Dolarizasyon Hız Kesmiyor: Döviz Mevduatları 1.5 Ayda 10 Milyar Dolar Arttı

Dolarizasyon Hız Kesmiyor: Döviz Mevduatları 1.5 Ayda 10 Milyar Dolar Arttı

Türkiye ekonomisinde son dönemde dikkat çeken bir gelişme yaşanıyor: dolarizasyon eğilimi. İç ve dış siyasi gelişmeler, kur korumalı mevduattan (KKM) çıkışlar, reel değerli Türk Lirası (TL) ve yüksek TL faizlerine rağmen dövize olan talep artmaya devam ediyor. Özellikle ağustos sonundan ekim ayına kadarki 1.5 aylık süreçte bu eğilim belirgin şekilde hız kazandı.

Döviz Mevduatları ve Fonlarda Gözlenen Artış

Merkez Bankası (TCMB) döviz rezervleri rekor seviyelerde olmasına rağmen, KKM’nin sona ermesiyle birlikte yerleşiklerin döviz mevduatları ve döviz fonlarında önemli artışlar kaydedildi. QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre, ağustos sonundan 10 Ekim’e kadar olan dönemde döviz mevduatları parite etkisinden arındırılmış olarak 5.8 milyar dolar arttı. Aynı dönemde döviz fonlarının da parite etkisinden arındırılmış artışı 4.2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu verilere göre, sadece 1.5 ay gibi kısa bir sürede yurt içi yerleşiklerin döviz varlıklarında yaklaşık 10 milyar dolarlık bir yükseliş yaşandı. Aynı dönemde TCMB’nin döviz satışının da 10 milyar dolar civarında olduğu belirtiliyor. Bu durum, TL faizlerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen dolarizasyon eğiliminin sürdüğünü açıkça gösteriyor.

Rezervlerdeki Artışın Kaynağı: Altın Fiyatları

TCMB’nin toplam döviz rezervleri, 10 Ekim haftası itibarıyla 189.7 milyar dolar ile tarihi zirvesine ulaştı. Bu artışta, altın fiyatlarındaki keskin yükselişin önemli bir etkisi olduğu belirtiliyor. QNB ekonomistleri, altın fiyatlarındaki artışın toplam rezervlerdeki yükselişi desteklediğini ancak döviz işlemleri açısından tablonun aynı derecede olumlu olmadığını vurguluyor.

QNB ekonomistlerinin raporuna göre, TCMB’nin nisan ayındaki politika tepkisinden sonra mayıs-ağustos döneminde 35.1 milyar dolarlık döviz alımı yaptığı, eylül ayında 8.6 milyar dolar ve ekim ayının ilk yarısında ise 3.1 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştirdiği hesaplanıyor. Bu satışların, eylül-ekim döneminde toplam 1 milyar dolar olarak tahmin edilen cari fazlaya rağmen gerçekleştiği belirtiliyor.

Döviz Kurlarında Yaşanan Yükseliş

Son 1.5 aylık dönemde döviz kurlarında da belirgin bir yükseliş gözlendi. Dolar/TL kuru yüzde 2,08, Euro/TL kuru ise yüzde 2,14 oranında arttı. Bu durum, dövize olan talebin artmasının kur üzerinde yarattığı baskıyı gözler önüne seriyor.

Döviz Mevduatlarındaki Detaylar

QNB ekonomistleri, döviz satışlarının ana kaynağının yurt içi döviz talebi olduğunu belirtiyor. KKM’nin kapanmasının da etkisiyle, döviz mevduatları ağustos sonundan 10 Ekim’e kadar olan dönemde altın ve parite etkisinden arındırılmış olarak 5.8 milyar dolar arttı. TCMB verilerine göre, yurt içi yerleşik gerçek kişilerin döviz mevduatı pariteden arındırılmış olarak 2.55 milyar dolar, tüzel kişilerin döviz mevduatı ise 3.23 milyar dolar yükseldi.

Yılbaşından bu yana döviz mevduatlarında artış eğilimi devam ediyor. Verilere göre, yılbaşından bu yana gerçek kişilerin döviz mevduatı 5.89 milyar dolar, tüzel kişilerin döviz mevduatı 11.97 milyar dolar arttı. Toplamda parite etkisinden arındırılmış büyüme 17.86 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Döviz Cinsi Yatırımlardaki Artış

QNB ekonomistleri, son 1.5 ayda emeklilik ve yatırım fonlarındaki döviz cinsi yatırımların 7.5 milyar dolar yükseldiğini belirtiyor. Bu büyümede altın fiyatlarındaki artışın etkisi bulunsa da, bu etki arındırıldığında 4.2 milyar dolarlık net bir artış hesaplanıyor. Bu durum, yurt içi yerleşiklerin toplam döviz cinsi varlıklarının son 1.5 aylık dönemde fiyat etkisinden arındırılmış olarak 10 milyar dolar yükseldiğini gösteriyor. QNB ekonomistleri, bu durumun TCMB’nin döviz satışlarını büyük ölçüde açıkladığını vurguluyor.

TL Mevduatın Payındaki Gerileme

Aynı dönemde standart TL mevduatın toplam mevduat içindeki payında ise bir gerileme yaşandı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) haftalık verilerine göre, kur korumalı mevduat hariç standart TL mevduat 10 Ekim itibarıyla 14.65 trilyon lira seviyesinde bulunuyor. 1.5 ay önce standart TL mevduat 14.54 trilyon lira seviyesindeydi. Bu dönemde artış sadece 114.3 milyar lira olurken, toplam mevduat içinde standart TL mevduatın payı azaldı. Ağustos sonunda standart TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı yüzde 60,66 seviyesindeyken, 1.5 ay sonra bu pay 1.36 puan gerileyerek 10 Ekim itibarıyla yüzde 59,29 seviyesine indi.

Politika Faizi ve Dolarizasyon İlişkisi

QNB ekonomistleri, bu dolarizasyon eğiliminin mevduat faizlerinin düzenlemeler nedeniyle oldukça yüksek kalmasına rağmen gerçekleştiğine dikkat çekiyor. TCMB haziran ayında makroihtiyati önlemler çerçevesinde gerçek kişi TL mevduatın payı yüzde 60’ın altında olan bankalar için hedef oranları artırmış ve yüzde 60/65 aralığında olan bankalar için de aylık 0.4 puanlık artış hedefi getirmişti. Bu hedeflerin etkisiyle standart TL mevduat faizleri üzerinde son 250 baz puanlık faiz indiriminin hiçbir etkisi olmadı. QNB ekonomistlerine göre faizin ana belirleyicisi yurt içi yerleşiklerin dolarizasyon eğilimi oldu. Ekonomistler, “Bu eğilimin temel belirleyicisi ise enflasyona ilişkin algı ve TCMB’nin bu alandaki kredibilitesi. Dolayısıyla, enflasyon görünümü bozulurken yapılacak bir faiz indirimi, piyasa faizleri açısından tersine yükseltici bir etki yaratabilir” diyerek, piyasada 150 baz puan seviyesinde faiz indiriminin devam edeceğine yönelik beklentilere rağmen, faizin bu toplantıda sabit tutulacağını öngörüyor.

Benzer Yazılar