Fed ve TCMB Kararları Beklenirken Küresel Piyasalarda Dalgalanma Sürüyor

Fed ve TCMB Kararları Beklenirken Küresel Piyasalarda Dalgalanma Sürüyor

Küresel piyasalar, geçtiğimiz hafta ABD’de açıklanan makroekonomik veriler, Japonya Merkez Bankası’na (BoJ) yönelik faiz artırım beklentilerinin güçlenmesi ve jeopolitik gelişmelerle karışık bir seyir izledi. Yatırımcıların gözü, bu hafta ABD Merkez Bankası’nın (Fed) alacağı para politikası kararlarına çevrilmiş durumda. Yurt içinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı yakından takip edilecek.

Tahvil Piyasaları ve Faiz Oranları

Haftanın başında, BoJ’a ilişkin artan sıkılaşma tahminleri küresel tahvil piyasasını etkiledi. Japonya’nın yanı sıra ABD ve Avrupa’daki tahvil getirileri de yukarı yönlü hareketlendi. Tahvil faizlerindeki bu yükseliş, pay piyasalarında fiyatlamaları zorlaştırırken, ABD’de açıklanan önemli veriler yatırımcıların odağında yer aldı. Bu durum, yatırımcıların risk iştahını azaltarak daha temkinli bir duruş sergilemelerine neden oldu.

ABD Ekonomik Verileri ve Fed Beklentileri

ABD’de açıklanan veriler, istihdam piyasasında soğuma sinyalleri vermeye devam ederken, enflasyon görünümüne ilişkin önemli mesajlar verdi. ABD Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, ülkede kişisel tüketim harcamaları eylülde beklentiler dahilinde yüzde 0,3 arttı. Fed’in enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi ise eylülde aylık bazda yüzde 0,2, yıllık bazda yüzde 2,8 artış kaydetti. Yıllık bazda yüzde 2,9 yükselmesi öngörülen endeksin, ağustosta aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 2,9 artış kaydetmesi, enflasyonla mücadelede kaydedilen ilerlemenin yavaşladığına işaret ediyor.

Söz konusu gelişmelerle birlikte, Fed’in 9-10 Aralık’ta yapacağı yılın son Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında faiz indirimine gidebileceği yönündeki beklentiler gücünü koruyor. Para piyasalarında politika faizinin 25 baz puan indirme olasılığı yüzde 88 olarak fiyatlanıyor. Analistler, Fed’in alacağı para politikası kararlarının ardından Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı sözle yönlendirmelerin de yatırımcıların odağında bulunduğunu belirtiyor. Powell’ın açıklamalarında bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin ipuçları aranacak.

Fed Başkanlığı Yarışı ve Muhtemel Etkileri

Öte yandan, görev süresi gelecek yıl mayıs ayında dolacak Fed Başkanı Powell’ın yerine kimin geçeceği de merak konusu olmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump yeni Fed başkanını gelecek yılın başında açıklayacağını belirtti. Trump, ayrıca Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett’ten “potansiyel Fed başkanı” olarak bahsetti. Hassett’in göreve gelmesi halinde faiz indirimlerini önceleyen bir yaklaşım sergileyeceğine yönelik beklentiler, para piyasalarında Fed’e ilişkin gevşeme öngörülerinin güçlenmesine katkı sağlıyor.

Jeopolitik Gerilimler ve Ticaret Politikaları

Ticaret cephesinde, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Güney Kore’den ithal edilen otomobillere uygulanan gümrük vergisi oranının yüzde 15’e indirileceğini bildirdi. Ayrıca, ABD yönetimi, İngiltere ile ilaç fiyatlandırmasına ilişkin prensip anlaşmasına vardı. Jeopolitik tarafta ise ABD Başkanı Trump, Venezuela üzerindeki uyuşturucu trafiğinin engellenmesine yönelik baskıyı artırdıklarına işaret ederek, yakında karadan da operasyonlara başlayacaklarına işaret etti.

Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin gelişmeler de yakından takip ediliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’nın Karadeniz’de tanker saldırılarıyla korsanlık yaptığını belirterek, “Rusya, tankerlere yapılan saldırılara karşılık Ukrayna limanlarına ve bu limanlara giren gemilere yönelik saldırılarını genişletecek.” dedi. NATO’nun Avrupa kısmının Rusya ile savaşa hazırlandığı yönündeki açıklamalara ilişkin Putin, “Avrupa ile savaşa girme niyetimiz yok. Bunu yüzlerce kez söyledim. Ama Avrupa bizimle savaşmak isterse ve savaşmaya başlarsa biz hemen hazırız. Buna hiç kuşku yok.” ifadelerini kullandı.

