halinde, euro’nun değer kaybının devam etmesi olası görülüyor.

Sonuç olarak, euro/dolar paritesindeki son düşüş, Fed’in sıkı para politikası beklentileri ve Avrupa’daki enerji fiyatı baskısının bir araya gelmesiyle oluştu. Piyasa katılımcıları, önümüzdeki hafta açıklanacak ABD istihdam verileri ve enerji fiyatlarındaki gelişmelere odaklanarak, euro’nun kısa vadeli yönünü değerlendirecek.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

10533 Yazı

Benzer Yazılar