Hürmüz Boğazı Uzlaşısı ile Artan Risk İştahi ve Piyasa Umutları
Geçtiğimiz aylarda, Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler küresel piyasaları derinden etkiledi. ABD ile İran arasındaki gerilimin artması, petrol fiyatlarının yükselmesine ve enerji ithalatçısı ülkeler üzerinde baskı oluşmasına neden oldu. Bu durum, gelişmekte olan ülke tahvilleri ve para birimlerinde satış baskısını artırarak, yatırımcıların risk iştahını olumsuz etkiledi.
Fakat geçtiğimiz günlerde, ABD ve İran arasında kalıcı bir barış anlaşmasına yönelik ihtimallerin güçlenmesi, petrol fiyatları ve enflasyona ilişkin kaygıları azalttı. Piyasa stratejistlerine göre, böyle bir senaryoda gelişmekte olan ülke varlıklarında, özellikle de para birimleri ve tahvil piyasalarında toparlanma görülebilir. MSCI gelişmekte olan piyasa para birimleri endeksi, ABD ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik geçici bir uzlaşıya vardıklarını duyurmasının ardından sabah işlemlerinde yükseliş kaydetti.
Gelişen Piyasa Para Birimleri ve JPMorgan Revizyonu
JPMorgan, geçen hafta gelişmekte olan piyasa para birimlerine ilişkin tavsiyesini “ağırlık artır” seviyesine yükseltti. Fabio Bassi ve Dubravko Lakos-Bujas gibi JPMorgan stratejistleri, yılın ikinci yarısında makro piyasalar açısından en olumlu senaryonun Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasıyla şekillenebileceğini belirttiler. Stratejistlere göre, bu senaryoda ham petrol fiyatlarında sert bir geri çekilme yaşanması ve yapay zekanın desteklediği verimlilik artışlarının deflasyonist etkiler yaratması, piyasalarda risk iştahını güçlendirebilir.
Wells Fargo da Asya para birimlerinin, özellikle teknoloji odaklı ekonomilere bağlı olanların, iyileşen piyasa algısından destek göreceğini belirtti. Kurumun Asya Pasifik baş stratejisti Chidu Narayanan, “Piyasalar, bir anlaşmaya doğru atılan potansiyel adımları olumlu karşıladı ve riskli varlıklar hafif bir yükseliş kaydetti” dedi.
Gelişen Asya Para Birimleri İçin Toparlanma Beklentisi
Narayanan, gelişmekte olan Asya varlıklarının mevcut süreçten avantajlı çıkabileceğini belirtti. Teknoloji odaklı ekonomilere bağlı para birimlerinin daha güçlü performans gösterebileceğine dikkat çeken Narayanan, özellikle Tayvan doları ve Güney Kore wonunda değer kazanımı görülebileceğini ifade etti.
Bununla birlikte, bazı analistler, olası bir barış anlaşmasının tek başına savaşın ekonomik etkilerini tamamen ortadan kaldırmaya yetmeyebileceği görüşünde. Özellikle yüksek enerji maliyetleri ve Fed’in sıkı para politikası beklentileri karşısında kırılgan kalan gelişmekte olan Asya ekonomilerinde, petrol fiyatlarının uzun süre yüksek seyretmesinin yarattığı baskının devam edebileceği belirtiliyor.
Singapur merkezli Skandinaviska Enskilda Banken’in Asya stratejisi başkanı Eugenia Victorino ise en zorlu dönemin geride kaldığını ve gelişmekte olan ülke varlıklarında toparlanma görülebileceğini söyledi. Ancak savaşın ekonomiler üzerinde kalıcı hasar bıraktığını ve ABD’de faiz artırımı beklentilerinin sürdüğünü vurgulayan Victorino, bu nedenle toparlanmanın sınırlı kalabileceğini ve birçok para biriminin savaş öncesi seviyelerine dönmekte zorlanabileceğini ifade etti.
Yatırımcılar ve analistler, gelişmekte olan ülke para birimleri ve tahvillerinin gelecekteki performansını yakından takip ediyor. Piyasa beklentileri, Hürmüz Boğazı uzlaşısı ve ABD-İran anlaşmasıyla şekillenebilir. risk iştahının artması ve petrol fiyatlarının düşmesi, gelişmekte olan ülke varlıklarında toparlanmaya yol açabilir.