Piyasa Performansı ve Emtia Fiyatları

Bu gelişmelerin ışığında ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftalık bazda yaklaşık 12 baz puan artarak yüzde 4,12’de haftayı tamamladı. Fed’e ilişkin artan gevşeme tahminlerine karşın, altının ons fiyatı haftayı negatif tarafta kapattı. Altının onsu haftalık bazda yüzde 0,54 değer kaybederek 4 bin 196 dolara indi. Gümüşün onsu ise cuma günü 59,34 dolara çıkarak rekor kırarken, haftayı yüzde 2,8 artışla 58,29 dolarda kapattı. Dolar endeksi yüzde 0,5 düşüşle 98,9 seviyesinde haftayı tamamlarken, Brent petrolün varili ise yüzde 0,6 artışla 63,6 dolarda seyretti.

New York borsasında geçen hafta alıcılı bir seyir öne çıktı. Haftalık bazda New York borsasında S&P 500 yüzde 0,31, Nasdaq endeksi yüzde 1,01 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,50 yükseldi. Makroekonomik veri tarafında ADP özel sektör istihdamı kasım ayında artış beklentilerinin aksine 32 bin kişi azaldı. Bu, Mart 2023’ten bu yana özel sektör istihdamındaki en yüksek düşüş oldu. ABD’de açıklanan imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), sektördeki daralmanın sürdüğüne işaret etti. Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) tarafından açıklanan imalat sanayi PMI, kasımda 48,2 değerine inerek beklentilerin altında gerçekleşti. İmalat sektörünün art arda dokuz aydır daraldığını gösteren endeks, temmuzdan bu yana en düşük seviyesini gördü.

Avrupa ve Asya Piyasalarında Durum

Avrupa borsaları geçen hafta bölgede devam eden ekonomik aktiviteye ilişkin endişeler ve jeopolitik risklerin hala devam etmesiyle karışık bir görünüm verirken, gelecek hafta Fed’in faiz kararının yanı sıra Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın konuşması yatırımcıların odağına yerleşti. Asya tarafında ise Japonya’da tahvil getirilerindeki yükselişler öne çıkarken, bölge piyasaları pozitif bir seyir izledi. Fed’e ilişkin artan faiz indirimi beklentileri ve ABD’nin Güney Kore’den ithal edilen otomobillere uygulanan gümrük vergisi oranını indirmesi bölge piyasalarını olumlu etkiledi.

Yurt İçi Gelişmeler ve TCMB Kararı

Yurt içinde geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 1 yükselişle 11.007,37 puandan kapandı. Gelecek hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında çıkacak faiz kararı gündemin odağında yer alacak. Türkiye’de aylık enflasyon 30 ay sonra yüzde 1’in altına indi. Kasımda TÜFE’deki artış aylık bazda yüzde 0,87 ile son 30 ayın, yıllık bazda da yüzde 31,07 ile son 4 yılın en düşük seviyesine geriledi. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 233 baz puana inerek Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviyeye geriledi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye ekonomisinin büyüme beklentisini bu yıl için yüzde 3,5’ten 3,8’e çıkardığını belirtti. Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 42,5350’den tamamladı.

Gelecek Haftanın Gündemi

Gelecek hafta ABD’de JOLTS açık iş sayısı, Fed’in faiz kararı, Fed Başkanı Powell’ın konuşması, dış ticaret dengesi, haftalık işsizlik maaşı başvuruları verileri takip edilecek. Avrupa’da ise Almanya’da sanayi üretimi, dış ticaret verileri, Euro Bölgesi’nde ECB Başkanı Lagarde’ın konuşması, İngiltere’de sanayi üretimi, Almanya’da enflasyon izlenecek. Asya’da Japonya’da büyüme, dış ticaret dengesi, ÜFE, Çin’de ÜFE ve TÜFE, Japonya’da kapasite kullanım oranı, sanayi üretimi takip edilecek. Yurt içinde ise sanayi üretimi, TCMB faiz kararı, ödemeler dengesi ve TCMB piyasa katılımcıları anketi yakından izlenecek.

Benzer Yazılar