Altın Yükselişini Sürdürüyor: Gümrük Vergileri, Fed ve Jeopolitik Riskler Etkili
Altın yatırımcıları için hareketli bir hafta geride kaldı. ABD’nin gümrük tarifelerinden Fed yetkililerinin açıklamalarına, jeopolitik gerilimlerden makroekonomik verilere kadar birçok faktör, emtia piyasalarını ve özellikle de değerli metalleri etkiledi. Altın, bu dalgalanmalar arasında güvenli liman özelliğiyle yükselişini altıncı haftaya taşıdı.
Gümrük Vergileri ve Fed Etkisi
ABD Başkanı Donald Trump’ın 1 Ekim’den itibaren ithal ilaç, mutfak ve banyo dolapları, döşemeli mobilya ve ağır kamyonlara uygulanacak gümrük vergisi oranlarını açıklaması, piyasalarda belirsizlik yarattı. Gümrük vergilerinin fiyatlamalar üzerindeki etkisi yakından izlenirken, Fed yetkililerinin farklı görüşleri de piyasa yönünü etkiledi. Bazı Fed üyeleri iş gücü piyasasını korumak için daha agresif faiz indirimleri gerektiğini savunurken, bazıları enflasyon konusunda temkinli olunması gerektiğini vurguladı.
Fed Başkanı Jerome Powell, geçen hafta yaptığı konuşmada, tarife kaynaklı enflasyon etkilerinin nispeten kısa ömürlü olacağını belirtti. Powell, “Fiyat seviyesindeki bu tek seferlik artış muhtemelen birkaç çeyreğe yayılacak ve bu dönemde biraz daha yüksek bir enflasyon olarak kendini gösterecektir.” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, piyasalarda enflasyon beklentileri ve Fed’in olası adımları konusunda tartışmaları beraberinde getirdi.
Powell, fiyatlardaki bu tek seferlik artışın bir enflasyon sorununa dönüşmemesini sağlayacaklarını aktararak, “Hala orta derecede kısıtlayıcı olarak gördüğüm bu politika duruşu, olası ekonomik gelişmelere yanıt vermek için bizi iyi bir konumda bırakıyor” değerlendirmesinde bulundu. Bu ifadeler, Fed’in enflasyonu kontrol altında tutma konusundaki kararlılığını yansıtırken, aynı zamanda ekonomik gelişmelere göre esnek bir politika izleyebileceği sinyalini verdi.
Ekonomik Veriler ve Faiz İndirim Beklentileri
ABD ekonomisine dair açıklanan veriler de piyasaların yönünü etkiledi. ABD Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, ABD ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde güçlü tüketici harcamaları ve yatırımların etkisiyle yüzde 3,8 büyüyerek tahminleri aştı ve 2023’ün üçüncü çeyreğinden bu yana en hızlı yıllık büyüme olarak kayıtlara geçti. Ülkede ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 20 Eylül ile biten haftada 218 bine gerileyerek beklentilerin altında kaldı. Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından izlediği çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, ağustosta yıllık bazda yüzde 2,9 artışla öngörülere paralel gerçekleşti. Yeni konut satışları ise aynı dönemde yüzde 20,5 yükselerek beklentileri aştı.
Analistler, başta konut piyasası verileri olmak üzere açıklanan makro ekonomik verilerin beklenenden güçlü gelmesinin, Fed’in ilave faiz indirimlerine ihtiyaç duymayabileceği bir ekonomiye işaret ettiğini kaydetti. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, istihdama ilişkin zayıflamaya işaret eden verilerle bir süredir güçlenen Fed’in faiz indirim beklentileri, tamamlanan haftada açıklanan güçlü büyüme verilerinin ardından zayıfladı. Bankanın ekim ayında 25 baz puanlık faiz indirimine gitme olasılığı yüzde 89 düzeyinde fiyatlanırken aralık toplantısında ilave indirime yönelik olasılık veriler sonrasında yüzde 63’e geriledi.
Jeopolitik Riskler ve Tahvil Faizleri
Jeopolitik cephede ise Rusya-Ukrayna hattındaki gelişmelere ilişkin haber akışı, yatırımcıların odağında kalmaya devam etti. Bu gelişmelerin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,19 seviyesinde tamamlarken dolar endeksi yüzde 0,5 yükselişle 98,2’ye çıktı.
Değerli Metallerde Yükseliş Trendi
Değerli metaller, Fed’in para politikasına ilişkin artan belirsizliklere ve Powell’ın açıklamalarına karşın, tarife adımları ile jeopolitik risklerin etkisiyle haftayı pozitif bir seyirle tamamladı. Altının ons fiyatı, üst üste altıncı haftada da yükselişini sürdürerek haftayı 3 bin 759,7 dolardan tamamlarken hafta içinde 3 bin 791,1 dolarla rekor tazeledi. Fed Başkanı Powell’ın konuşmasında faiz patikasına ilişkin net bir sinyal vermemesi dolar endeksini yükselterek artışı bir miktar törpülese de güvenli liman talebi altının yukarı yönlü seyrini destekledi.
Gümüşün ons fiyatı, tamamlanan haftada altına paralel yükselerek tüm zamanların zirvesi olan 49,8 dolara yaklaşırken haftayı 46,1 dolardan tamamladı ve hafta içinde 46,6 dolarla 2011’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Analistler, gümüşün ons fiyatının rekor seviyelere yaklaşmasıyla yüksek oynaklık taşıdığını hatırlatarak, olası kar satışlarının yüksek volatiliteye sahip olabileceğinin altını çizdi.
Platin fiyatları, üst üste sekizinci haftada da yükselişini sürdürerek haftayı 1.571,4 dolardan tamamladı, hafta içinde 1.588,8 doları test ederek 2014’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Bu gelişmelerle değerli metallerde, ons bazında fiyatlar, paladyumda yüzde 10,5, gümüşte yüzde 6,9, platinde yüzde 3,7, altında yüzde 2 değer kazandı.
Baz Metaller, Petrol ve Tarım Emtiaları
Baz metallerde, tamamlanan haftada açıklanan makroekonomik verilerle karışık bir seyir izlenirken bakırda fiyatlamalar kurumsal gelişmelerin etkisiyle şekillendi. Petrol fiyatları, tamamlanan haftada Ukrayna’nın Rusya’nın enerji altyapısına yönelik insansız hava aracı saldırıları ve ABD’nin ticari ham petrol stoklarındaki düşüşün etkisiyle değer kazandı. Tarım emtia fiyatları ise Arjantin’in vergi politikası, ABD’deki hasat sürecinin seyri ve Çin’in alımlarının etkisiyle karışık bir seyir izledi.
Sonuç olarak, altın yatırımcıları için belirsizliklerle dolu bir hafta geride kalırken, değerli metaller jeopolitik riskler ve güvenli liman arayışıyla yükselişini sürdürdü. Fed’in faiz politikaları, küresel ekonomik büyüme ve jeopolitik gelişmeler önümüzdeki dönemde altın fiyatlarını etkilemeye devam edecek gibi görünüyor.