SPK’nın 131 Tasfiye Fonuna Yönelik Kanun Teklifi: 450 Bin Yatırımcı İçin Ödeme Detayları Açıklandı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül 2026 tarihli tasfiye kararıyla 131 yatırım fonunu kapsayan bir yasal düzenleme sürecine girdi. Bu fonlarda toplam 450 bin yatırımcı yer alıyor ve TBMM’ye sunulması planlanan kanun teklifi, yatırımcıların alacaklarının nasıl ödeneceği, fonların mal varlıklarının sorumluları ve yeni oluşturulacak “Geri Kazanım Hesabı” gibi kritik konuları ayrıntılı bir şekilde ele alıyor.
Kanun Teklifi ve Önemli Maddeler
TBMM’ye 15.30’da sunulması beklenen teklif, dokuz maddeden oluşuyor. Bu maddeler, yatırımcıların alacaklarının hesaplanmasından sorumlu kişilerin mal varlıklarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Teklifin temel amacı, tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin bir biçimde yürütülmesini sağlamak. CNBC’e Ankara temsilcisi Hazal Ateş’in aktardığına göre, bu çerçevede yedi başlık altında önemli düzenlemeler bulunuyor.
Ara Ödeme ve Tam Ödeme Mekanizması
Teklifin en dikkat çeken kısmı, yatırımcılara yapılacak ara ödemeleri belirleyen kriterler. Fonların likidite durumu yetersiz olduğunda aşağıdaki adımlar uygulanacak:
- Tam Ödeme Sınırı: Net yatırım tutarı 1 milyon TLnin altında olan yatırımcılara, bu tutarın tamamı ödenebilecek.
- Üst Sınır Uygulaması: Net yatırım tutarı 1 milyon TL ve üzeri olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek.
- Oransal Dağıtım: Dağıtılabilir nakdin yetersiz kalması durumunda, ödemeler fon pay sahiplerinin hak oranları gözetilerek oransal olarak gerçekleştirilecek.
Bu uygulama, fonların likidite sıkıntısı yaşaması halinde yatırımcılara adil bir paylaşım sağlamak amacıyla tasarlandı.
Alacakların Hesaplanmasında Kullanılacak Endeks
Yatırımcıların alacaklarını belirlerken hangi göstergeye başvurulacağı da netleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve üretici fiyat endeksi (ÜFE)nin aritmetik ortalaması temel alınacak. Böylece enflasyonist etkiler de hesaba katılarak, alacakların gerçek değerine uygun bir ödeme yapılması hedefleniyor.
Geri Kazanım Hesabı ve Fon Zararlarından Sorumluluk
Tasfiye kapsamındaki 131 fon için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde özel bir “Geri Kazanım Hesabı” oluşturulacak. Her fon için ayrı alt hesapların açılması planlanıyor ve bu hesaplar:
- TMSF’nin kendi mal varlığından tamamen ayrı tutulacak.
- Toplanan tutarlar, kamu alacakları dahil olmak üzere haczedilemeyecek, teminat gösterilemeyecek ve başka amaçlarla kullanılamayacak.
Fonların mal varlığından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri getirilmesi için sorumluluk zinciri yeniden tanımlanıyor. Öncelikle fonun kurucusu ve portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. SPK tarafından belirlenen diğer sorumlu kişilerin mal varlıkları üzerinden, TMSF 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsil işlemleri başlatacak. Mevcut ihtiyati tedbirler ve hacizler otomatik olarak kalkacak, süreç boyunca yeni icra takipleri başlatılamayacak.
Öte yandan, daha önce gerçeğe aykırı değerler üzerinden ödeme almış kişilerin, emsal getiriyi aşan tutarları isteğe bağlı olarak iade etmesi teşvik edilecek. Bu gönüllü iadeler, fon havuzundaki kaynakların artırılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.
Piyasa ve Yatırımcılar Üzerindeki Ekonomik Etkiler
Bu yasal düzenlemenin piyasaya etkileri birkaç açıdan değerlendirilebilir. Öncelikle, 131 fonun tasfiye sürecinde şeffaf bir ödeme mekanizmasının oluşması, yatırımcı güveninin yeniden tesis edilmesine yardımcı olacak. 1 milyon TL altı yatırımlara tam ödeme yapılması, küçük ölçekli yatırımcıların kayıplarını en aza indirecek; büyük yatırımcılar ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme alarak likidite sıkıntılarını hafifletecek.
“Geri Kazanım Hesabı” sayesinde fon varlıkları ayrı bir havuzda tutulacak ve bu kaynakların icra ve haciz gibi risklerden korunması, fonun uzun vadeli sürdürülebilirliğini artıracak. Sorumluluk zincirinin netleşmesi ise fonların zarara uğratılması durumunda ilgili kişi ve kurumların mal varlıklarından tahsilat yapılmasını mümkün kılarak, yatırımcıların zararını azaltma potansiyeli taşıyor.
Gelecek Projeksiyonları ve Beklentiler
TBMM’ye sunulması planlanan kanun teklifinin kabul edilmesi halinde, tasfiye sürecinin daha hızlı ve etkili bir şekilde tamamlanması bekleniyor. Özellikle 450 bin yatırımcının alacaklarının belirlenen kriterlere göre ödenmesi, piyasa likiditesini bir ölçüde destekleyecek. Ayrıca, TMSF’nin “Geri Kazanım Hesabı” yönetimi, fonların mali yapılarını güçlendirerek, olası yeni tasfiye durumlarında benzer bir çerçevenin hızlıca devreye alınmasını sağlayabilir.
Sonuç olarak, SPK’nın bu kritik aşamadaki düzenlemeleri, Türkiye sermaye piyasasının istikrarını koruma ve yatırımcıların güvenini yeniden inşa etme yönünde atılmış önemli bir adım olarak görülüyor.