TCMB Başkanı Karahan Enflasyon Raporunu Açıkladı: İşte Öne Çıkanlar
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 2025 yılının üçüncü enflasyon raporunu İstanbul Finans Merkezi (İFM) TCMB yerleşkesinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında kamuoyu ile paylaştı. Toplantıda Karahan, enflasyon görünümüne, para politikasına ve ekonomik gelişmelere dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Enflasyonla Mücadelede Gelinen Son Durum
Karahan’ın vurguladığı en önemli noktalardan biri, sıkı para politikası uygulamalarının sonuçlarının kademeli olarak alınmaya başlandığıydı. TCMB Başkanı, 2024 Haziran ayından bu yana enflasyondaki düşüşün kesintisiz devam ettiğini belirtti. Ayrıca, önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarının kararlılıkla kullanılmaya devam edileceğinin altını çizdi. Karahan, fiyat istikrarının sağlanması yolunda kaydedilen mesafeyi önemsediklerini ifade etti.
Enflasyonun Temmuz ayında, 2024 Mayıs ayındaki zirvesine kıyasla 42 puan düşüş kaydettiğini belirten Karahan, dezenflasyon sürecinin kesintisiz bir şekilde devam ettiğini vurguladı. Enflasyonun son üç ayda piyasa beklentilerinden düşük gerçekleştiğini ancak hizmet sektöründeki ataletin tahminlerin üzerinde risk oluşturmaya devam ettiğini sözlerine ekledi. TCMB Başkanı, enflasyonun son 3 ayda öngörülen tahmin aralığında gerçekleştiğini ve enflasyonda kademeli yavaşlama eğiliminin sürdüğünü ifade etti. Ağustos ayındaki öncü verilerin de bu kademeli yavaşlamanın devam edeceğine işaret ettiğini belirtti. Gıda grubunda zirai dona rağmen enflasyonda yavaşlama görüldüğünü de sözlerine ekledi.
Karahan, enflasyon beklentilerinin tüm sektörlerde gerilediğini ancak bu iyileşmeye rağmen beklentilerin hala tahminlerinin üzerinde olduğunu ifade etti. Bundan böyle veri akışına bağlı olarak revize edilebilecek verilerin yanı sıra ara hedeflerle de kamuoyunun bilgilendirileceğini söyledi.
Para Politikası ve Finansal Koşullar
TCMB Başkanı, sıkı para politikası duruşunun dezenflasyon sürecinin devamını sağlayacağını ve bu politikayı sürdürmeye kararlı olduklarını yineledi. Finansal koşullardaki sıkılığın devam ettiğini de sözlerine ekledi. Para Politikası Kurulu (PPK) kararı sonrası Temmuz ayının ilk haftasına göre tüketici kredisi faizlerinin 5,3 puan, ticari kredi faizlerinin ise 5,5 puan gerilediğini açıkladı.
Ekonomik Göstergeler ve Beklentiler
Karahan’ın sunumunda yer alan diğer önemli noktalardan bazıları şunlardı:
- Enerji emtia fiyatlarının geçtiğimiz toplantı dönemine göre bir miktar arttığı
- Ekonomilere göre farklılaşan dinamiklere rağmen faiz indirim süreçlerinin Nisan ayı sonrasında da ülkeler genelinde devam ettiği
- Özel tüketimin büyümeye katkısının belirgin olarak gerilediği
- İkinci çeyrekte sanayi üretim endeksindeki artışın yavaşladığı
- İmalat sanayiinde kapasite kullanımının son 1 yıldır geçmiş dönem ortalamasının altında seyrettiği
- Manşet işsizlik oranının ikinci çeyrekte bir miktar artmakla birlikte geçmiş dönem ortalamalarının altında olduğu
- İşgücü piyasasının manşet işsizlik oranının ima ettiğine kıyasla daha az sıkı olduğu
- Kartla yapılan harcamaların tüketimde ivme kaybının devamına işaret ettiği
- Cari açığın milli gelire oranının 2. çeyrekte yüzde 1,3 civarında seyredeceğinin tahmin edildiği
Geçmiş Enflasyon Tahminleri
TCMB’nin geçmiş enflasyon raporlarındaki tahminlerine de değinildi. 7 Şubat’ta yapılan 1. Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısında 2025 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 21’den yüzde 24’e çıkarılmıştı. Enflasyon tahminleri 2026 sonu için yüzde 12, 2027 sonu için ise yüzde 8 olarak açıklanmıştı. 1. Enflasyon Raporu’nda 2025 için enflasyon tahmin aralığı yüzde 19-29, 2026 yılı için ise yüzde 6-18 olarak belirlenmişti. 22 Mayıs’taki 2. Enflasyon raporunda ise enflasyon tahminleri ve aralıkları değiştirilmemişti.
Sonuç
TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın açıklamaları, enflasyonla mücadelede gelinen noktayı ve gelecek dönemde izlenecek para politikalarını net bir şekilde ortaya koydu. Sıkı para politikasının devam edeceği ve enflasyonun kademeli olarak düşürülmesinin hedeflendiği vurgusu, piyasalar için önemli bir mesaj niteliği taşıyor. Açıklanan ekonomik göstergeler ve beklentiler, Türkiye ekonomisinin genel görünümü hakkında da önemli bilgiler sunuyor.