Altın Denge Arayışında, Petrol OPEC Kararıyla Düşüşte
Küresel emtia piyasaları, ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük tarifeleri ve OPEC’in üretim kararlarıyla yön arayışında. Altın fiyatları, Fed’in faiz kararı ve ABD’den gelen ekonomik verilerin etkisiyle dengelenmeye çalışırken, Brent petrol fiyatları OPEC+ grubunun üretim artışı kararıyla düşüşe geçti. Brent petrolün varil fiyatı, haftanın ilk işlem gününde yüzde 2’den fazla değer kaybederek 68 dolar sınırına kadar geriledi.
Petrol Fiyatlarında Düşüş ve Etkileri
Petrol fiyatlarındaki düşüşün temel nedenleri arasında, OPEC+ grubunun eylül ayında günlük 547 bin varil üretim artışı kararı ve ABD’deki istihdam verilerinin zayıf gelmesiyle artan faiz indirimi beklentileri yer alıyor. OPEC ve ortakları, küresel pazar payını yeniden kazanmak amacıyla üretimi artırma yönünde adımlar atıyor. Bu karar, düşük stok seviyeleri ve güçlü ekonomik veriler gerekçesiyle alınmış olsa da piyasalar, ABD ekonomisine dair artan belirsizlikler ve jeopolitik riskler nedeniyle temkinli yaklaşıyor.
Rusya ile yaşanan gerilim ise piyasalarda belirsizlikleri derinleştirerek kayıpları sınırlıyor. Trump ile eski Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev arasındaki gerilim ve nükleer denizaltı açıklaması, arz güvenliği kaygılarını yükseltti. Ayrıca, ABD’nin Rusya’ya yönelik olası yaptırımlarının petrol sevkiyatını aksatabileceği endişesi de fiyatlardaki düşüşü sınırlayan bir faktör olarak öne çıkıyor.
Teknik analizlere göre, Brent petrolde 71,94 dolar direnç, 66,63 dolar ise destek seviyesi olarak takip ediliyor. Bu seviyeler, kısa vadeli fiyat hareketleri için önemli referans noktaları sunuyor.
Goldman Sachs’tan Petrol Fiyatı Tahmini
Goldman Sachs, Brent petrolünün 2025’in dördüncü çeyreğinde ortalama 64 dolar, 2026 yılında ise 56 dolar olacağı yönündeki fiyat tahminini yineledi. Banka, son gelişmelerin bu temel tahminler üzerinde artan riskler oluşturduğunu belirtti. Özellikle Rusya ve İran’a yönelik yaptırımlar nedeniyle bu ülkelerin petrol arzı üzerindeki baskının artması, fiyat tahmini açısından yukarı yönlü bir risk oluşturuyor. Bu risk, yedek üretim kapasitesinin beklenenden daha hızlı normale dönmesiyle daha da önem kazanıyor.
Banka ayrıca, 2025-2026 dönemi için öngörülen günlük ortalama 800 bin varillik talep artışı tahmininde aşağı yönlü bir risk olduğunu vurguladı. Bu riske gerekçe olarak ABD’nin gümrük tarifelerini artırması, ek ikincil tarifelerin gündeme gelmesi ve zayıf ekonomik veri akışı gösterildi.
Altın Fiyatlarında Denge Arayışı
Altın fiyatları ise geçen haftaki kısa süreli yükselişin ardından haftanın ilk iş gününde bir miktar değer kaybetti. Altının ons fiyatı bir önceki seansta yüzde 2,2 yükselerek ons başına 3.360 dolara kadar tırmandıktan sonra dün sabah saatlerinde 3.354 dolar seviyesine geriledi. Cuma günkü yükselişte, ABD’de istihdam artışının sert şekilde yavaşlaması ve Trump’ın 1930’lardan bu yana görülen en sert ticaret tarifelerini yürürlüğe koyması etkili olmuştu. Altının ons fiyatı dün piyasa kapanışına yakın yükselişe geçerek 3.376 dolar seviyelerine gördü.
ABD’de 1 Ağustos’ta açıklanan zayıf istihdam verileri, yatırımcılarda Fed’in eylülde faiz indirimi yapacağı beklentisini güçlendirdi. Yüksek faizlerin doları güçlendirerek altın talebini azaltacağı ve fiyatları baskılayacağı öngörülüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed Başkanı Jerome Powell’ı hedef alarak faiz indirimi çağrısı yapması, Fed’in bağımsızlığına dair endişeleri artırdı.
Sonuç ve Beklentiler
Küresel emtia piyasaları, belirsizliklerle dolu bir dönemden geçiyor. Petrol fiyatları OPEC kararlarıyla baskı altında kalırken, altın fiyatları Fed’in faiz politikaları ve ABD ekonomisinden gelen verilerle yön arayışında. Jeopolitik riskler ve ticaret savaşları da piyasalar üzerindeki baskıyı artırıyor. Yatırımcılar, gelişmeleri yakından takip ederek riskleri yönetmeye çalışıyor.