Borsa İstanbul’da Yükseliş Sürecek mi? Uzmanlardan Beklentiler

Borsa İstanbul’da Yükseliş Sürecek mi? Uzmanlardan Beklentiler

Borsa İstanbul, son dönemde kaydettiği rekor seviyelerle yatırımcıların dikkatini çekiyor. “Borsada yükseliş sürer mi?” sorusu, piyasaların en çok merak ettiği konuların başında geliyor. Uzmanlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirim döngüsü, küresel risklerdeki azalma ve jeopolitik iyileşmelerin etkisiyle Borsa İstanbul’da yeni rekorların görülebileceğini belirtiyor.

Borsa İstanbul’daki Yükselişin Temel Nedenleri

Uzmanlar, Borsa İstanbul’daki yükselişi destekleyen temel faktörleri şu şekilde sıralıyor:

  • TCMB’nin Faiz İndirimleri: Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine başlaması, piyasalarda risk iştahını artırarak borsaya olan ilgiyi artırıyor.
  • Küresel Risklerdeki Azalma: Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona ereceğine dair iyimserlik ve Orta Doğu’daki tansiyonun yatışmasıyla jeopolitik risklerin azalması, yatırımcıların güvenini artırıyor.
  • Yurt İçinde Yürütülen Dezenflasyon Süreci: Enflasyonu düşürmeye yönelik politikaların olumlu sonuçlar vermesi, ekonomik istikrar beklentilerini güçlendiriyor.

Bu faktörlerin bir araya gelmesiyle BIST 100 endeksi, önemli bir yükseliş trendi yakalamış durumda. Yıla 9.858,10 puandan başlayan BIST 100 endeksi, bir dönem 8.872,75 puana kadar gerilemiş olsa da, daha sonra toparlanarak 11.334,48 puan seviyesine ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Ayrıca, kapanış rekorunu da tazeleyerek 11.313,90 seviyesine yükseldi. Bu, piyasanın güçlü bir ivme kazandığını gösteriyor.

TCMB’nin Rezervlerindeki Artış

TCMB’nin toplam rezervleri de dikkat çekici bir şekilde artış gösteriyor. Rezervler, 176 milyar 510 milyon dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı ve üst üste iki haftada rekor kırdı. Bu durum, Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı daha dirençli hale geldiğinin bir işareti olarak yorumlanıyor.

Uzmanların Borsa İstanbul Beklentileri

İş Portföy Başekonomisti Hande Şekerci, ABD’deki para politikası ve tarifelerle ilgili haber akışına rağmen, genel olarak yatırım ortamının olumlu kalmaya devam ettiğini belirtiyor. Şekerci, Ukrayna ve Rusya arasındaki barış görüşmelerinde ilerleme sağlanmasının yurt içine de olumlu yansıdığına dikkat çekiyor. Ayrıca, son bir ayda turizm, tekstil, elektrik, metal eşya, ulaştırma ve holding endekslerinin BIST 100’e göre daha iyi performans gösterdiğini vurguluyor. Yıl başından bu yana ise ulaştırma, mali endeks, teknoloji ve turizm endeksleri BIST 100’ün kazancını aşan endeksler içinde yer alıyor.

Şekerci, Türkiye ekonomisinin bu sene yüzde 3’ün hafif altında büyümesini beklediklerini ifade ediyor. Ayrıca, TCMB’nin faiz indirimlerine devam edeceğini ve yıl sonunda politika faizinin yüzde 35’e inmesini beklediklerini belirtiyor. Dolar/TL kurunun ise 44 seviyesinin hafif üzerinde bu yılı bitirmesi bekleniyor.

2026 Yılı Beklentileri

Şekerci, 2026 yılının hem enflasyonun düşmesi hem de faiz indirimlerinin devam etmesi açısından bir çeşit sınav yılı olacağını vurguluyor. Yurt içinde öngörülemeyen oynaklıklar yaşanmazsa, baz senaryoda enflasyon momentumunun, sepet kur artışı ve TL varlıkların kısa vadeli getirileri karşılaştırmasında TL varlıkların cazip kalmaya devam edeceğini değerlendiriyor. Dezenflasyon patikasına bağlı olarak, TL varlıklar içinde daha önceki mevduat ve kısa vadeli fonlar yerine, tahvil ve hisse senedini yoğun içeren fonlar ile Borsa İstanbul’un öne çıkmaya başlayabileceğini öngörüyor. 2026 yılsonunda politika faizinin yüzde 25 seviyesine inebileceği tahmin ediliyor.

İntegral Yatırım Ekonomik Araştırmalar Müdürü Seda Yalçınkaya Özer, Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine devam edeceği algısının piyasayı güçlü tutmaya devam ettiğini belirtiyor. Özer, BIST 100 endeksinde ekonomideki toparlanma süreci sürdükçe, enflasyonun dezenflasyon sürecine doğru evrilmeye devam etmesi, yeni bir risk unsuru oluşmaması ve faiz indirimlerinin gelmesi halinde nominal olarak yeni rekor seviyelerinin gelmesinin sürpriz olmayacağını ifade ediyor. 3. çeyrek bilançolara yönelik beklentilerin de oldukça önemli olduğunu ve 3. çeyreğin sonuna doğru gelen sektörel verilerin beklentilerin şekillenmesi açısından kıymetli olacağını söylüyor.

Gedik Yatırım Araştırma Uzmanı Burak Pırlanta, borsadaki yükselişin arkasında faiz indirim süreciyle birlikte risk iştahının yeniden artmasının yattığını belirtiyor. Faizlerin aşağı yönlü hareket etmesinin hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların borsaya yönelmesini sağladığını aktaran Pırlanta, şirket kârlılıklarının henüz çok olumlu olmasa da beklentilerin üzerinde gerçekleşmesinin de hisse senetlerini daha cazip hale getirdiğini ifade ediyor. Pırlanta, yükselişin devam edip etmeyeceğini değerlendirirken, sadece mevcut ekonomik verileri değil, aynı zamanda politik ve jeopolitik gelişmeleri de dikkate almak gerektiğini vurguluyor. Yılın son çeyreğinde, ekonomik toparlanmanın faiz indirim süreciyle birlikte hız kazanması ve şirket kârlarının destekleyici olması halinde endeksin daha yüksek seviyeleri test etmesini sağlayabileceğini ve kısa vadede borsadaki yükselişin ivmesini korumasını beklediklerini ifade ediyor.

Sonuç

Borsa İstanbul’daki yükseliş trendinin devam edip etmeyeceği, önümüzdeki dönemde TCMB’nin para politikaları, küresel risklerin seyri ve jeopolitik gelişmeler gibi birçok faktöre bağlı olacak. Uzmanlar, genel olarak iyimser bir tablo çizmekle birlikte, yatırımcıların dikkatli olması ve risklerini iyi yönetmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle politik ve jeopolitik gelişmelerin yakından takip edilmesi, yatırım kararlarında önemli bir rol oynayacak.

Benzer Yazılar