Kredi ve Kart Borcu Ödeyemeyenlerin Sayısı Yüzde 35 Arttı: 1,2 Milyon Kişi Takipte
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin açıkladığı son veriler, bireysel kredi ve kredi kartı borçlarını ödemekte zorlanan vatandaşların sayısında endişe verici bir artış olduğunu gösteriyor. 2025 yılının ilk altı ayında, yani Ocak-Haziran döneminde, kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyemediği için takibe düşenlerin sayısı 1 milyon 201 bin 388‘e ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 35‘lik bir artışa işaret ediyor.
Borçluluk Oranlarında Keskin Yükseliş
Detaylara bakıldığında, bireysel kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 737 bin 896 kişi olarak kaydedilirken, kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı ise 883 bin 392 kişi oldu. Bu veriler, kredi kartı kullanımının ve dolayısıyla kredi kartı borçluluğunun, bireysel kredilere kıyasla daha yaygın bir sorun haline geldiğini gösteriyor.
Geçen yılın aynı döneminde, yani Ocak-Haziran 2024’te, kredi veya kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 890 bin 595 kişi olarak kaydedilmişti. Bu, bir yıllık süreçte takibe düşenlerin sayısında yaklaşık 310 bin kişilik bir artış anlamına geliyor. Yüzde 35’lik artış, özellikle içinde bulunduğumuz ekonomik koşullar göz önüne alındığında, ciddi bir endişe kaynağı olarak değerlendiriliyor.
Aylık Verilerdeki Yükseliş Trendi
2025 yılının ilk yarısındaki aylık veriler incelendiğinde, borçluluk oranlarındaki yükselişin sürekli bir trend izlediği görülüyor. Özellikle Nisan ayında kaydedilen artış dikkat çekici. Nisan 2025’te kredi veya kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 263 bin 868 kişiye yükseldi. Bu sayı, Mayıs ayında daha da artarak 273 bin 338 kişiye ulaşarak yılın zirvesini gördü.
Haziran ayında ise kısmi bir gerileme yaşandığı ve borcunu ödeyemeyenlerin sayısının 258 bin 598 kişiye düştüğü görülüyor. Ancak, bu rakam, 2024 yılının aynı ayına kıyasla hala oldukça yüksek seviyede. Bu durum, borçluluk sorununun kalıcı hale geldiği ve kısa vadede çözülmesinin zor olduğu şeklinde yorumlanabilir.
Ekonomik Etkiler ve Beklentiler
Uzmanlar, borçluluk oranlarındaki bu yükselişin hem bankacılık sistemi hem de hanehalkı ekonomisi üzerinde önemli baskılar yaratabileceğini vurguluyor. Özellikle kredi kartı kullanımındaki hızlı artışın, önümüzdeki dönemde riskleri daha da büyütebileceği belirtiliyor. Yüksek enflasyon, işsizlik oranlarındaki dalgalanmalar ve gelir dağılımındaki adaletsizlik gibi faktörlerin, vatandaşların borçlarını ödeme kapasitesini olumsuz etkilediği düşünülüyor.
Bu durumun önüne geçmek için, hem bireysel düzeyde finansal okuryazarlığın artırılması hem de makroekonomik politikaların daha dikkatli bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, borçluluk sorunu daha da derinleşerek ekonomik istikrarı tehdit edebilir.
Gelecek projeksiyonlar, eğer mevcut ekonomik koşullarda önemli bir iyileşme olmazsa, borçluluk oranlarındaki yükselişin devam edebileceğini gösteriyor. Bu nedenle, yetkililerin ve ilgili kurumların bu konuda daha proaktif bir yaklaşım sergilemesi ve gerekli önlemleri alması büyük önem taşıyor.