BBVA Türkiye Raporu: Ekonomide Yavaşlama Sınırlı, Büyüme Devam Ediyor

BBVA Türkiye Raporu: Ekonomide Yavaşlama Sınırlı, Büyüme Devam Ediyor

İspanyol bankacılık devi BBVA‘nın Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı son rapor, ekonomide belirgin bir yavaşlama olmadığını ortaya koyuyor. Raporda, Türkiye ekonomisinin yılın ilk üç çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3,7 oranında büyüdüğü belirtiliyor. Bu büyüme oranı, küresel ekonomik belirsizliklerin ve bölgesel risklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin dirençli yapısını gösteriyor.

Büyüme Beklentileri ve Destekleyici Faktörler

BBVA, 2025 yılı için Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyeline ilişkin de iyimser bir tablo çiziyor. Rapora göre, 2025 yılı büyümesinin yüzde 3,5-4 aralığında gerçekleşme ihtimali yüksek. Bu beklentinin arkasında yatan temel faktörler ise şöyle sıralanıyor:

  • Güçlü ekonomik ivme: Mevcut ekonomik momentumun 2025’e taşınması bekleniyor.
  • Beklenen faiz indirim süreci: Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyonla mücadelede elde edeceği başarılara paralel olarak faiz indirimlerine başlaması öngörülüyor. Bu durum, kredi maliyetlerini düşürerek yatırımları ve tüketimi teşvik edebilir.
  • Daha nötr bir mali duruş: Hükümetin mali politikalarında daha dengeli bir yaklaşım sergilemesi bekleniyor. Bu durum, kamu harcamalarının daha kontrollü bir şekilde yönetilmesini ve bütçe açığının azaltılmasını sağlayabilir.
  • Taşıma etkisi: 2024’ün son çeyreğindeki ekonomik performansın 2025’e pozitif bir taşıma etkisi yaratması bekleniyor.

Sektörel Performanslar ve Momentum Kaybı

Raporda, yüksek frekanslı göstergelerdeki yavaşlama sinyallerine rağmen ekonomideki momentum kaybının sınırlı kaldığı vurgulanıyor. Sektörel bazda incelendiğinde ise farklı dinamikler göze çarpıyor. Sanayi ve hizmetlerde ivme azalırken, inşaat sektörü beklentilerle uyumlu şekilde güçlü bir büyüme performansı sergiliyor. İnşaat sektöründeki bu güçlü büyüme, özellikle kentsel dönüşüm projeleri ve altyapı yatırımlarıyla destekleniyor.

Talep ve Arz Dengesi

BBVA, öncü göstergelerin sanayi ve hizmetlerde talep kaynaklı bir toparlanma işaret etmesine rağmen genel görünümün hala zayıf olduğunu belirtiyor. Aylık GSYH göstergesi, dördüncü çeyrekte yıllık yüzde 0,4 büyümeye işaret ediyor. Bu da, çeyreklik bazda ek bir momentum kaybını ortaya koyuyor. Ancak, raporda üçüncü çeyrekte yüksek frekanslı verilerdeki zayıflama beklentisine karşın toplam talebin güçlü seyrettiği vurgulanıyor. Stoklar hariç yurt içi talep, yıllık büyümeye 6 puan katkı sağladı ve çeyreklik bazda da sağlam bir artış kaydetti. Bu durum, arz ve talep arasındaki dengesizliğin devam ettiğini gösteriyor.

Enflasyon ve Para Politikası

Raporda, sektörel anketlerin dördüncü çeyrekte talepte canlanma sinyalleri verdiği belirtiliyor. Bu durum, çıktı açığının TCMB’nin öngördüğü kadar dezenflasyonist olmayabileceği ve 2026 yılı için hedeflenen yüzde 16 enflasyon hedefi açısından ciddi bir risk oluşturabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Bu nedenle, TCMB’nin para politikasında temkinli ve veri odaklı bir yaklaşım benimsemesi büyük önem taşıyor.

Sonuç ve Değerlendirme

BBVA’nın Türkiye ekonomisine ilişkin raporu, ekonominin genel olarak dirençli bir performans sergilediğini ve büyüme potansiyelinin devam ettiğini gösteriyor. Ancak, enflasyonla mücadele, talep ve arz dengesizlikleri, sektörel farklılıklar ve küresel belirsizlikler gibi faktörler dikkate alınması gereken önemli riskler olarak öne çıkıyor. 2025 yılı ve sonrası için sürdürülebilir bir büyüme performansı elde etmek için yapısal reformların hızlandırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması büyük önem taşıyor.

Benzer Yazılar