Terörsüz Türkiye, Güneydoğu Ekonomisini İkiye Katlayabilir: GAİB Başkanı’ndan Umut Veren Açıklama
Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, “Terörsüz Türkiye” sürecinin bölge ekonomisine büyük umutlar verdiğini vurgulayarak, kalıcı güvenliğin sağlanması halinde Güneydoğu’nun ekonomik potansiyelinin en az iki katına çıkabileceğini belirtti. Mevcut durumda yıllık yaklaşık **12 milyar dolar** seviyesinde olan bölge ihracatının, huzur ortamı ve doğru yatırımlarla orta vadede **20-25 milyar dolar** bandına ulaşabileceği öngörülüyor.
Terörün Bölge Ekonomisine Etkileri ve “Terörsüz Türkiye”nin Getireceği Fırsatlar
Başkan Kileci, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin potansiyeline rağmen bazı alanlarda geri kalmasının temel nedeninin terör olduğunu ifade etti. Terörün ortadan kalkmasıyla bölgede huzur, yatırım ve başarılı işler için zemin hazırlanacağını, bu durumun sadece Güneydoğu’ya değil, tüm ülkeye önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
“Terörsüz Türkiye demek huzur demek, yatırım demek, başarılı işler demek. Bu süreç, ülkemize genel anlamda fayda sağlayacak; Güneydoğu’ya ise ekstra değer katacaktır,” diyen Kileci, terörün sona ermesiyle bölgedeki tarımsal üretimden sanayiye kadar birçok alanda önemli gelişmelerin yaşanabileceğini vurguladı.
Tarımsal Üretimde Beklenen Artış
Kileci, terör nedeniyle yıllardır ekilemeyen verimli toprakların yeniden kullanıma açılmasıyla tarımsal üretimin önemli ölçüde artacağını belirtti. Bölgenin, Türkiye pamuk üretiminin yaklaşık **yüzde 60’ını**, buğday üretiminin **yüzde 18’ini** ve mercimek üretiminin ise **yüzde 90’ını** karşıladığına dikkat çekti. Hayvancılık, bal ve organik tarım gibi alanlarda da bölgenin yeniden Türkiye’nin merkezi olma potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Kileci, doğru yönetildiği takdirde bu durumun ihracata milyarlarca dolarlık katma değer kazandırabileceğini ifade etti.
Lojistik Maliyetlerinin Azaltılması
Güneydoğu’nun, doğru altyapı yatırımlarıyla Türkiye’nin üretim ve ticaret üssü olma yolunda daha güçlü adımlar atabileceğine dikkat çeken Kileci, bölgedeki **11 organize sanayi bölgesinin** büyük bir kısmının limanlarla doğrudan bağlantısı olmamasının ihracatçıların lojistik maliyetlerini artırdığını belirtti. Devam eden demiryolu projelerinin tamamlanmasıyla lojistik maliyetlerinde **yüzde 15-20** oranında bir düşüş beklendiğini ifade eden Kileci, bu gelişmenin sadece ihracatçıların rekabet gücünü artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda dış ticaret hacmine yılda en az **3-4 milyar dolar** ek katkı sağlayacağını öngördü.
Emek Yoğun Sektörlerin Önemi ve Desteklenmesi Gerekliliği
Hazır giyim, deri ve gıda işleme gibi emek yoğun sektörlerin bugüne kadar bölge ihracatının **yüzde 35’ini** oluşturduğunu belirten Kileci, bu sektörlerin korunması ve desteklenmesi gerektiğini vurguladı. “Hazır giyimden tarımsal ürünlerin gıda tarafına kadar bugüne kadar bizi ayakta tutan sektörleri göz ardı etmemeliyiz,” diyen Kileci, bu sektörlerin önemli yatırımlar yaptığını ve değerli ihracatlar gerçekleştirdiğini ifade etti. Rekabet gücünün kaybedildiği noktalarda ise dönüşüm sürecinin zamana yayılması ve devlet tarafından desteklenmesinin kritik önem taşıdığını belirtti. Kileci, yeni büyüme dalgasının en önemli köprüsünün yine bu sektörler olacağını dile getirdi.
Gelecek Beklentileri ve Bölgesel Kalkınma
Ahmet Fikret Kileci’nin açıklamaları, “Terörsüz Türkiye” sürecinin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin ekonomik geleceği için ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. Kalıcı güvenliğin sağlanması, doğru yatırımlar ve lojistik altyapısının güçlendirilmesiyle bölge, hem tarımsal üretimde hem de sanayi ve ticarette önemli bir sıçrama yapabilir. Bu durum, sadece bölge halkının refah düzeyini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Türkiye ekonomisine de önemli katkılar sağlayacaktır. Özellikle emek yoğun sektörlerin desteklenmesi ve dönüşüm süreçlerinin doğru yönetilmesi, bölgenin sürdürülebilir kalkınması açısından büyük önem taşıyor.