Fed Faiz İndirimi Beklentisiyle Piyasalar 17 Eylül’e Kilitlendi: TCMB Kararı da Kritik
Küresel piyasaların odağı Eylül ayında merkez bankalarının alacağı kararlara çevrilmiş durumda. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 9 ay sonra ilk kez faiz indirimine gitmesi beklenirken, diğer büyük merkez bankalarının da temkinli adımlar atması öngörülüyor. Bu gelişmelerin ışığında yatırımcılar, 17 Eylül’deki Fed kararını ve 11 Eylül’de açıklanacak olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kararını yakından takip edecek.
Merkez Bankalarının Eylül Gündemi Yoğun
Eylül ayı, küresel ekonomi için kritik bir dönem olacak. Fed’in yanı sıra Avrupa Merkez Bankası (ECB), İngiltere Merkez Bankası (BoE), Japonya Merkez Bankası (BoJ) ve Avustralya Merkez Bankası (RBA)‘nın para politikası kararları piyasaların yönünü belirlemede önemli rol oynayacak. Bu merkez bankalarının alacağı kararlar, küresel büyüme beklentileri, enflasyon baskıları ve jeopolitik riskler gibi faktörlerden etkilenecek. Özellikle, ABD’nin gümrük tarifelerine ilişkin belirsizlikler ve Fed’in para politikası adımları, diğer merkez bankalarının da kararlarını şekillendirecek. Ayrıca, Fed ile ABD hükümeti arasındaki politik ayrışmanın da piyasa beklentileri üzerinde etkili olduğu gözlemleniyor.
Fed’in Faiz İndirimi Beklentisi Artıyor
Piyasalar, Fed’in olası faiz indirimine odaklanmış durumda. Uzmanlar, ABD yönetiminin korumacı ticaret politikaları ve artan enflasyon risklerinin Fed’in kararını zorlaştırdığını belirtiyor. Ancak, piyasaların beklentisi, Fed’in Eylül ayında 25 baz puanlık bir faiz indirimi yapacağı yönünde. Para piyasaları, 17 Eylül’de faiz oranının yüzde 4,25-4,00 aralığına çekilme olasılığını yüzde 87 olarak fiyatlıyor. Fed’in son toplantısında politika faizi sabit tutulmuş, ancak “enflasyonun bir miktar yüksek seyretmeye devam ettiği” vurgulanmıştı. FOMC üyeleri Michelle Bowman ve Christopher Waller da toplantıda 25 baz puan indirime gidilmesinden yana olduklarını belirtmişlerdi. Fed Başkanı Jerome Powell da Ağustos ayında Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada faiz indirimi sinyali vermişti. Yatırımcılar ayrıca, 3 Eylül’de yayımlanacak olan “Bej Kitap” raporunu da yakından takip edecek.
TCMB Kararı da Kritik Öneme Sahip
Türkiye’de ise piyasaların gözü, 11 Eylül’de açıklanacak olan TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) kararına çevrilmiş durumda. Merkez Bankası, Temmuz ayında politika faizini 300 baz puan indirerek yüzde 43’e çekmişti. TCMB Başkanı Fatih Karahan, geçtiğimiz ay düzenlenen 3. Enflasyon Raporu toplantısında, “2025 yıl sonunda enflasyonun yüzde 25 ile yüzde 29 aralığında olacağını tahmin ettiklerini, 2026 sonunda ise enflasyonun yüzde 13 ile yüzde 19 aralığına gerilemesini öngördüklerini” ifade etmişti. Banka’nın 23 Ağustos’tan itibaren gerçek kişiler için Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarında yenileme ve açılış işlemlerinin yapılmayacağını duyurması da piyasaları etkileyen önemli bir gelişme oldu. Analistler, PPK kararından çıkacak sinyallerin ve politika metninde verilecek mesajların piyasalar açısından kritik olacağını vurguluyor.
Diğer Merkez Bankalarının Kararları
Eylül ayında ayrıca Rusya, İsveç, Macaristan, Polonya ve Çekya merkez bankalarının faiz kararları da yakından izlenecek. Bu merkez bankalarının alacağı kararlar, kendi ülkelerinin ekonomik koşullarının yanı sıra küresel ekonomik gelişmelerden de etkilenecek.
Sonuç ve Beklentiler
Eylül ayı, küresel piyasalar için önemli bir dönüm noktası olacak. Fed’in faiz indirimi beklentisi ve diğer merkez bankalarının alacağı kararlar, piyasaların yönünü belirleyecek. Türkiye’de ise TCMB’nin faiz kararı ve enflasyon beklentileri piyasaların seyrini etkileyecek. Yatırımcılar, bu gelişmeler ışığında portföylerini şekillendirirken dikkatli olmalı ve riskleri göz önünde bulundurmalı.