Türkiye Ekonomisi Yüzde 3,7 Büyüdü: İş Dünyası Verileri Değerlendirdi
Türkiye ekonomisi, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydetti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan bu veriler, iş dünyası temsilcileri tarafından yakından takip edildi ve değerlendirildi. Bu büyüme ile birlikte Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme trendini 21 çeyreğe taşımış oldu. İş dünyası temsilcileri, bu büyüme oranını, küresel ekonomik zorluklara rağmen Türkiye ekonomisinin direncinin bir göstergesi olarak yorumladı.
Büyüme Verilerinin Detayları
Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 41,6 artarak 17 trilyon 424 milyar 718 milyon TL‘ye ulaştı. GSYH’nin üçüncü çeyrek değeri, cari fiyatlarla ABD doları bazında 432 milyar 880 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, Türkiye ekonomisinin büyüklüğünü ve potansiyelini gözler önüne seriyor.
İş Dünyası Temsilcilerinin Değerlendirmeleri
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, büyüme verilerini değerlendirirken yatırımlardaki artışa dikkat çekti. Avdagiç, üçüncü çeyrekte yatırımların yüzde 11,7 yükselmesini memnuniyet verici bulduğunu ifade etti. Ayrıca, makina ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 11,3‘lük yükselişin imalat ve yatırım gücünü koruduğunu belirtti. Avdagiç, dış talep koşullarının zayıf seyrettiği bir dönemde reel sektörün yatırımlarını artırarak devam ettirmesini pozitif bir gelişme olarak değerlendirdi.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, küresel zorlukların giderek derinleştiğini ve bu durumun büyüme oranlarına yansıdığını ifade etti. Olpak, pandemiyle başlayan sıkıntıların çözüme kavuşmamışken tarife savaşlarının oluşturduğu belirsizliğin küresel ekonomideki sorunları derinleştirdiğini belirtti. Olpak, özellikle ihracatın büyümeye katkısına daha fazla eğilmeleri gerektiğini vurguladı. Yüksek katma değer ve yüksek teknoloji ihracatına dayalı bir modelin esas alınması gerektiğini ve bu kapsamda finansman sorunlarından üretimdeki diğer maliyetlere kadar üreticinin ve ihracatçının rekabet avantajını koruyacak adımların atılması gerektiğini savundu.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, KOBİ’lerin güçlü bir şekilde desteklenmesinin, verimlilik artışı ve ekonominin daha sağlam bir zeminde büyümeyi sürdürmesi açısından önemli olduğunu bildirdi. Baran, 21 çeyrektir kesintisiz büyümenin reel sektörün direncini ortaya koyduğunu belirtti. Özellikle bilgi ve iletişim gibi yüksek katma değerli alanlarda gözlenen artışın, ekonominin dijital dönüşüm kapasitesinin güçlendiğine işaret ettiğini vurguladı. Baran, KOBİ’lerin finansmana erişiminin güçlendirilmesinin sürdürülebilir büyüme açısından kritik öneme sahip olduğunu yineledi.
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, yüzde 3,7‘lik büyümenin Türkiye ekonomisinin güçlü ve istikrarlı büyüme eğilimini sürdürdüğünü gösterdiğini söyledi. Aydın, GSYH’nin 17 trilyon 424 milyar TL seviyesine ulaşması ve dolar bazında 432 milyar 880 milyon dolar olarak gerçekleşmesinin, Türkiye ekonomisinin küresel ölçekte de güç kazandığını ortaya koyduğunu ifade etti. İnşaat (yüzde 13,9), finans ve sigorta (yüzde 10,8), bilgi ve iletişim (yüzde 10,1) gibi stratejik sektörlerdeki çift haneli büyümelerin ekonominin dönüşüm ve dinamizm kapasitesinin güçlendiğini gösterdiğini belirtti.
İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, Türkiye ekonomisinin reel sektörün direnci ve azmiyle büyüme ivmesini sürdürmesinin takdire şayan olduğunu söyledi. Kopuz, Euro Bölgesi’nin 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 1,4 büyüdüğünü hatırlatarak, ana ihracat pazarlarında yaşanan ivme kaybına rağmen yüzde 3,7‘lik büyüme oranına ulaşılmasının memnuniyet verici olduğunu vurguladı.
Tarım Sektöründeki Daralma
İş dünyası temsilcilerinin ortak endişesi ise tarım sektöründeki yüzde 12,7‘lik daralma oldu. Bu durum, gıda arz güvenliği ve fiyat istikrarı açısından önemli bir sorun olarak değerlendirildi. İlgili temsilciler, tarım sektöründeki bu daralmanın iklimsel olumsuzluklar ve kuraklık gibi faktörlerden kaynaklandığını belirterek, bu alanda verimliliği artıracak yatırımların ve çiftçiyi destekleyen finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sonuç ve Gelecek Beklentileri
Türkiye ekonomisinin 2025 yılının üçüncü çeyreğindeki yüzde 3,7‘lik büyümesi, küresel ekonomik zorluklara rağmen ülkenin direncinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ancak, tarım sektöründeki daralma gibi bazı sorun alanlarına dikkat çekilerek, bu konularda iyileştirme yapılması gerektiği vurgulanıyor. İş dünyası temsilcileri, özellikle KOBİ’lerin desteklenmesi, yüksek katma değerli üretim ve ihracatın artırılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve tarım sektöründeki sorunların çözülmesi gibi adımların, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyüme potansiyelini artıracağına inanıyor.
Ek olarak 2025 yılının tamamının, Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerinin üzerinde bir büyümeyle tamamlanacağı beklentisi bulunmaktadır.