Fed Faiz Kararı Beklentisi: Trump’ın Baskısı ve Ekonomik Veri Bilmecesi

Fed Faiz Kararı Beklentisi: Trump’ın Baskısı ve Ekonomik Veri Bilmecesi
Tepki Ver

Piyasaların dikkati bu hafta ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararına odaklanmış durumda. Ekonomistler, bu ay Fed’den bir faiz indirimi beklemiyorlar. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın artan siyasi baskıları, Fed’in bağımsızlığına yönelik endişeleri körüklüyor. Uzmanlar, Eylül ayında olası bir faiz indirimi sinyalini verirken, kararın oybirliğiyle alınmasının zorluğuna dikkat çekiyorlar.

Fed’in Faiz Kararı: Siyasi Baskı ve Veri Belirsizliği

Fed’in faiz kararı toplantısı, piyasaların en çok merak ettiği gelişmelerden biri. Makroekonomik verilerin yanı sıra, siyasi gelişmeler de Fed’in politikalarının şekillenmesinde önemli bir rol oynamaya başladı.

Powell-Trump Gerginliği Devam Ediyor

Başkan Trump’ın Fed Başkanı Jerome Powell’ı hedef alan açıklamaları, merkez bankasının bağımsızlığına dair şüpheleri artırdı. Trump’ın Powell’ı görevden almayacağına dair açıklamaları bu endişeleri hafifletse de, faiz indirimleri konusundaki ısrarlı baskısı tedirginliği sürdürüyor. Diğer yandan, ABD’den gelen makroekonomik veriler, ülke ekonomisinin gücünü koruduğunu göstererek Fed’in beklemede kalma kararını destekliyor.

Fed’in kararlarını alırken makroekonomik verileri dikkate almasının yanı sıra, siyasi baskıların da bankanın politika yönünü etkileyebileceği öngörülüyor.

Ekonomistlerden Değerlendirmeler

Commerzbank ABD Fed Ekonomisti Bernd Weidensteiner, “Fed’in bağımsızlığı şu anda onlarca yıldır olmadığı kadar tehdit altında,” dedi. Weidensteiner, Powell’ın merkez bankasının bağımsızlığının değerini vurgulayan büyük ABD bankalarının temsilcileri tarafından desteklendiğini belirtti. Ayrıca, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in Powell’ın 2026’ya kadar görevde kalabileceğine dair açıklamasına dikkat çekerek, Powell’ın görevden alınmasının şimdilik söz konusu olmadığını ifade etti.

Ancak Weidensteiner, Fed’in faiz oranlarını değiştirmemesi durumunda Trump’ın tepkisinin artabileceğini öngörüyor. ABD’deki son enflasyon verilerinin endişe verici olmadığını, ancak yüksek tarifelerin etkisinin hissedilmeye başlandığını belirten Weidensteiner, Fed’in tarifelerin etkisini daha yakından görmek isteyeceğini ve bu nedenle faizlerde değişiklik yapmayabileceğini söyledi.

Olası Senaryolar ve Beklentiler

Weidensteiner, bu kez faiz kararının oybirliğiyle alınmasının pek olası olmadığını vurguladı. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller’ın para politikasının sıkı olduğunu ve faiz indirimini düşünebileceğini belirtirken, Fed’in Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle Bowman da daha hızlı bir indirime açık görünüyor. Ancak genel olarak Powell’ın, Federal Açık Piyasa Komitesi’nde (FOMC) kendi çizgisini takip edebilecek bir çoğunluğu bulmakta zorlanmayacağı tahmin ediliyor.

Weidensteiner, Fed’in Eylül ayındaki toplantısında faiz oranlarını düşürmesinin muhtemel olduğunu öngörüyor. Trump’ın uluslararası anlaşmalarının çoğunun o zamana kadar tamamlanmış olacağını ve bunun da uzun vadeli tarifelerin seviyesini tahmin etmeyi kolaylaştıracağını belirtiyor. Powell’ın, para politikasının ayarlanması için bu netliğin her zaman bir ön koşul olduğunu savunduğunu hatırlatıyor.

Rabobank Kıdemli ABD Stratejisti Philip Marey, “Fed’in bağımsızlığını tamamen kaybetmesini beklemiyoruz, ancak 2026’da faiz indirimi eğilimi, Fed’in para politikasını Trump’ın etkisinden uzak tutabileceği ihtimalinden daha yüksek olacak,” dedi.

Marey, tarifelerin beklenen etkisinin Fed’i iki zıt yöne çektiğini vurguladı. Enflasyonun yukarı yönlü etkisinin faiz artırımı için bir sebep oluştururken, ekonomik büyüme üzerindeki aşağı yönlü etkisinin faiz indirimi için bir sebep olabileceğini belirtti. Bu nedenle, Fed’in tepkilerinin yavaş ve ılımlı olacağını düşünen Marey, yılın geri kalanında yalnızca bir faiz indirimi bekliyor ve bu indirimin de büyük olasılıkla Eylül ayında gerçekleşeceğini öngörüyor.

Marey, Fed’in ekonomik faaliyeti kurtarmak için sınırlı bir alan gördüğünü ve bankanın enflasyonla mücadele ederken, kredibilitesini de korumak zorunda olduğunu ifade etti.

ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley ise, “Bu ay faiz indirimi görmüyoruz, ancak Fed’in büyük olasılıkla Aralık ayında bir hamle için zemin hazırlamaya başlaması bekleniyor,” dedi.

Knightley, enflasyonun bu yılın ilerleyen dönemlerinde hızla daha ılımlı seviyelere düşebileceğini belirtiyor. Önümüzdeki birkaç ay içinde tarifelerin enflasyonu yukarı çekmesi muhtemel olduğundan, Ekim ve Kasım aylarına kadar daha ılımlı bir aylık enflasyon rakamı görmemizin pek olası olmadığını ifade ediyor.

Pantheon Macroeconomics Kıdemli ABD Ekonomisti Oliver Allen de, Haziran ayına ilişkin tarım dışı istihdamın yaklaşık 150 bin arttığını hatırlatarak, Fed’in faiz indirimini haklı çıkarmasının zor olduğunu dile getirdi.

Allen, önümüzdeki bir iki ay içinde, özellikle de işgücü piyasasıyla ilgili bazı verilerin, Fed’i Eylül ayına kadar faiz indirimine başlama zamanının geldiğine ikna edeceğini düşünüyor.

Sonuç: Fed Kararı ve Piyasa Beklentileri

Özetle, piyasalar Fed’in faiz kararını büyük bir merakla bekliyor. Ekonomistler, bu ay faiz indirimi beklemeseler de, Trump’ın siyasi baskıları ve ekonomik verilerin belirsizliği, Fed’in gelecekteki politikalarını şekillendirecek önemli faktörler olarak öne çıkıyor. Eylül ayında olası bir faiz indirimi beklentisi devam ederken, Fed’in kararlarını alırken bağımsızlığını koruyup koruyamayacağı piyasaların en çok tartıştığı konuların başında geliyor.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar