Ticaret İyimserliği Küresel Piyasaları Canlandırdı: ABD-Japonya Anlaşması Rüzgarı
Küresel piyasalar, ticaret anlaşmalarına yönelik artan iyimserlikle hareketleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Japonya ile ticaret anlaşmasına vardıklarını duyurması, risk algısını azaltarak piyasalarda olumlu bir hava estirdi. Bu durum, ABD’nin diğer ticaret ortaklarıyla da anlaşma sağlayabileceği beklentilerini beraberinde getirdi.
ABD-Japonya Anlaşması: Küresel Ticaret İçin Bir Umut Işığı mı?
ABD ve Japonya arasındaki ticaret anlaşması, küresel ticaret arenasında uzun süredir devam eden belirsizliklere bir nebze olsun ışık tuttu. Anlaşmanın detaylarına göre Japonya, ABD’ye yaptığı ihracatta yüzde 15 gümrük vergisi ödeyecek. Bu oran, Trump’ın daha önce gündeme getirdiği yüzde 25‘lik tarifeden daha düşük olması sebebiyle piyasalarda olumlu karşılandı.
Başkan Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, Japonya ile varılan anlaşmayı “belki de bugüne kadar yapılmış en büyük anlaşma” olarak nitelendirdi. Trump, Japonya’nın ABD’ye 550 milyar dolar yatırım yapacağını ve karın yüzde 90‘ını alacaklarını belirterek, bu anlaşmanın yüz binlerce istihdam yaratacağını ifade etti. Ayrıca, Japonya’nın ülkesini otomobil ve kamyonet, pirinç ve diğer bazı tarım ürünlerine açacağına dikkati çekti.
Piyasa Etkileri ve Sektörel Yansımalar
ABD ile Japonya arasındaki bu anlaşma, özellikle otomotiv sektöründe hissedilir bir canlanmaya yol açtı. Japon otomotiv devlerinden Subaru, Mazda Motors, Toyota ve Honda hisselerindeki yükselişler yüzde 10‘u aştı. Güney Koreli otomotiv üreticisi Hyundai Motor hisseleri de yüzde 8 artış gösterdi. Bu durum, anlaşmanın otomotiv sektörüne olan pozitif etkisini açıkça ortaya koyuyor.
Öte yandan, kurumsal tarafta ise ABD’li otomobil üreticisi General Motors’un hisseleri, beklentileri aşan finansal sonuçlar bildirmesine karşın yüzde 8’in üzerinde değer kaybetti. Şirket, ikinci çeyrekte tarifelerden 1,1 milyar dolar etkilendiğini açıkladı. Benzer şekilde, Coca-Cola’nın hisseleri de karı ve geliri beklentilerin üzerinde gelmesine rağmen yaklaşık yüzde 1 geriledi. ABD’li savunma şirketi Lockheed Martin’in hisseleri de beklentilerin altında sonuçlar açıklaması sonrasında yüzde 11‘e yakın düştü.
Gözler ABD-Çin Görüşmelerinde
Piyasaların odağında şimdi ise ABD ve Çin arasında gerçekleşmesi beklenen görüşmeler var. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in gelecek hafta İsveç’in Stockholm kentinde Çinli yetkililerle bir araya geleceği ve Çin’e yönelik tarife erteleme süresinin uzatılması konusunun görüşülebileceği belirtiliyor. Bu gelişmeler, küresel ticaretin geleceği açısından kritik öneme sahip.
Tarifelerde uzlaşmaya varılabileceğine dair iyimserlikler sürerken, düşük oranlarda da olsa uygulanacak tarifelerin enflasyonist baskıları artırabileceği endişesi devam ediyor. Bu durum, ABD’de iyileşen makroekonomik verilere rağmen, söz konusu riskler nedeniyle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasında gevşeme döngüsüne ne zaman devam edeceğine ilişkin soru işaretlerini gündemde tutuyor. Analistler, Fed yetkililerinin faiz indirimi konusunda ayrışan tutumlarının da fiyatlamaları zorlaştıran etmenler arasında yer aldığını belirtiyor.
Faiz Oranları ve Emtia Piyasaları
Bu gelişmelerin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,35‘e gerileyerek üst üste 5. işlem gününde düşüş kaydederken, şu sıralarda yüzde 4,37 seviyesinde bulunuyor. Dolar endeksi ise yatay seyirle güne 97,5 seviyesinde başladı. Artan faiz indirimi beklentileri ile dolar endeksinin zayıflaması ve tahvil faizlerinin gerilemesinden güç bulan altının ons fiyatı dün yüzde 1 artışla 3 bin 431 dolara çıkarak yükselişini 3. işlem gününe taşıdı. Ticaret anlaşmasıyla altının ons fiyatı, yeni günde yüzde 0,3 düşüşle 3 bin 418 dolardan işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,1 artışla 68,2 dolardan alıcı buluyor.
Avrupa ve Asya Piyasalarındaki Durum
Avrupa borsaları karışık bir seyir izlerken, ABD ile tarifelerde 1 Ağustos itibarıyla sona erecek ertelemenin bir anlaşmaya evrilip evrilmeyeceği yatırımcıların odağında kalmaya devam ediyor. Asya borsaları ise ABD ile Japonya arasında sağlanan anlaşmanın oluşturduğu iyimserliklerle otomotiv sektörü öncülüğünde yükseldi. Özellikle Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 3,4 yükseliş kaydetti.
Sonuç olarak, küresel piyasalar ticaret anlaşmalarına yönelik iyimserlikle hareketlenirken, özellikle ABD-Japonya anlaşması bu iyimserliği destekleyen önemli bir faktör oldu. Ancak, ABD-Çin görüşmelerinin sonucu ve Fed’in para politikası kararları piyasaların gelecekteki yönü üzerinde belirleyici olacak.