Küresel Piyasalar ABD’den Beklenen Açılım Sinyalleriyle Yön Arayışında
Küresel piyasalar, ABD’deki federal hükümetin kapanma endişeleriyle dalgalandı. Kapanmanın gerçekleşmesine rağmen, iş gücü piyasasındaki zayıflama sinyalleri ABD Merkez Bankası (Fed)’e ilişkin “güvercin” beklentilerini artırarak risk iştahını canlı tuttu.
ABD’de Hükümet Kapanması ve Veri Akışındaki Kesinti
ABD’de Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki bütçe anlaşmazlığı, 1 Ekim itibarıyla federal hükümetin kapanmasına neden oldu. Bu durum, Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS)’nun haftalık işsizlik maaşı başvurusu verilerini ve eylül ayı tarım dışı istihdam verilerini yayımlamasını engelledi. Veri kesintisi, Fed’in para politikasına ilişkin öngörülebilirliği azalttı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, hükümetin kapanmasının ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. IMF Sözcüsü Julie Kozack ise kapanmanın etkisinin süresine ve yöntemine bağlı olacağını belirterek, “Federal hükümetin tam olarak finanse edilmeye devam etmesini sağlayacak bir uzlaşmaya varılabileceğini umuyoruz” dedi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, kapanmanın ekonomik sonuçlarının her geçen gün arttığını vurgulayarak, “Politika yapıcılar, piyasalar ve hatta Fed, önemli bir dönüm noktasında körlemesine hareket ediyorlar, çünkü BLS ve Ekonomik Analiz Bürosu (BEA) verileri hükümet yeniden açılana kadar askıya alınmış durumda” şeklinde konuştu.
Fed Yetkililerinin Açıklamaları ve Faiz Beklentileri
Fed yetkililerinin açıklamaları da piyasalar tarafından yakından takip edildi. Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, bankanın görevini yerine getirmesi için yeterli bilgiye sahip olduğunu belirtirken, Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, faiz indirimleri konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ise kapanma sırasında resmi istihdam istatistiklerinin açıklanmamasının durumu zorlaştırdığını ifade etti.
Analistler, para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in bu ay ve aralık toplantılarında faiz indirimlerine devam edeceğine yönelik beklentilerin güçlü kaldığını, 2026 yılında ise en az iki faiz indiriminin daha öngörüldüğünü belirtiyor.
Tahvil ve Emtia Piyasalarındaki Hareketlilik
ABD tahvil piyasalarında geçen hafta alıcılı seyir hakim olurken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,12 seviyesinde tamamladı.
Emtia piyasasında altının ons fiyatı, haftalık bazda yükselişini 7. haftaya taşıdı. Perşembe günü 3 bin 896,93 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini yenileyen ons altın, bu seviyelerden gelen sınırlı kar satışlarına karşın haftayı yüzde 3,4 artışla 3 bin 887 dolardan tamamladı. Gümüşün ons fiyatı da 48,37 dolara çıkarak Nisan 2011’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Gümüş, haftayı yüzde 4,2 yükselişle 47,99 dolardan kapattı.
ABD’nin Rus petrolü alınmamasına yönelik baskılarına rağmen arz sıkıntısı yaşanmayacağına ilişkin beklentilerin güçlü kalması petrol fiyatlarını baskılamayı sürdürdü. Brent petrolün varili haftalık bazda yüzde 6,4 değer kaybıyla 64,3 dolarda haftayı tamamladı.
Dolar endeksi geçen haftayı yüzde 0,4 düşüşle 97,7 seviyesinden kapattı.
Borsa Endekslerindeki Durum
New York borsasında geçen hafta alıcılı bir seyir öne çıktı. Haftalık bazda New York borsasında S&P 500 yüzde 1,09, Nasdaq endeksi yüzde 1,15 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,10 yükseldi. Cuma günü 3 endeks tüm zamanların en yüksek seviyesine gördü.
Avrupa borsaları geçen hafta alış ağırlıklı seyrederken, Asya borsalarında da pozitif bir hava hakimdi. Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 3,88, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 4,82 ve Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,91 artarken, Çin’de piyasaların tatil sebebiyle iki işlem gününde açık olduğu haftada Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,43 yükseldi.
Ekonomik Veriler ve Beklentiler
ABD’de özel sektör istihdamı eylül ayında 32 bin kişi azaldı. Piyasa beklentileri özel sektör istihdamının bu dönemde 52 bin kişi artması yönündeydi. ABD’de Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) hizmet sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), eylülde 50’ye düşerek beklentilerin altında kaldı. Ülkede Conference Board Tüketici Güven Endeksi, eylülde 94,2 ile piyasa beklentilerinin altına düştü.
Gelecek haftanın odağında hükümetin yeniden açılıp açılmayacağı, Fed yetkililerinin açıklamaları ve açıklanacak makroekonomik veriler yer alıyor. 6 Ekim ile başlayacak haftada salı dış ticaret dengesi, çarşamba Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanakları, perşembe haftalık işsizlik maaşı başvuruları, toptan eşya stokları, cuma Michigan tüketici güven endeksi verileri takip edilecek.
Yurt içinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan’ın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yapacağı sunum izlenecek. TCMB’nin faiz kararları ile enflasyonla mücadeleye ilişkin gelişmeler, toplantının öne çıkan başlıklarını oluşturacağı tahmin ediliyor.
Sonuç
Küresel piyasalar, ABD’deki hükümet kapanması ve veri akışındaki kesintilerle belirsiz bir dönemden geçiyor. Fed’in para politikasına ilişkin beklentiler, tahvil ve emtia piyasalarındaki hareketlilik ve açıklanacak makroekonomik veriler, piyasaların yönünü belirlemede etkili olacak. Yatırımcılar, bu belirsizlik ortamında dikkatli ve temkinli bir yaklaşım sergilemelidir.